İTÜ Sıfır Atık Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Börte Köse Mutlu yaptığı değerlendirmede, kaynakların verimli kullanımı açısından geri dönüşümün önemine dikkati çekti.
Her gün tonlarca atığın toplandığına işaret eden Mutlu, çok fazla yer kaplayan bu atıkların düzenli depolama yapılmadığında doğaya karıştığını, oradan da besin zinciriyle çevre ve insana ulaştığını söyledi.
"1 MİLYON TELEFON TOPARLADIK, ONLARIN İÇİNDEN DE 35 KİLO KADAR ALTIN ÇIKARTILIYOR"
Elektronik cihazlarda kullanılan altın, gümüş, bakır, paladyum, nikel gibi değerli metallerin geri dönüşümde çıkartılarak ülke ekonomisine kazandırıldığını belirten Mutlu, "Telefonun markası, modeli, üretim yılının değişmesi fark ediyor ama bir telefondan 25-35 miligram altın çıkarılıyor. Daha büyük, gözle görülür şekilde ifade etmek istersek, 1 milyon telefon toparladık, onların içinden de ortalama 35 kilo kadar altın çıkartılıyor. Bizim yıllık atık üretimimize baktığımızda, ekonomiye dönemeyen ciddi bir yüzdeden bahsediyoruz. Bu bütün dünyada böyle. Tam bir döngü sistemini kurabilmiş değiliz. Burada öncelikle toplama ve ayrıştırma kısmındaki başarı yüzdemizi artırmamız gerekiyor." diye konuştu.
Mutlu, geri dönüşüm sürecine ilişkin şunları kaydetti:
"Birden bir altını elle çektiğimiz gibi bir süreç değil. Çok karmaşık yapılar. Pek çok değişik elektronik atık (e-atık) var. Tek bir telefondan bile bahsetsek, geri kazanım için 4 adımı uygulamamız gerekir. Bu adımların en önemlisi, elektronik atıkları toplamak ve kendi içinde sınıflandırmak. Basit görünen ama toplamdaki verimi düşüren ve odaklanılması gereken adım bu. Elektronik atıklar toplandığında lisanslı kuruluşlar var, onlar işliyorlar. Vatandaşlar bunları teslim istasyonlarına verebilirler. İnsanların bu dönüşümü kendi yapması mümkün değil. Bunların hepsini geri kazanmamız halinde, tekrar madencilik yapmak yerine, bu şekilde kazanım sağlanmış olur. Ülke ekonomisine, ülkenin enerji ve hammadde bağımsızlığına sosyal fayda sağlanmış oluyor, çevreye fayda sağlanmış oluyor. Vatandaşlar için ekonomik olarak teşvik sistemleri var, bunlar da geliştiriliyor."
"İKİNCİ HAM MADDE OLUYOR"
Okan Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi'nde görevli Enerji Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Sevil Alp, Türkiye'de 1 milyon ton elektronik atık olduğunu ama bunların büyük kısmının kayıt altında olmadığını ve dönüştürülemediğini vurguladı.
Bu atıkların düzensiz toplandığında ve evlerde, depolarda kaldığında senelik 1 milyar avroluk zararın oluştuğunu dile getiren Alp, "Tek bir telefonun ne değeri olabilir ki' diye düşünüyorlar ama topluca, tonlarca düşündüğümüzde çok büyük bir ekonomik değerdir bu. Bunlar sanayide, savunma sanayide, ileri teknolojide kullanılıyor. Bu cihazlarla bir kere ülkeye gelince bunlar elimizde kaynağa dönüşüyor. Bunu ya doğru sistemlerle yürütüp kullanacağız ya da evlerde, çöplerde bekleterek ekonomi çarkından çıkartacağız. Bu çıkan kıymetli metaller aslında 'ikinci ham madde' oluyor, bizim evlerde bekleyen bir kaynak haline geliyor. Kullanmadıkça maalesef ekonomiye bir yararları olmuyor. Bu bekleyen metaller, sanayiye girince çok büyük bir değer katıyor." şeklinde konuştu.
"300 GRAM ALTIN ELDE EDİYORUZ"
Elektronik atıkların tekrar ekonomiye kazandırıldığı yerlerden Akademi Çevre Entegre Atık Yönetimi Endüstri AŞ'de tesis müdürü olarak görev yapan Zekican Gündüz ise kıymetli metallerin eski cihazlardaki elektronik kartlarda, işlemcilerde ve harddisklerde bulunduğunu belirtti.
Gündüz, yakın geçmişe kadar Türkiye'de yetkin rafineri olmaması nedeniyle işlemlerin bazılarının yurt dışında yapıldığı ancak altyapının oluşturulmasıyla Türkiye'de artık bu işlemlerin hepsinin yapılabildiği bilgisini paylaştı.
İnsanların hurda cihazları kişisel verileri olduğu için veya "tekrar lazım olur" düşüncesiyle evlerinde tuttuklarını söyleyen Gündüz, "Yapılan en büyük hata bu. Yazılım güncellemeleri gibi nedenlerle aslında evlerimizde tuttuğumuz bu atıklar kullanılamaz durumda kalıyor. Türkiye'de yaklaşık 1 milyon ton elektronik atık bulunduğu öngörülürken, geçen yıl toplanan elektronik atık sadece 56 bin ton. Çok büyük bir kısım depolarda, evlerde ekonomiye kazandırılmadan bekliyor. Yaptığımız işe 'yer üstü madenciliği' adını veriyoruz. 1 ton hurda cep telefonunu dönüştürdüğümüzde, yaklaşık 300 gram altın elde ediyoruz. Maden ocağında 1 ton toprağı işlediğinizde, sadece birkaç gram altın elde edebiliyorsunuz. Biz bu işlemi yaparak hem doğayı koruyoruz hem de ürünü tekrar elde ederek sanayimizde kullanıyoruz." ifadelerini kullandı. (AA)