Gülistan Doku soruşturmasında Başsavcı Ebru Cansu neyden şüphelendiğini açıkladı

Gülistan Doku soruşturmasında yeni bulgulara ulaşıldı. Başsavcı Ebru Cansu, sim kart hareketleri, dijital materyaller ve hastane kayıtlarındaki çelişkilerin dosyada şüphe uyandırdığını açıkladı.

Tunceli’de 6 yıldır kayıp olan Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin soruşturmada yeni bulgular ortaya çıktı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, dosyada özellikle sim kart hareketleri, dijital materyaller ve hastane kayıtlarındaki çelişkilerin şüphe uyandırdığını belirterek, bazı izlerin soruşturmayı yeni isimlere götürdüğünü açıkladı.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu TRT'ye konuştu. Cansu, Gülistan Doku dosyasında sim kart, baz kayıtları, dijital materyaller ve hastane evraklarındaki çelişkiler üzerinden yeni incelemeler yürütüldüğünü açıkladı.

Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin soruşturmada yeni bulgulara ulaşıldı.

TRT Haber’e konuşan Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, dosyada daha önce ayrıntılı şekilde araştırılmadığını belirttiği bazı başlıkların yeniden incelendiğini söyledi. Cansu, özellikle Gülistan Doku’nun sim kartı, baz kayıtları, dijital materyaller ve hastane evraklarındaki çelişkiler üzerinde durduklarını belirtti.

SİM KART AYRINTISI

Başsavcı Ebru Cansu, göreve geldikten sonra dosyada dikkatini çeken ilk ayrıntılardan birinin Gülistan Doku’nun sim kartının Ankara’da baz vermesi olduğunu söyledi.

Cansu, bu iz üzerinden yapılan araştırmanın kendilerini yeni bir isme götürdüğünü belirterek şunları söyledi:

“Başka bir ilde baz verdiğini gördüğümde üzerine gidip zincirleme sorgulama yapınca birtakım verilere ulaşıldı. Dosyaya sadece cihaz bilgileri gelmiş ancak peşine düşülmemişti. Bu sim kartı ve cihazı daha önce kimlerin kullandığı araştırılmamıştı. Bu aşamadan sonra yaptığım araştırmalar beni 'Gökhan' ismine götürdü.”

Soruşturma kapsamında jandarmaya gelen gizli tanık beyanlarının da ayrıntılı biçimde incelendiğini aktaran Cansu, arama çalışmalarına bizzat katıldığını söyledi.

Tunceli’de dağlık alanlar, ormanlık bölgeler ve mağaraların tarandığını belirten Cansu, çalışmalara ilişkin şu bilgiyi verdi:

“Ankara'dan gelen donanımlı JASAT ekipleri ve teknik cihaz desteğiyle 30 kişilik bir ekip şu an hala sahada çalışmalarını sürdürüyor.”

"KONUM ALARAK ÇALIŞMALARIMIZI DERİNLEŞTİRİYORUZ"

Başsavcı Cansu, gizli tanığın işaret ettiği Gençlik Merkezi ve Sarısaltuk Viyadüğü bölgesinde yeniden baz çalışması yapıldığını söyledi. Şüphelilere ait dijital materyallerin de incelemeye alındığını belirtti.

Cansu, süreci şu sözlerle anlattı:

“Tüm şüphelilerin cep telefonu, bilgisayar ve tablet gibi dijital materyallerine el konuldu. Siber suçlar uzmanlarınca incelemeler devam ediyor. HTS ve PTS kayıtlarını yeniden analiz ediyoruz. İddia edilen bölgelerde bizzat konum alarak çalışmalarımızı derinleştiriyoruz.”

ŞÜPHESİNİ AÇIKLADI

Dosyada dikkat çeken bir diğer başlığın ise Gülistan Doku’nun hastane kayıtları olduğu belirtildi. Başsavcı Cansu, Polnet kayıtları ile hastane evrakları arasında tutarsızlık görüldüğünü söyledi.

Cansu, bu çelişkinin kendilerinde şüphe uyandırdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Gülistan Doku'nun tedavi evraklarını istediğimizde tarihlerde bir çelişki tespit ettik. Polnet kaydında hastane girişi görünen bir tarih, hastane tedavi evraklarında hiç yer almıyordu. Bu durum bize şüpheli geldi. Konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı müfettişleri hastanede incelemelerini sürdürüyor.”

Ebru Cansu, soruşturmanın etkin biçimde yürütülmesi için Adalet Bakanlığı’nın desteğini hissettiklerini de söyledi.

Cansu, açıklamasında şunları kaydetti: “Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek ve Bakan Yardımcımız Sayın Can Tuncay’ın destekleri tüm hukuk camiasına güç verdi. Kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum.”

Türkiye Haberleri