İBB Davası'nda hakim karşısına çıkan Adem Soytekin'in ifadesinin tamamı

İBB davasında 194 yıla kadar hapsi istenen tutuklu iş insanı Adem Soytekin, mahkeme kürsüsünde okuduğu savunmasında "Rüşvet vermedim, alnım ak" ifadelerini kullandı. Aynı duruşmanın çapraz sorgusunda ise KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt'a 1,5 milyon dolar verdiğini belirterek, mahkeme başkanının sorusu üzerine ödemeyi "Rüşvet başkanım, rüşvet" sözleriyle tanımladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı davada suçlamaların odağındaki isimlerden iş insanı Adem Soytekin, 9 Mart'tan bu yana devam eden yargılamada bugün hakim karşısına çıktı. Hakkında 'rüşvet', 'zincirleme şekilde rüşvet', 'irtikap' ve 'suç gelirlerini aklama' suçlamalarıyla 67 yıldan 194 yıla kadar hapis cezası istenen ve dosyada 'etkin pişmanlık' hükümlerinin uygulanması talep edilen Soytekin, savunmasını yaptı. 17-26 Haziran ve 2 Temmuz tarihlerinde ifade veren Soytekin, bu ifadeleri tutarlı bulunarak 10 Temmuz 2025’te konutu terk etmeme şartıyla tahliye edilmiş, ancak 30 Ekim’de beyanlarındaki çelişkiler gerekçe gösterilerek yeniden tutuklanmıştı.

SAVUNMA METNİNDE RÜŞVETİ REDDETTİ

Duruşmada hazırladığı savunmayı okuyan Soytekin, ilk aşamada hakkındaki suçlamaları kesin bir dille reddetti. Çocukluğundan bu yana inşaat işiyle uğraştığını, 10 milyon metrekare üzerinde taahhüt işi gerçekleştirdiğini ve 4 bin 500 konut inşa ettiğini belirten Soytekin, "Bugüne kadar yaptığım hiçbir işi yarım bırakmadım, ayıplı hiçbir iş yapmadım. Hayatım boyunca maaşlı çalışan olmadım; kimsenin memuru, çalışanı ya da adamı olmadım. Ben rüşvet organizasyonu kuran, yöneten ya da aracılık eden biri değilim. Ben iş yapan ve yaptığı işin karşılığını alan bir müteahhitim" dedi. Kaba yapıda kullandığı kalıp malzemelerini Rusya ve Ukrayna’dan gemi bazında ithal eden Türkiye'deki tek firma olduğunu ve belgelerin şirket kayıtlarında bulunduğunu da ekledi.

Belediyelerle çalışma sistemini anlatan Soytekin, o dönemde belediye adına yapılan bazı işlerde kamu bütçesinin kullanılmadığı, işlerin bağışçı ve üçüncü kişiler üzerinden yürütüldüğünün kendisine söylendiğini ifade etti. Soytekin, "İşleri tamamladıktan sonra hak edişlerimizi kimi zaman nakit, kimi zaman çek, kimi zaman daire veya dükkan devri şeklinde tahsil ettik. Bu işlerin şirket cirosundaki payı yüzde 5’i dahi geçmemektedir" ifadelerini kullandı.

"DEPREM KONTEYNERİ VE CAMİ İNŞAATI RÜŞVET MİDİR?"

Soytekin, savunmasında 2020 yılında bir projenin iskanını alırken kendisinden bölgedeki bir caminin eksiklerinin tamamlanmasının istendiğini, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından ise faaliyet gösterdiği ilçe belediyesinin kendisinden 100 adet konteyner talep ettiğini anlattı. Konteynerleri temin edip Adıyaman'a gönderdiğini belirten Soytekin, "Şimdi sormak istiyorum: Bu iki olayda yaptığım ödemeler rüşvet midir? Elbette değildir. İrtikap mıdır? O da değildir. Çünkü bu ödemeleri kendi rızamla, ne zaman ve ne şekilde yapacağıma kendim karar vererek gerçekleştirdim. Ancak bugün bu ödemeler rüşvet gibi gösterilmek istenmektedir" dedi.

Belediye yetkililerinin ödemelerin 'iş hak edişi' olduğunu bildikleri halde açıklama yapmamaları üzerine kendini savunmak için etkin pişmanlık sürecine girdiğini belirten Soytekin, "Rüşvet vermedim, aracılık etmedim. Aldığım tüm ödemeler alnımın akı gibidir. Etkin pişmanlık ifadesi verenlere ‘itirafçı’ denilmesini kabul etmiyorum. Eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa böyle bir yapının içinde bulunmuşsam, etkin pişmanlıktan yararlanmak için bu yola başvurmuş olmam doğal değil midir?" diye sordu.

İddianamedeki 'Eylem 1' (11’inci Mahalle Projesi) için aldığı 13 dairenin dokuzunun Kuvayi Milliye Camisi inşaatı hak edişine, dördünün ise Ali Gül'le eski ortaklık alacağına mahsuben verildiğini belirten Soytekin; 'Eylem 2' (Kubist Projesi) için ise iskanın 2015'te, daire devirlerinin 2016'da yapıldığını söyleyerek 'İskan karşılığı rüşvet' iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savundu. Polislerden kaçmadığını, şantiyede olduğu için evde bulunmadığını ve sonrasında kendi rızasıyla teslim olduğunu da sözlerine ekledi.

ÇAPRAZ SORGUNUN BAŞLAMASIYLA DEĞİŞEN İFADELER

Kendi hazırladığı metni okurken rüşvet vermediğini savunan Soytekin, savunmasının devamında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 2008 yılında Panoramik Proje ile başlayan bir ticari ilişkileri olduğunu hatırlatarak KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt hakkında somut para ve daire iddiaları ortaya attı.

Yeşilpınar Evleri projesinde müteahhit payı dairelerin satışından toplanan paranın kendilerine aktarılması karşılığında Ali Kurt'un 500 bin dolar istediğini iddia eden Soytekin, "Bu paranın 400 bin dolarını ortağım E.T.’den, kalanını kendim tamamlayıp Murat Erenler aracılığıyla Ali Kurt’a ulaştırdım. Parayı vermemem durumunda hakedişleri uzun süre alamayacağımız bize açıkça ifade edildi" dedi.

İddianamedeki 'Eylem 30'a da değinen Soytekin, Pendik Arkatlı Evleri projesinde satış onayı beklenen dairelerden 100 tanesinin Ali Kurt tarafından KİPTAŞ, İBB personeli ve bazı CHP yöneticilerine verilmek üzere ayrıldığını, bu dairelerin metrekare fiyatının Kurt tarafından 10 bin lira olarak belirlendiğini ve kendilerine ödeme kolaylıkları dayatılarak zarara uğratıldıklarını öne sürdü.

"RÜŞVET BAŞKANIM RÜŞVET"

Duruşmada Soytekin'in çapraz sorgusuna geçildiğinde ise savunma metniyle tamamen çelişen beyanlar kayıtlara geçti. Gazeteci Muratcan Altuntoprak’ın aktardığı bilgilere göre, mahkeme başkanı ile Soytekin arasında 1,5 milyon dolarlık bir ödeme trafiği masaya yatırıldı.

Mahkeme başkanının "KİPTAŞ Pendik Evleri’yle ilgili 70 daire diye anlattınız; tekrar üzerinden geçelim" sorusu üzerine Soytekin şu yanıtı verdi:

"Ali Kurt '100 daireyi CHP’li meclis üyelerine dağıtacağız. Ekrem beyin talimatı' dedi. Toplantıda ben, ortaklarım ve Ali Kurt vardı. Biz bu dairelerin ödeme vadesini kabul etmedik. 30 tanesini biz aldık, 70 tanesini de Ali Kurt organize etti. Hatta sonrasına bir meclis üyesinin kendi adına daire aldığını, sorun olduğunu Ali Kurt’la konuştuk. İlk liste Nezahat Kurt’ta vardır. Sonradan kim kime nasıl devretti, ona ulaşamıyoruz."

Bu sözlerin ardından Mahkeme Başkanı, dosyada geçen bir tutarı hatırlatarak "Orada 1,5 milyon dolar demişsiniz nedir o?" diye sordu.

Soytekin, "Anlatımım aynen doğrudur; Ali Kurt’a gönderdiğimiz para" karşılığını verdi.

Mahkeme Başkanının, "Seninle diyalogda anlaşamıyoruz, nedir o para?" diyerek sorusunu yinelemesi üzerine, kısa süre önce "Rüşvet vermedim, aracılık etmedim" diyerek savunma yapan tutuklu iş insanı Adem Soytekin, "Rüşvet başkanım rüşvet" dedi.

Türkiye Haberleri