İçişleri Bakanı neden IŞİD demedi? CHP ihtimalleri sordu

İstanbul Levent'te İsrail Konsolosluğu önünde iki polisin yaralandığı silahlı saldırı sonrası İçişleri Bakanlığı, fail yapıyı 'dini istismar eden örgüt' olarak tanımladı. Bakanlığın açıklamasına tepki gösteren CHP'li Murat Bakan, "Tespit mi edemediniz yoksa ideolojik tercihiniz mi?" sorusunu yöneltti.

İstanbul Levent'teki İsrail Konsolosluğu önünde iki polisin yaralandığı silahlı saldırının ardından İçişleri Bakanlığı, faillerin bağlantılı olduğu yapıyı "dini istismar eden örgüt" ifadeleriyle tanımladı. Bakanlığın resmi açıklamasında örgüt adına yer verilmemesine CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan tepki gösterdi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye seslenen CHP'li Bakan, "IŞİD terör örgütünün adını söylemekten mi kaçıyorsunuz, bu ideolojik bir tercih mi?" sorularını yöneltti.

CHP'Lİ MURAT BAKAN'DAN İÇİŞLERİ BAKANI'NA "IŞİD" SORULARI

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla İçişleri Bakanlığı'nın ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin saldırıya ilişkin kullandığı ifadelere yönelik sorular yöneltti. Bakan Çiftçi'ye seslenen Murat Bakan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Sayın İçişleri Bakanı;

Bugün İstanbul Levent'te İsrail Konsolosluğu önünde 3 IŞİD'li terörist, görevdeki polislerimize uzun namlulu silahlarla saldırdı, 2 kahraman polisimiz yaralandı.

Bu saldırıyı gerçekleştiren terör örgütü hangisidir? Açıkça yazmamışsınız.

Kamuoyu sizden net bir bilgi bekliyor; bugün İstanbul'da terör eylemi gerçekleştiren ve polisimizin kanını döken terör örgütü hangisidir?

Tespit mi edemediniz yoksa IŞİD terör örgütünün adını söylemekten mi kaçıyorsunuz?

Eğer bu örgüt IŞİD ise; terör örgütünün adını yazamamanızı nasıl anlamalıyız?

IŞİD terör örgütü için ya da iktidarınınızın söylediği gibi 'DEAŞ terör örgütü' için 'dini istismar eden örgüt' ifadelerini kullanmanızı nasıl yorumlamalıyız?

Eski İçişleri Bakanları Süleyman Soylu ve Ali Yerlikaya kendi dönemlerinde 'terör örgütü DEAŞ' ifadesini kullanılırken; sizin bunu diyemiyor olmanızın sebebi nedir?

Daha açık soralım:

Saldırıyı gerçekleştiren terör örgütünün IŞİD olduğundan emin mi değilsiniz? Yoksa bu sizin ideolojik tercihlerinizden mi kaynaklanıyor?

Bir terör saldırısı oldu, polisimizin kanı döküldü, canına kast edildi; siz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturuyorsunuz, IŞİD terör örgütünün adını yazmaktan imtina edemezsiniz!"

BAKANLIK "DİNİ İSTİSMAR EDEN ÖRGÜT" DEDİ, A HABER İSMİNİ VERDİ

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve İçişleri Bakanlığı, saldırının ardından resmi hesaplarından yaptıkları açıklamalarda teröristlerin mensup olduğu yapılanmayı 'dini istismar eden terör örgütü' olarak nitelendirdi. Bakanlığın ismini vermediği örgütün IŞİD olduğunu ise A Haber muhabiri İhsan Yalçın aktardı. Yalçın, saldırganların Levent'teki plazada bulunan 7. kattaki İsrail Başkonsolosluğu'nu net bir şekilde hedef aldığını bildirdi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, X hesabından yaptığı açıklamada olayın detaylarına ilişkin şu bilgileri verdi:

"İstanbul'da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislerimizle silahlı çatışmaya giren 3 kişi etkisiz hale getirilmiştir. Çatışmada iki kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Teröristlerin, kimlikleri tespit edilmiştir. İzmit'ten kiralık araçla İstanbul'a geldikleri tespit edilen şahıslardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı olduğu; 2'si kardeş olan 2 teröristten birinin de uyuşturucu kaydı olduğu belirlenmiştir."

İçişleri Bakanlığı'nın saldırıya ilişkin resmi metni ise şöyle:

"İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde bulunan Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görevli çevik kuvvet polislerimize yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu 3 terörist etkisiz hale getirilmiştir.

Saldırıya anında karşılık veren kahraman polislerimizden 2'si, biri ayağından ve biri kulağından olmak üzere, hafif şekilde yaralanmış olup; hayati tehlikeleri bulunmamaktadır.

Yapılan inceleme sonucunda saldırıyı gerçekleştiren teröristlerin kimlikleri tespit edilmiş, İzmit'ten araç kiralayarak İstanbul'a geldikleri belirlenmiştir.

Ölü olarak ele geçirilen Yunus E. S.'nin dini istismar eden terör örgütüyle irtibatı olduğu, yaralı olarak ele geçirilen Onur Ç. ve Enes Ç. isimli diğer iki teröristin kardeş olduğu ve Onur Ç.'nin uyuşturucu kaydı bulunduğu bilgisine ulaşılmıştır.

Etkisiz hale getirilen 3 terörist arasında yoğun dijital haberleşme tespit edilmiş olup yaralı teröristlerin sorgusu devam etmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

LEVENT'TE ÇATIŞMA: BİR ÖLÜ, İKİ YARALI, TOPLAM BEŞ GÖZALTI

Saldırı, İstanbul'un en yoğun noktalarından biri olan Beşiktaş Büyükdere Caddesi'nde yaşandı. NTV'nin haberine göre; siyah tişört, taktik pantolon, sırt çantası ve askerî tipte çantalar taşıyan üç kişi, İzmit'ten kiraladıkları araçla bölgeye gelerek uzun namlulu silahlarla İsrail Konsolosluğu çevresinde nöbet tutan polislere ateş açtı.

Bölgede görev yapan polislerin karşılık vermesiyle çıkan ve yaklaşık 5 dakika süren çatışmada, Büyükdere Caddesi'ndeki sürücüler ile yurttaşlar araçların arkasına sığındı. Çatışmada uzun namlulu silahlar ve tabancalar kullanan üç teröristten biri öldürüldü, ikisi yaralı olarak yakalandı. İki yaralı saldırganın ardından bölgede yapılan çalışmalar neticesinde üç kişi daha gözaltına alındı ve toplam gözaltı sayısı beşe çıktı.

VALİLİK VE BAKANLIKLARDAN PEŞ PEŞE AÇIKLAMALAR, SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Yaralı polisleri hastanede ziyaret eden İstanbul Valisi Davut Gül, polislerin hayati tehlikesinin bulunmadığını belirtti. Vali Gül, saldırının ardından olay yerinde şu açıklamayı yaptı:

"Levent'te Yapı Kredi Plaza'nın önünde güvenlik tedbirleri alan polislerimize bir saldırı meydana geldi. Saldırı neticesinde iki polisimiz hafif şekilde yaralandı. Teröristlerden birisi öldürüldü. İki terörist de yaralı olarak etkisiz hale getirildi. Öncelikle başta İstanbul Emniyet Müdürümüz olmak üzere bütün ekibini tebrik ediyorum. Bu büyük saldırıyı hamdolsun polislerimiz tedbirleri sayesinde, önlemleri sayesinde olabildiğince hafif şekilde atlattılar.

Arka tarafta konsolosluk var. Konsoloslukta yaklaşık 2,5 yıldır herhangi bir faaliyet yok. Yani dolayısıyla da burada konsoloslukta devam eden bir çalışma ya da yaşayan herhangi bir diplomatik görevli bulunmuyor.

Araçla gelmişler. Biliyorsunuz bura zaten ana yol. Dolayısıyla da her gün binlerce, on binlerce aracın geçtiği bir yer. Araçla gelmişler. Uzun namlulu silahları var. Aynı şekilde tabancaları var"

İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise olayla ilgili İmralı Süreci'ne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Güvenlik güçlerimizin hızlı ve kararlı müdahalesi, olası daha büyük bir tehdidin önüne geçmiştir. Teröristlerin kimlikleri tespit edilmiş olup, olayla ilgili soruşturma başlatılmıştır. Silahlı çatışmada hafif şekilde yaralanan 2 kahraman polisimize acil şifalar diliyor; milletimizin huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan tüm Emniyet mensuplarımızı muhabbetle selamlıyorum. Bu hain saldırı, 'Terörsüz Türkiye' ve 'terörsüz bölge' hedefimize olan inancımızı ve kararlılığımızı asla zayıflatamayacaktır."

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da hastanede tedavileri süren polisler için acil şifalar diledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek ise olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, soruşturma kapsamında bir başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini açıkladı.

Türkiye Haberleri