Merkezi New York’ta bulunan Human Rights Watch, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davaya ilişkin “Türkiye: Erdoğan’ın en güçlü rakibi hakim karşısında” başlıklı bir rapor yayımladı. Raporda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 9 Mart 2026’da hakim karşısına çıkacağı belirtildi.
“SİYASİ SAİKLERLE AÇILMIŞ TOPLU BİR YOLSUZLUK DAVASI”
Human Rights Watch açıklamasında, İmamoğlu’nun 9 Mart 2026’da “siyasi saiklerle açılmış toplu bir yolsuzluk davasının baş sanığı olarak hâkim karşısına çıkacağını” ifade etti.
“DELİLLER BÜYÜK ÖLÇÜDE GİZLİ TANIK İFADELERİNE DAYANIYOR”
Raporda davaya ilişkin deliller hakkında şu ifadeler yer aldı:
“Türkiye’de siyasi saiklerle açılmış diğer davalarda olduğu gibi, dosyadaki delillerin büyük bölümü savunma avukatlarından kimlikleri gizlenen 15 ‘gizli tanık’ ile davada, olası bir ceza indirimi karşılığında ifade vermeyi kabul eden 76 sanık arasından kişilerin beyanlarına dayanıyor.”
“ERDOĞAN’IN AÇIKLAMALARI ADİL YARGILANMA HAKKINI ZEDELİYOR”
Raporda ayrıca davaya ilişkin değerlendirmede şu ifadeler kullanıldı:
“Bu tür delillere dayanılmasının yanı sıra savcılar ile Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından İmamoğlu ve partisi hakkında yapılan önyargılı açıklamalar, İmamoğlu’nun adil yargılanma hakkını zedeliyor.”
“GÜRLEK’İN ATANMASI HÜKÜMETİN ETKİSİNİ ORTAYA KOYUYOR”
Raporda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki görev değişikliğine ilişkin şu değerlendirme yer aldı:
“CHP’ye yönelik soruşturmalar, Adalet Bakan Yardımcısı Akın Gürlek’in Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atanmasının ardından İstanbul’da başladı. İmamoğlu’na yönelik soruşturmaların tamamlanmasının ardından Gürlek, 10 Şubat 2026’da Adalet Bakanı olarak atandı. İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre, Gürlek’in peş peşe gelen bu atamaları, Türkiye’de hükümetin savcı ve hâkim atamaları ile yargı kararları üzerindeki etkisini açık biçimde ortaya koyuyor.”
“SORUŞTURMA SİYASİ YÜKSELİŞ DÖNEMİNE DENK GELDİ”
Raporda ayrıca soruşturmanın zamanlamasına ilişkin şu ifade kullanıldı:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma, İmamoğlu’nun siyasette yükselişe geçtiği döneme denk geldi.”
“BU TABLO MEŞRU OLMAYAN BİR AMACA İŞARET EDİYOR”
Raporda İmamoğlu ve diğer belediye başkanlarına yönelik süreçlerle ilgili şu değerlendirme yapıldı:
“Bu tablo, İmamoğlu ve diğer seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanmasının ve haklarında yürütülen ceza soruşturmaları ile davaların meşru olmayan bir amaca hizmet ettiğine güçlü biçimde işaret ediyor.”
“AİHS’NİN 18. MADDESİYLE BAĞDAŞMIYOR”
Human Rights Watch raporunun değerlendirme bölümünde şu ifadeler yer aldı:
“Bu durum, devletlerin haklara getirilen kısıtlamaları amaçları dışında kullanmasını yasaklayan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 18. maddesindeki güvencelerle bağdaşmıyor. Davalar ayrıca Türkiye makamlarının siyasi katılım, ifade özgürlüğü ve adil yargılanma haklarına müdahalesine ilişkin de kaygı doğuruyor.”
MEDYA VE GAZETECİLERE YÖNELİK DEĞERLENDİRME
Raporda ayrıca medya ve gazetecilerle ilgili şu ifadeler kullanıldı:
“Muhalif olarak görülen bağımsız haber kanalları, İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve muhalefete yönelik baskılara ilişkin eleştirel haberleri nedeniyle para cezaları ve yayın yasaklarıyla karşı karşıya kaldı; haklarında soruşturmalar açıldı ve bazı gazeteciler gözaltına alındı veya tutuklandı.”