İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, "Memleketin tüm dertlerini İmralı'daki katilin özgürlüğüne indirgeyen sizsiniz" ifadelerini kullandı. Konuşmasında Zonguldak'taki maden faciasından polis intiharlarına, gıda enflasyonundan emekli ikramiyelerine, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in "sadakatinden" Münih Konferansı'ndaki SDG varlığına kadar birçok konuyu ele alan Dervişoğlu; Türkiye'nin ekonomik, kurumsal ve "sosyal bir çürüme tehdidi" altında olduğunu savundu.
Konuşmasının başında Zonguldak Kilimli'de bir kömür madeninde meydana gelen göçükte hayatını kaybeden madencilere rahmet dileyen Müsavat Dervişoğlu, olayın arkasında denetimsizlik ve kuralsızlık olduğunu savundu. Maden girişindeki yapıların 19. yüzyıl standartlarının gerisinde olduğunu belirten Dervişoğlu, "Türkiye'de insan hayatına ve emeğine verilen değerin resmidir aslında gördüklerimiz" dedi.
"DEVLETİN POLİSİ DEVLETİNE GÜVENMİYORSA BU DEVLET NE İÇİN VARDIR"
Giresun'da bir polis memurunun intiharına da değinen İYİ Parti Genel Başkanı, son iki yılda polis intiharlarının yüzde 30 arttığını vurguladı. Dervişoğlu, "Her 4,5 günde bir bir polisimiz canına kıymaktadır. Devletin polisi devletine güvenmiyorsa, bu devlet ne için vardır?" sorusunu yönelterek, nöbet ve mobbing şikayetlerinin dikkate alınmadığını ifade etti.
"KÜRTLERİ ÖCALAN'A VE PKK'YA SABİTLEMEK İÇİN ELİNİZDEN GELENİ ARDINIZA KOYMUYORSUNUZ"
Terörle mücadele ve yeni anayasa tartışmalarına değinen Dervişoğlu, Kürt meselesinin terör parantezine alınmaması gerektiğini savunan kesimleri sert bir dille eleştirdi. Hükümete ve ilgili siyasi aktörlere seslenen Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Memleketin tüm dertlerini İmralı'daki katilin özgürlüğüne indirgeyen sizsiniz. Kürtleri bu parantezin dışında tutun diye iki senedir her konuşmada anlatıyoruz. Ama siz Kürtleri Öcalan'a ve PKK'ya sabitlemek için elinizden geleni ardınıza koymuyorsunuz. Kürtlere en büyük kötülüğü siz yapıyor, Türk milletinin tamamını da bu büyük tuzağa çekiyorsunuz."
Dervişoğlu ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’a hitaben, "Sen şimdi kimle kimi barıştırıyorsun? Önce bir söyle bakalım; sen Türkiye ile, Türk milletiyle, Lozan’la ve Mustafa Kemal Atatürk’le barışık mısın?" dedi.
RAMAZAN AYI VE GIDA ENFLASYONU
Mübarek Ramazan ayı öncesinde vatandaşın geçim derdine dikkat çeken Müsavat Dervişoğlu, gıda enflasyonunun temel sebebinin "kasıtlı kötü idare" olduğunu savundu. Aylık yüzde 6,6, yıllık ise yüzde 31,7 olarak açıklanan gıda enflasyonuna değinen Dervişoğlu, tarım politikalarını şu sözlerle eleştirdi:
"Çiftçiyi zayıflat, piyasayı ithalata muhtaç kıl, ithalat izni çıkar ve parsayı topla. İşte tarım politikaları budur. Sekiz senedir imsakiyeyi değil, market fişini kontrol ediyoruz. 10 sene önce 33 lira olan Ramazan kolisi bu sene 500 liranın üzerinde. Fiyatı yüzde 1500 artmış."
Ayrıca tarıma verilen desteğin gayrisafi milli hasılanın yüzde 1'i olması gerektiğini hatırlatan Dervişoğlu, mevcut yönetimin bu miktarın yarısını bile vermediğini ve çiftçinin devletten alacaklı olduğunu belirtti.
"EMEKLİYE BAYRAM AYINDA VERİLECEK İKRAMİYE ASGARİ ÜCRETİN EN AZ YARISI KADAR OLMALI "
Emekli bayram ikramiyelerinin alım gücünün yıllar içinde eridiğini rakamlarla ortaya koyan Dervişoğlu, 2018 yılında asgari ücretin yüzde 62'sine denk gelen ikramiyenin bugün yüzde 13'e düştüğünü söyledi. İYİ Parti’nin önerisini açıklayan Genel Başkan, "Emekliye bayram ayında verilecek ikramiye asgari ücretin en az yarısı kadar olmalı ve senede iki bayram verilmelidir" dedi.
Özel sektör çalışanları için de vergi dilimi düzenlemesi çağrısında bulunan Dervişoğlu, "Getirin bu düzenlemeyi, millet kazansın, İYİ Parti olarak evet oyu vereceğiz" taahhüdünde bulundu.
MEHMET ŞİMŞEK'E "SADAKAT" SORUSU
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in çift pasaport sahibi olmasına atıfta bulunan Müsavat Dervişoğlu, Şimşek’e yönelik şu soruları sordu:
"Sayın Şimşek, siz hangi yemine bağlısınız? İngiliz Kraliyeti'ne ettiğiniz sadakat yeminine mi, yoksa bu Meclis çatısı altında ettiğiniz yeminlere mi? Sayın Erdoğan, siz Sayın Mehmet Şimşek'i hangi yemini üzerinden işe aldınız? Türk milletine karşı olan sadakatini mi önemsediniz, yoksa İngiliz brokerlara olanı mı?"
SANAYİ VE EKONOMİ YÖNETİMİNDEKİ "EKSİKLİKLER"
Sanayinin milli gelirdeki payının yüzde 25'ten yüzde 17'ye düştüğünü belirten Dervişoğlu, ekonominin sadece faiz ve kur politikasıyla düzelmeyeceğini, asıl sorunun güven kaybı olduğunu savundu. Geçtiğimiz hafta Merkez Bankası toplantısında yaşanan bir diyaloğa atıfta bulunarak, ekonomi aklının dağıldığını ve tek sesliliğin dayatıldığını ifade etti.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI VE MİT'E SESLENDİ
Münih Güvenlik Konferansı’nda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) heyetinin yer almasını ve ABD Dışişleri Bakanı ile Suriye Dışişleri Bakanı’nın görüşmesini eleştiren Dervişoğlu, heyette Türkiye tarafından kırmızı bültenle aranan isimlerin bulunduğuna dikkat çekti. Dışişleri Bakanlığı ve MİT’e sorular yönelten Dervişoğlu, "Terörist olarak adlandırılan isimlerin komşu ülkelerin diplomatik delegasyonlarına girmesinin önüne geçilmelidir" dedi.
"TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNİ BİR AİLEYE İPOTEK ETMEK İSTEYENLERİN TELAŞINI İZLİYORUZ"
Türkiye’de yaşanan "sosyal çürümeye" vurgu yapan Dervişoğlu; uyuşturucu, bahis çeteleri, kadınlara yönelik şiddet ve trafik zorbalıklarının toplumu depresyona soktuğunu söyledi. Bu durumun siyasal ve ekonomik atmosferin bir sonucu olduğunu belirten İYİ Parti lideri, "Çalışırsam yükselirim anlayışının yerini, yakınsam kazanırım anlayışı aldı" dedi.
Dervişoğlu, yeni anayasa tartışmalarını ise "bir iktidar mühendisliği" olarak nitelendirerek, "Türkiye'nin geleceğini bir aileye ipotek etmek isteyenlerin telaşını izliyoruz. Harcanmaya çalışılan bu ülkenin anayasası, kurumları ve Cumhuriyetidir" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE TEHLİKEDEDİR"
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu "tehlike" olarak tanımlayan Müsavat Dervişoğlu, şunları ekledi:
"Türkiye sadece fakirleştiği için değil, fakirliğin kader olduğuna inandırıldığı için; tartışılmazlarını pazarlık konusu yaptığı için; kanunlar uygulanmadığı için tehlikededir. Meselemiz kişiler değil, bu anlayıştır. Devlet ciddiyet, ekonomi güven, dış politika tutarlılık ister."