Bolu Kartalkaya'daki kayak tesisinde meydana gelen yangında, Grand Kartal Otelde konaklayan 78 kişi yaşamını yitirdi. Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, facianın birinci yılında Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından mesaj paylaştı.
İMAMOĞLU'NDAN KARTALKAYA MESAJI
Okulların ara tatile girmesiyle facianın boyutunun arttığı Kartalkaya yangın faciası Grand Kartal Otel'deki ihmaller ve denetimsizlikle gündeme gelmişti.
Facianın meydana geldiği günün üzerinden 1 yıl geçerken Ekrem İmamoğlu'ndan "Kolay ölümler ülkesi olmaktan kurtulmamız, bu tip felaketlerden ders çıkarmamızla mümkündür." paylaşımı geldi.
İmamoğlu'nun paylaşımı şu şekilde:
"Geçen yıl bugün Kartalkaya’da gerçekleşen yangın felaketinde hayatını kaybeden canlarımızı rahmetle anıyorum. Kolay ölümler ülkesi olmaktan kurtulmamız, bu tip felaketlerden ders çıkarmamızla mümkündür. Allah milletimize bir daha böyle bir acı yaşatmasın."
KARTALKAYA FACİASI VE YARGI SÜRECİ! ADIM ADIM NE OLDU?
Türkiye, 2025 yılının ilk ayında dünya tarihine geçen bir trajediyle sarsıldı. İşte yangının başladığı andan bugüne kadar yaşanan tüm gelişmeler, teknik raporlar ve hukuki süreç:
FACİAYA GİDEN YOL VE O GECE (21 OCAK 2025)
Türkiye, 21 Ocak 2025 tarihinde Bolu'nun ünlü kayak merkezi Kartalkaya'daki Grand Kartal Oteli'nde meydana gelen yangınla uyandı. Okulların yarıyıl tatili olması nedeniyle otel tam kapasiteye yakın doluydu.
- Bilirkişi raporlarına göre facia saat 03.16 sıralarında başladı. Otelin 4. katındaki mutfak bölümünde bulunan "grill plate" (ızgara) cihazı açık unutulmuştu ve cihazın termostatı çalışmıyordu. Aşırı ısınma sonucu başlayan ateş, saat 03.24'te yakındaki çöp bidonuna sıçradı.
- Çöp bidonundaki alevler, hemen yanındaki LPG fleksi hortumunu eritti. Saat 03.26'da buradan sızan gazın alev almasıyla yangın kontrol edilemez bir boyuta ulaştı ve 12 katlı binayı sardı.
- Yangından kurtulanların ifadeleri ve incelemeler korkunç gerçeği ortaya çıkardı: Otelin yangın alarmı devreye girmedi, binada yangın merdiveni ve duman dedektörü yoktu. Çaresiz kalan misafirler, çarşaf ve battaniyeleri birbirine bağlayarak camlardan inmeye çalıştı.
- Sabaha karşı yaşanan bu faciada 34'ü çocuk, 78 kişi hayatını kaybetti, 133 kişi yaralandı. Bu olay, dünya tarihinde en fazla can kaybının yaşandığı otel yangınlarından biri olarak kayıtlara geçti.
ULUSAL YAS VE DÜNYADAN TAZİYE (22-23 OCAK)
Facianın hemen ertesi günü, 22 Ocak 2025'te Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bir günlük ulusal yas ilan edildi. Bayraklar yarıya indirildi.
23 Ocak'ta ise dünya Türkiye'nin acısına ortak oldu. Almanya, ABD, AB, Azerbaycan, Rusya, Yunanistan, Fransa ve Katar'ın da aralarında bulunduğu 35'ten fazla ülke ve uluslararası kuruluş taziye ve dayanışma mesajları yayınladı.
SİYASİ VE İDARİ ADIMLAR (28 OCAK)
Toplumsal infialin ardından 28 Ocak 2025'te TBMM Genel Kurulu'nda bir araştırma komisyonu kuruldu. 22 üyeden oluşan komisyon, 3 ay süreyle aileleri dinledi, uzman görüşlerine başvurdu. Ancak komisyon henüz nihai raporunu tamamlamadı.
BİLİRKİŞİ RAPORU: ÖNGÖRÜLEBİLİR VE ÖNLENEBİLİRDİ (23 MART)
23 Mart'ta Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan bilirkişi raporu, facianın "göz göre göre" geldiğini belgeledi. Raporda şu tespitler yer aldı:
- Kültür ve Turizm Bakanlığı, işletme belgesi verirken can güvenliği denetimlerini özensiz yaptı.
- Bolu İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü denetimlerde yetersiz kaldı.
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri görevlerini yapmadı.
- Otel sahipleri, yöneticileri ve mimari proje sorumluları eksiklikleri bilmelerine rağmen gidermedi.
Raporda tüm bu isimlerin "birinci derecede asli kusurlu" olduğu vurgulandı.
YARGI SÜRECİ BAŞLIYOR (17 MAYIS - 7 TEMMUZ)
Soruşturma sonucunda 17 Mayıs'ta iddianame hazırlandı. 19'u tutuklu 32 şüpheli hakkında dava açıldı. Bakanlık yetkililerinin dosyaları, soruşturma izni süreci nedeniyle ayrıldı.
7 Temmuz'da Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk duruşma görüldü. Duruşmalar, yoğun katılım nedeniyle bir spor salonunda yapıldı.
SKANDAL GÖRÜNTÜLER (14 TEMMUZ)
Duruşma sırasında ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri, Otel Genel Müdürü Emir Aras'ın yalanını ortaya çıkardı. Aras, misafirleri uyardığını iddia etse de görüntülerde sadece kendi ailesini alıp, diğer misafirleri uyarmadan otelden kaçtığı görüldü.
BAKANLIK BÜROKRATLARINA SORUŞTURMA İZNİ (26 EYLÜL)
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un bakanlık yetkilileri hakkında soruşturma izni vermemesi üzerine konu Danıştay'a taşındı. Danıştay 1. Dairesi, 26 Eylül'de verdiği kararla, aralarında Genel Müdür Neşe Çıldık'ın da bulunduğu çok sayıda bürokrat hakkında soruşturma izni verilmemesi kararını kaldırdı ve yargılanmalarının önünü açtı. Ancak Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan hakkında izin verilmedi.
TARİHİ KARAR: "OLASI KAST" (31 EKİM)
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Ekim'de kararını açıkladı. Mahkeme, ihmallerin boyutunu dikkate alarak sanıkların eylemini basit bir kaza olarak değil, "Olası Kast" olarak değerlendirdi.
Cezalar: Otel sahibi Halit Ergül'ün de aralarında olduğu 11 sanığa; ölen 34 çocuk için 34'er kez müebbet, ölen 44 yetişkin için 44'er kez 24 yıl 11'er ay hapis cezası verildi.
GEREKÇELİ KARAR: OLURSA OLSUN DEDİLER (8 ARALIK)
8 Aralık'ta açıklanan gerekçeli kararda mahkeme, sanıkların "altın zaman" olarak nitelendirilen ilk dakikalarda kurtarma faaliyeti yapmadıklarını vurguladı. Kararda, "Sanıklar eksiklikleri giderme gücüne sahipken 'olursa olsun' mantığıyla hareket etmiş, riskleri görmezden gelmiştir" denildi. Ayrıca belediyenin denetim yapmak yerine otel yönetimine yol gösterici olması "vahim" olarak nitelendirildi.
SAVCILIĞIN İTİRAZI VE İSTİNAF SÜRECİ (GÜNCEL DURUM)
Davanın en çok tartışılan gelişmesi ise kararın ardından yaşandı. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemenin verdiği cezaları "fazla" bularak kararı İstinaf'a taşıdı.
Savcılığın Talebi: Başsavcılık, otel sahibi Halit Ergül, eşi, kızları ve otel müdürünün "olası kast" yerine "bilinçli taksirle öldürme" suçundan cezalandırılmasını istedi.
NE DEĞİŞECEK?
Eğer İstinaf Mahkemesi savcılığın talebini kabul ederse, sanıkların aldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları bozulacak ve bunun yerine maksimum 22 yıla kadar hapis cezası alabilecekler.
Kamu Görevlileri İçin İndirim Talebi: Savcılık ayrıca, daha önce 21 yıl ceza alan denetim firması yetkilileri ve İl Özel İdaresi yöneticilerinin suç vasfının da "bilinçli taksir"den "basit taksir"e düşürülmesini talep etti. Bu durumda bu sanıkların cezası 15 yıla kadar düşebilecek.
Hukuki süreç, ailelerin adalet arayışı ve kamuoyunun tepkisi eşliğinde devam ediyor.