İzmir’de 3 taşınmaz Vakıflar’a geçti: Şimdi de polis zoruyla tahliye riski

İzmir'de halkın parası ve Atatürk'ün imzasıyla belediyeye kazandırılan 3 tarihi binanın mülkiyeti, habersiz tapu başvurusuyla Vakıflar'a devredildi. 350 bin kişiye eğitim veren Meslek Fabrikası'nın da bulunduğu aktif hizmet binaları, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararını kaldırmasıyla polis zoruyla tahliye tehlikesiyle karşı karşıya.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kullanımında olan Meslek Fabrikası, Egemenlik Binası ve Tepecik'teki eski gasilhane, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün idaresine geçti. Belediyenin açtığı davanın reddedilmesi ve yürütmeyi durdurma kararının kaldırılması üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğü harekete geçti. Halk TV'den Remziye Demirkol'un sunduğu ve muhabir Gamze Altunay'ın aktardığı yayına katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, binaların tahliye girişimi ve mülkiyet devri hakkındaki tüm detayları paylaştı. Tugay, söz konusu işlemlerin Vakıflar Kanunu'na aykırı olduğunu belirterek "Hukuksuzdur" dedi.

BELEDİYEDEN HABERSİZ GİZLİ TAPU BAŞVURUSU VE SİLİNEN ŞERHLER

Belediyeye ait taşınmazların Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçmesi için yürütülen sürecin geçtiğimiz Ekim ayında (Ekim 2025 tarihli belgelerle) başlatıldığını ifade eden Tugay, "Belediyemiz ve İzmir halkı için tarihi önemdeki üç binamız, Belediyemize hiçbir bilgi verilmeden tapu müdürlüklerine yapılan başvurular ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün mülkiyetine geçirilmiştir" dedi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Kültür Varlıklarını Koruma Yasası'nı gerekçe gösterdiğini belirten Tugay, binaların halihazırda belediye tarafından korunarak aktif kamu hizmetinde kullanıldığını vurguladı. Tugay, itirazını şu sözlerle dile getirdi:

"Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek ve oldu bittiye getirilerek Belediyemizin, yani İzmir halkının malına el konulamaz. Yapılan işlemler Vakıflar Kanunu’nun ilgili hükmüne de aykırıdır, hukuksuzdur."

Sürece dair en büyük çelişkinin tapu kayıtlarında yaşandığını açıklayan Tugay, 2007 yılında belediyenin "taviz ücreti" ödeyerek vakıf şerhlerini sicilden tamamen sildirdiğini hatırlattı. Tugay, "Üstelik bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri de Vakıflar Genel Müdürlüğüne ödenerek sicilden silinmişken her nasılsa el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkıvermiştir" ifadelerini kullandı.

ATATÜRK'ÜN İMZASI VE HALKIN PARASIYLA ALINAN BİNALAR

Yargıya sundukları tarihi delilleri kamuoyuyla da paylaşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, binaların geçmişine dair şu bilgileri aktardı:

  • Meslek Fabrikası: "Meslek Fabrikası’nın Belediyemiz mülkiyetine geçişi, 1920'li yıllarda, 1926 yılında o dönem Başbakan olan İsmet İnönü'nün ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararnameye dayanmaktadır. İzmir’in göz bebeği olan bu bina Belediyemizin, İzmir halkının parasıyla bugünkü durumuna gelmiştir." Tugay, herkesin görebilmesi için altında Atatürk'ün imzası bulunan belgelerden iki tanesini Meslek Fabrikası'nın üzerine astıklarını sözlerine ekledi.
  • Egemenlik Evi: "El konulmak istenen bir başka bina ise İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi yapısıdır. Bu bina 1891’de bir belediye binası olarak kullanılmak için dönemin yöneticilerinin zor koşullarda topladıkları paralarla, yokluk içindeki İzmir halkının kendi aralarında topladığı paralarla bir belediye binası olsun diye yaptırılmıştır."
  • Gasilhane: "Yine el konulmak istenen Belediyemizin gasilhane binası da aynı şekilde Belediyemizce yıllardır kullanılmakta ve İzmir halkına hizmet vermektedir."

350 BİN KİŞİYE EĞİTİM VEREN BİNAYI POLİS ZORUYLA BOŞALTMA GİRİŞİMİ

Alt mahkemenin yürütmeyi durdurma kararını aniden kaldırmasının ardından üst mahkemeye başvurduklarını belirten Tugay, binaların müze olmadığını ve halihazırda her üç binada da yoğun bir şekilde aktif kamu hizmeti yürütüldüğünü söyledi.

Bugüne kadar 350 bin kişiye mesleki eğitim vererek pek çoğunu iş sahibi yapan Meslek Fabrikası'nda oldukça yoğun ders programlarının sürdüğünü belirten Tugay, "Bize gelip de polis zoruyla burayı boşaltın diyebilirler şu anda. Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Vakıflar Genel Müdürlüğü ise mahkeme süreçlerini ve mülkiyet durumunun hukuk önünde çözülmesini beklemek yerine, taşınmazları bir oldu bitti ile tahliye etmeye çalışmaktadır" diyerek durumu aktardı.

Tahliye girişimi yerine "ecrimisil" teklifinde bulunduklarını açıklayan Tugay, "Mahkeme sonuçlanana kadar tahliye etmeden bekleyelim. Bu süre içerisinde istiyorsanız size ecrimisil de ödeyelim. Yeter ki oradaki hizmet devam etsin. Mahkeme kararını versin bakalım kimin lehine karar verecek. Bu binaları kesinlikle boşaltmayı kabul etmiyoruz" dedi.

"CUMHURİYETİMİZİN DEVLET TEAMÜLLERİNE YAKIŞMAZ"

Art niyetli bir tavırla binaların cebren boşaltılmaya kalkılmasının İzmir için büyük bir travma olacağını belirten Tugay, sosyal medya hesabından ve canlı yayından şu açıklamaları yaptı:

"Unutulmamalıdır ki İzmir Büyükşehir Belediyesi, tıpkı Vakıflar Genel Müdürlüğü gibi bir kamu kurumudur. İzmir halkının mülküne el koymak ve kapıya polis yığarak boşaltmaya çalışmak ne hukuka ne de köklü Cumhuriyetimizin devlet teamüllerine yakışır bir eylem olacaktır. Ben bunu hem belediye adına belediye başkanı olarak ama aynı zamanda bir İzmirli olarak İzmir halkı adına kesinlikle kabul etmiyorum."

Mahkemelerin doğru kararı vereceğine inandıklarını belirten ve sürekli yeni itirazlarda bulunduklarını ekleyen Tugay, "Burada ciddi bir usulsüzlük var, ciddi bir yanlış var, hukuksuz bir durum var. Hukuki haklarımızı sonuna kadar aramaya devam edeceğiz. İzmir halkını öncelikli olarak ama Türkiye kamuoyunu da bu konuda biraz daha duyarlı olmaya davet ediyorum" çağrısında bulundu.

Türkiye Haberleri