Son dönemde Kosova, özellikle Prizren ve Priştine şehirleriyle Türkiye’den gidenlerin ilgisini artırdı. 2008 yılında bağımsızlığını ilan eden ülke, Türkiye ile sahip olduğu güçlü tarihi ve kültürel bağlar sayesinde ziyaretçilere yabancılık hissi yaşatmayan bir ortam sunuyor.
Bu yakınlık, sadece turistik ziyaretleri değil, yerleşim tercihlerini de etkiledi. Nitekim son yıllarda Türkiye’den Kosova’ya taşınanların sayısında artış olduğu belirtildi.
5 ASIRLIK OSMANLI İZLERİ HALA CANLI
Kosova, yaklaşık beş asır boyunca Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde kaldı. Bu uzun dönem, mimariden mutfak kültürüne, geleneklerden dile kadar pek çok alanda kalıcı etkiler bıraktı. Özellikle şehir merkezlerinde görülen camiler, hanlar ve taş köprüler Osmanlı mirasının somut örnekleri arasında yer alıyor.
TÜRKÇE RESMÎ DİL STATÜSÜNDE
Kosova’da Arnavutça ve Sırpça’nın yanı sıra Türkçe de resmî diller arasında yer aldığı bildirildi. Başta Prizren olmak üzere Mamuşa, Priştine ve Gilan’da yoğun bir Türk nüfusunun yaşadığı öğrenildi. Türkçenin kamu kurumlarında ve günlük yaşamda aktif biçimde kullanıldığı belirtiliyor.
Ülkede Türk okullarının faaliyet gösterdiği, üniversitelerde Türk dili bölümlerinin bulunduğu ve bazı medya kuruluşlarının Türkçe yayın yaptığı ifade ediliyor. Bu tablo, Türkçenin ülkedeki kamusal varlığını güçlü biçimde sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
SOKAKTA TÜRKÇE DUYMAK SIRADAN BİR DURUM
Restoranlarda, mağazalarda ve sokakta yapılan sohbetlerde Türkçe kelimelere sıkça rastlandığı öğrenildi. Uzmanlar, özellikle yaşlı kuşağın Türkçeyi akıcı biçimde konuştuğunu, gençlerin ise eğitim ve aile bağları sayesinde dili öğrenmeyi sürdürdüğünü belirtti. Bu durumun, Türkiye’den gelenler için uyum sürecini kolaylaştırdığı ve iki ülke arasındaki sosyal bağları güçlendirdiği ifade edildi.