Geçim koşullarının ağırlaştığı, her şeyin zamlandığı dönemde tatil bütçesi de ister istemez daraldı. Klasik tatil beldelerinin fiyat etiketleri bütçeleri çoktan aştı. Tam da bu yüzden ulaşımı kolay, cebe daha az yük bindiren sahiller bir bir keşfediliyor.
DÜZCE: AKÇAKOCA YÜKSELİYOR
Düzce denilince akla deniz gelmezdi, artık geliyor. Karadeniz kıyısındaki Akçakoca sahilleri son birkaç yılda sessizce parlayan adreslerden biri oldu. İstanbul'a yakın olması büyük avantaj. Beton ve gürültüden uzak, yeşilin içine gömülmüş plajlarıyla henüz kalabalığın keşfetmediği bir köşe oldu.
YALOVA: FERİBOTA BİN, DENİZE GİR
Yalova'nın en güçlü kozu mesafe. İstanbul'dan feribotla çok hızlı ulaşılıyor. Büyük, gösterişli plajları yok belki ama küçük ve bakımlı sahilleriyle hafta sonu günübirlik kaçamak yapmak isteyenlerin yeni favorisi.
ÇANAKKALE: TARİHİ SAHİLLER
Ege'yle Marmara'nın kavuştuğu noktada duran Çanakkale, seçenek zenginliğiyle ayrışıyor. Assos'un tarihi dokusu, Bozcaada'nın rüzgarlı sahilleri, arada kalan küçük koylarıyla denizi serin, doğası bozulmamış, kıyı hattı geniş.
SEZON BAŞLAMADAN TALEPLER COŞTU
Daha sıcaklar basmadan bu üç şehre ilgi fark edilir biçimde arttı. Kalabalıktan kaçan, birkaç saat yolla denize kavuşmak isteyen herkes aynı üç ismi konuşuyor. Yaz ilerledikçe bu rotaların daha da dolması kaçınılmaz.