Adana'nın Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi'nde yaşayan 32 yaşındaki biyolog Dilan Öztürk, 3 yıl önce fiziksel ve psikolojik şiddet gördüğü gerekçesiyle iş insanı Ali K.'den (34) boşandı. Boşanma sonrası tehditlerin sürmesi üzerine Öztürk, eski eşi hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. Ancak tehditlerin bir süreliğine durmasıyla karar uzatılmadı. Yaşadığı süreci anlatan Öztürk, şiddetin evliliğinin ikinci ayında başladığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Evliliğimin ikinci ayından itibaren hem psikolojik hem de fiziki şiddete maruz kaldım. Aynı zamanda aldatılma süreci yaşadım. Boşanma aşamasındayken, başka bir kadınla görüştüğü dönemde kendisiyle görüşmek istemediğimi söylemem üzerine çocuklarımın yanında bana kafa atarak bayılttı. Çocuklarım küçük olduğu için tek hassasiyetim, onların zarar görmemesiydi. Ancak boşanma sürecinde hem kendisi hem de ailesi tarafından korkutulduğum için susturuldum."
ÖNCE TEHDİT SONRA KURŞUN
Olay günü olan 26 Mart'ta, 5 yaşındaki A.K. ve 7 yaşındaki Ş.K. isimli çocuklarını okula götürmek için apartmandan çıkan Öztürk, kapıda eski eşiyle karşılaştı. Ali K.'nin Ankara'da olduğunu söyleyerek kendisini yanılttığını belirten Öztürk, saldırı anını şöyle detaylandırdı:
"'Selam' diyerek karşıma çıktı. Bana, 'Şimdi seni öldüreceğim' deyip, elini montunun cebine soktu. Çocuklarımı kenara ittikten sonra tetiğe basarak tabancayla bacaklarıma ateş açtı. Sonrasında yanıma gelip, silahı kafama doğrulttu ancak komşumuzun araya girdi. Ateş edemedi. Komşumuzun araya girmesiyle şu an hayattayım."
"YARALAMA DÜŞÜNCEM YOKTU" SAVUNMASI
Saldırının ardından otomobiliyle olay yerinden kaçan ve daha sonra Çukurova İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne teslim olan Ali K., emniyetteki ifadesinde olayın 'kaza' olduğunu öne sürdü. Ali K., "Çocuklarımın gözleri önünde kazayla oldu. Benim yaralama gibi bir düşüncem yoktu" dedi. Fail, ifadesinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
ÇOCUKLARIN SİGORTASI KESİLDİ
Hastanede 2 hafta süren tedavinin ardından taburcu olan Dilan Öztürk, vücudunda oluşan hasarı ve çocuklarının yaşadığı travmayı anlattı. Öztürk, failin tutuklandıktan sonra da mağduriyet yaratmaya devam ettiğini belirterek, "Cezaevine girdikten 4 gün sonra çocuklarımın da sağlık sigortasını kesmiş. İçeride çocuklarımın döktüğü gözyaşı kadar yatmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.
"ÇOCUKLARIM İÇİN YAŞAMAK İSTİYORUM"
Saldırı nedeniyle kaslarında ağır tahribat oluşan ve yürümekte güçlük çeken Öztürk, çocuklarının psikolojik durumuna dikkat çekerek şunları söyledi:
"Oğlum bir anda ağlamaya başladı. 'Anne keşke benim silahım olsaydı, babamı ben vursaydım' dedi. Eve geldikten iki gün sonra korkusundan ilk gün benim yanımda yatamadı. Çocuklar televizyonda bir silah gördüklerinde bile korkuyorlar, onlarda travma oluştu. Çocuklarımla birlikte artık huzurlu, güven içerisinde, korkmadan hayatımıza devam etmek istiyorum. Çocuklarımı yetiştirebilmek için yaşamak istiyorum. İlk mahkemede gereken cezayı almasını diliyorum." (DHA)