Türkiye'nin en büyük siyasi davalarından birisi olarak işaret edilen İBB Davası Silivri'de görülmeye devam ediyor. 9 Mart tarihindeki ilk duruşmasından beri tartışmaların ve gerginliklerin eksik olmadığı duruşmada 5 günde sadece 4. tutuklunun savunması alındı.
TAŞKIN ÖZER İLE HAKİM TARTIŞTI
Geçen hafta Perşembe günü görülen duruşmada mahkeme başkanı, ara verildiği sırada İmamoğlu'na soru sordukları gerekçesi ile gazetecilerin salondan çıkarılmasını istemiş, gazeteciler de kabul etmeyince duruşma ertelenmişti.
Bu hafta da asıl mesleği avukat olan CHP'li vekil Turan Taşkın Özer'in salonda avukatlar bölümünden çıkarılmasını isteyen mahkeme başkanı ile Özer ve Mahmut Tanal arasında gerilim yaşandı.
Duruşmanın insicamını bozmadığını, endişe görüntü almak ise telefonunu da teslim edeceğini ve tek gayesinin oturup not almak olduğunu ifade eden Özer'in bu talebini kabul etmeyen mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
Yaklaşık bir saatlik aranın ardından mübaşir salona gelerek duruşmanın yarına ertelendiğini duyurdu.
Özer ile mahkeme başkanı arasında yaşanan tartışmanın diyalog basın tarafından kelimesi kelimesine kaydedildi.
O diyalog şu şekilde:
Mahkeme Başkanı (M.B.): Evet, avukat bölümümüzde bazı vekillerimizi yine içeride bulmuşlar. Onları arkadaşlar uyardı, ancak ısrarla çıkmak istemiyorlar. Bu şekilde yargılamaya yine başlayamayız. Lütfen salondan izleyici bölümünü alalım. İzleyici bölümüne sizi alalım lütfen.
Milletvekili avukat: Hangi kanunun hangi maddesine dayalı olarak? Biz avukatız ve buradayız Sayın Yargıç…
M.B.: Vekaletiniz var mı dosyada?
Milletvekili avukat: Vekaletimizin olmasına gerek yok.
M.B.: İzleyici bölümüne geçip, oradan takip edebilirsiniz. Yani bu şekilde…
Milletvekili avukat: Biz İstanbul Barosu’na kayıtlı avukatlarız. Profesyonel bir savunma yapmıyoruz. Biz, duruşmayı takip ediyoruz. Duruşmanın intizamını bozmuyoruz. Not alıyoruz. Duruşma niye saklanıyor?
M.B.: Sayın vekilim, izleyici bölümünden de takip edebilirsiniz. Notlarınızı oradan da alabilirsiniz.
Avukatlar: Biz de edemiyoruz…
Milletvekili avukat: Önümde iddianame açık. Önümde defterim açık. Kalemim, ajandam hazır. Buradan takip edeceğim sayın Yargıcım.
M.B.: Bakın; her gün sabah benzer bir böyle sorunla başlıyoruz. Lütfen…
Gökhan Günaydın: Sayenizde, sayenizde…
M.B.: Bir sürü tutuklumuz var. Bakın savunma almaya çalışıyoruz. Israrla yargılama yapmaya çalışıyoruz. Her gün bir krizle burayı bu şekilde yönetemeyiz. Lütfen dışarı çıkalım, izleyici bölümüne geçelim. Rica ediyorum. Sizin, sizin, sizin, sizin sıfatınız nedir burada şu an?
Milletvekili avukat: Benim şu an sıfatım avukat.
M.B.: İzleyici olarak, izleyici bölümünden takip edebilirsiniz.
Mahmut Tanal: Edemiyoruz. Seyirci bölümünde yer yok sayın Başkanım.
M.B.: Lütfen dışarı. Lütfen dışarı geçelim. Görevli arkadaşlar yardımcı olun.
Milletvekili avukat: Zorla çıkaracaksınız!
Mahmut Tanal: Sayın Başkan, izleyici bölümünde yer yok.
Milletvekili avukat: Zorla çıkaracak!
Avukat Kazım Yiğit Akalın: Bırakın hukukçu vekilleri, hukukçu olmayan vekiller de boşluk varsa kurtuldular bakın. Bu ta Ergenekon, karşı salondan başlayarak…
Mahmut Tanal: Ergenekon, Balyoz’da oradan izleniyordu sayın Başkanım. Bu mahkemenin hâkimi değişti, savcıları değişti, sanıkları değişti; biz hala burada duruyoruz! Aynı duruşmaydı!
M.B.: Avukat Bey, salon düzeninde avukatlarımızın yerleri belli, izleyicilerimizin yerleri belli. Herkes yerinde olursa, sağlıklı bir yargılama yaparız. Evet. Haz
(Hep bir ağızdan itirazlar nedeniyle sesler anlaşılamıyor…)
Avukat: Haklısınız. Eğer yer olmasaydı, biz de arkada oturacaktık.
İkinci avukat: 20 yıllık uygulama böyleyken, herkes duruşmayı seyredebiliyorken…
Üçüncü avukat: Sayın Başkan, infaz kanunu sadece avukatlara değil, milletvekillerine de atıf yapıyor ziyaret anlamında. İki tane istisnai düzenleme var... 15 Temmuz davaları dahil olmak üzere…
M.B.: Vekillerimiz için arka bölüm var zaten. Orada gerekli kolaylığı sağlarız. Görevli arkadaşlar, orada gerekli kolaylığı sağlarlar. Milletvekillerimiz için ayırdığımız bölümümüz var.
Avukat Ali Rıza Dizdar: Sayın Başkan, benim iki tane müvekkilim var. İki avukat arkadaşım gelmedi. Ben, o arkadaşı yetki belgesiyle yanıma alabilir miyim?
M.B.: Avukat Bey, tamam, yetki belgesi sunup, o şekliyle girsinler o zaman. (Sesler birbirine karışıyor…) Avukat Bey, bakın biz de biliyoruz mevzuatta ne yazdığını. Şu an izleyici olarak yargılamayı takip ettiğini beyan ediyor. İzleyici olarak takip ettiği için izleyici bölümünü alacağız. Avukatlık kanununa göre avukatlık yapma yetkileri var mı şu an vekilken? Şu an bu tavrınızın yargılamaya ne gibi bir olumlu katkı sağlayacak? Lütfen uzatmayalım, izleyici bölümüne geçelim. Bakın tanık savunmalarına kaldığımız yerden devam etmek istiyoruz. Rica ediyorum izleyici bölümüne geçelim.
Milletvekili avukat: Sizi rahatsız eden nedir? Sayın Yargıç, bakın biz zorluk çıkarmıyoruz. Ben burada hukukçu olarak oturabilirim. Bunun duruşmanın intizamına herhangi bir engeli yok.
M.B.: İzleyici bölümünde oturabilirsiniz hukukçu olarak, herhangi bir engel yok.
Avukatlar: Yer yok, yer!
M.B.: Arka tarafta milletvekilleri için gerekli yeri ayırdık zaten. Orada o bölüme gerekli düzenlemeyi yapalım.
Mahmut Tanal: Nereyi ayırdınız? Nerede yer? Burada yer yok!
M.B.: Bu şekliyle yargılamaya başlamam…
Mahmut Tanal: Mahkeme Başkanı doğru dürüst konuşmalı. Hakikate aykırı beyanda bulunamaz. Milletvekilleri olarak biz buradayız; yer yok.
M.B.: Sayın vekillerimiz, rica ediyorum tekrardan. Yargılamaya devam etmek istiyoruz. Lütfen izleyici bölümüne geçin.
Mahmut Tanal: Devam edin. Size engel olan mı var? Düzeni bozan mı var? Siz çalışmamak için bahane arıyorsunuz.
M.B.: Lütfen izleyici bölümünden sürekli bu şekilde müdahale etmeyin.
Mahmut Tanal: Keyfi hareket ediyorsunuz sayın Başkan keyfi. Hukuka uymak zorundasın. Anayasa’ya uymak zorundasın. Kamu düzeni adına keyfi hareket etmeye Anayasa’mız izin vermiyor.
M.B.: Görevli arkadaşlara yardımcı olup, gerekli yere geçelim lütfen. Duruşmaya bu şekilde devam edemem. Duruşmaya ara vermek zorunda kalacağım yine.
(Bağırışmalar…)
M.B.: Avukat Bey lütfen bu şekilde bağırmanız sonuca etki etmeyecek. Bağırmayın bu şekilde. Bu üslup, doğru bir üslup değil.
Milletvekili avukat: Duruşmanın intizamına zarar verecek, dağıtacak hiçbir şey yapmıyoruz… Ne zararımız var size? Avukatız aynı zamanda.
M.B.: Avukat Bey, kapı girişlerinde vekalet uygulaması yaptık. Ona da protesto ettiniz. Ona da zorluk çıkarttınız. Yani bu şekilde ne yapsak bir sorun çıkıyor. Yani o yüzden vekillerim tekrar rica ediyorum. Görevli arkadaşlara yardımcı olun lütfen.
Milletvekili avukat: Hayır, sizi bizi o zaman buradan zorla çıkaracaksınız.
M.B.: Tamam yargılamaya ara verdik.