CHP Sözcüsü Öztrak: Millet hesaplaşmak için sandığı bekliyor

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Erdoğan’ın esnaftan helallik istemesi hakkında "‘Dükkanını kapat’ dediğiniz esnaf, lebalep kongrelerinize, cenazelerinize, iftarlarınıza bakıp dişini sıkıyor. Helalleşmek için değil, hesaplaşmak için sandığı bekliyor" dedi.

İspanya Merkez Bankası’nın soyulması konulu La Casa De Papel'den Türkiye’ye uyarlanacak dizi için Öztrak, “O dizi Türkiye’de zaten çoktan çekildi. Dizinin ismi de ‘La Casa’da Zaten No Papel’ kondu. Merkez Bankası’nın kasasına fare düşse kafası yarılır” dedi. 

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sürerken CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı yaptı.

MYK toplantısında, ekonomik kriz, Covid-19 salgınına yönelik önlemler, tam kapanma sonrası yaşanacak süreç, bu süreçte yine kapalı kalacak esnafın durumu değerlendirildi.

Öztrak’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Rabia işaretini ‘dört çay’ demek için kullanır oldular: Geçtiğimiz Ramazan Bayramı’nı, dışarıdaki ve içerideki gelişmeler nedeniyle maalesef huzur içinde kutlayamadık. İsrail’in Filistinlilere yönelik şiddeti bayram dinlemedi. Gazze’de yaşananlar, hepimizin, dünyada haktan hukuktan yana olan herkesin, kalbini parçaladı. Biz bir kez daha, İsrail’in uluslararası hukuku yok sayan saldırılarını kınıyor, Filistinli kardeşlerimizin acısını paylaşıyoruz. Bölgenin bir an evvel barışa kavuşmasını istiyoruz. Tüm bunlar yaşanırken, BOP Eş Başkanı Erdoğan şahsım hükümetinin, dış politikadan iç politikaya rant devşirmeye çabalamasını da hayretle izledik. ‘Ümmet bizden liderlik bekler’ diyen Dışişleri Bakanı’nın sözleri, hala İhvan hayalleri kurduklarını, gerçeklerden ne kadar kopuk olduklarını gösteriyor. Oysa bu boş hayaller, Türkiye’yi bölgede bir başına bıraktı. ‘Ümmete liderlik edeceğiz’ diyerek milleti perişan ettiler. Mısır’dan, Suudi Arabistan’a kadar, aynı ümmete mensup tüm ülkelerle ve sınır komşularımızla kavgalı olduk. Şimdi bu ülkelerle arayı düzeltmek için artık Rabia işaretini ‘dört çay’ demek için kullanır oldular. Ama tüm bu başarısızlıklardan hala da ders almıyorlar. Hükümete tavsiyemiz artık boş hayalleri bırakın, gerçekçi olun. Boşa kürek çekmeyin.

Bayram sarayın yandaş müteahhitine: Erdoğan şahsım hükümeti, bayramda milletimizin ağzında ne tat, ne de tuz bıraktı. Bin 500 lira olması gereken ikramiyesinden, 400 lirası kesilen emeklilerimiz, ağız tadıyla bayram kutlayamadı. Kendileri lebalep kongreler yaptı, salgın azdı, destek vermeden kapattıkları esnaf bayram kutlayamadı. Kapatılan pazar yerleri nedeniyle, ürünü tarlada kalan çiftçi, üç otuz paraya ücretsiz izne gönderilen işçi, kapanmada evine rızık götüremeyen gündelikle çalışan emekçi de bu yıl ağız tadıyla bayram kutlayamadı. Bu ülkede bayram fakir, fukaranın neyine. Bayram, Erdoğan şahsım hükümetinin yandaşlarına. Bayram, sarayın yandaş müteahhitlerine. Eve kapatılan vatandaş, köprüden, tünelden, otoyoldan geçmedi, hava alanlarından uçmadı ama bu ülkeye 40 yıl vergi ödeyen esnafa verilmeyen destekler, 17 günlük kapanma döneminde bile bu saray müteahhitlerinin cebine akmaya devam etti.

Bu düzeni kim kurdu:Bugün nisan ayı bütçe rakamları açıklandı. Yılın ilk 4 ayında, ‘milletin cebinden bir kuruş çıkmadan yapıyoruz’ dedikleri döviz garantili projeler için 10 milyar 297 milyon lira ödenmiş.  ‘Hiç olmazsa bu son kapanmada mücbir sebep nedeniyle bu garantileri ödemeyin, erteleyin, kapanmadan zarar gören vatandaşa, doğru düzgün destek verin’ dedik ama dinletemedik. Oysa İstanbul Havalimanı’nda işletmeci konsorsiyumun devlete vereceği kira, mücbir sebep denerek, 2024’e ertelendi. İki yıl da ek işletme süresi verildi. Demek ki olağanüstü durumlarda, bu gibi değişiklikler mümkün. Peki, bu mücbir sebep, sadece yandaş dara düşünce mi uygulanıyor? Yoksa dolarla, avroyla garanti verdiğiniz projelerin sözleşmelerine, devlet lehine mücbir sebep maddesi koymadınız mı? Bedelini milletin ödediği, bu sözleşmeleri niye gizliyorsunuz? Bu sözleşmeleri kimler hazırladı? Kimler imzaladı? Vatandaşın sırtından müteahhit zengin eden bu düzeni kim kurdu?

Esnaf helalleşmek için değil, hesaplaşmak için sandığı bekliyor: İşte yiğidi kuru soğana muhtaç eden bu düzenin mimarı Erdoğan, şimdi çıkmış, desteksiz kapanma sonucunda mağdur ettiği milletten helallik istiyor. Bu hükümet; vatandaştan istemek, vatandaştan esirgediğini, yandaşa vermek konusunda çok mahir. Millete beş maskeyi bile bedava vermediler. Kapattıkları işyerlerine, işsiz bıraktıkları vatandaşlara, bütçeden destek vermediler. Ama vatandaştan, yastık altındaki dolarını, altınını istediler. Sonra salgının başında millete IBAN gönderip, para istediler. Ardından milletten daha fazla fedakârlık, Daha fazla sabır istediler. Şimdi de perişan ettikleri milletten, helallik istemeye sıra geldi. Ama millet sizin ne yaptığınızı görüyor. Benzer ülkeler içerisinde, milli gelire oranla vatandaşlarına en az destek veren hükümetten biri olduğunuzu biliyor. ‘Dükkânını kapat’ dediğiniz esnaf, lebalep kongrelerinize, cenazelerinize, iftarlarınıza bakıp dişini sıkıyor. Helalleşmek için değil, hesaplaşmak için sandığı bekliyor. Bir kere Cumhurbaşkanlığı’nın, 3 tane değil, 4 tane değil, 5 tane değil, bilinen tam 8 uçağı var. Bunu söyleyen biz değiliz, bizzat Cumhurbaşkanı Yardımcısı. Meclis Başkanı Tekirdağ’a gidiyor. Ucu görünmeyen lüks araç konvoyuna bakan bir hemşerimin, ‘bre bu ne be yaa’ diye ağzı açık kalıyor. İtibardan tasarruf etme. Debdebeden, şatafattan taviz verme. Sonuç? Sonuç şu: Milletimiz dar gününde kendini unutanları, vatandaşın parasıyla tatlı hayat yaşayanları biliyor. Helalleşmek için değil, hesaplaşmak için sandığı bekliyor.

Dizinin ismi de ‘La Casa’da Zaten No Papel’: Şimdi öğreniyoruz ki, ünlü İspanyol dizisi, La Casa De Papel’in Türkiye versiyonu çekilecekmiş. O dizi Türkiye’de zaten çoktan çekildi. Dizinin ismi de ‘La Casa’da Zaten No Papel’ kondu. Merkez Bankası’nın kasasına fare düşse kafası yarılır. 30 Nisan itibariyle net rezervler eksi 45 milyar dolar. Merkez Bankası kasasını kurutanlar, 128 milyar doları yok yere eritenler, şimdi üç beş dolar için takla atıyorlar. Turistten gelecek üç beş dolara bel bağladılar. Kendi vatandaşını öz vatanında parya yapıp, ölçüyü, izanı, utanmayı hepten unuttular.

Yaptıklarınız milletin aklından silinmiyor: Dışişleri Bakanı, ‘Turistin göreceği herkesi aşılayacağız’ diyerek Alman Bakan’ın yanında ülkesini rezil eder. Hazine ve Maliye Bakanı, ‘Tam kapanmayı turizm için yapıyoruz’ der. Turizm Bakanı rezalet çıtasını Everest’in zirvesine çeker. Çektirdiği filmde, kendi vatandaşlarının yüzüne ‘keyfinize bakın, ben aşılandım’ diye maske taktırıp, milleti damgalar.  Milleti doğru dürüst aşılamayanlar, milleti aşağılamaya cüret eder. Emperyalizme diz çöktürerek kurulan bir ülkeye, bu onurlu mirasın sahibi asil bir millete, atanmış bir Bakan, müstemleke vatandaşı muamelesi nasıl yapar? Millet sert tepki gösterince de daha önce yaptıkları çizgi filim gibi bu filmi de apar, topar kaldırdılar. Siz çektiğiniz filmleri kaldırsanız da yaptıklarınız milletin aklından silinmiyor.

Cumhur ittifakı cürüm ittifakına dönmüş: Organize suç örgütü elebaşları, Cumhur İttifakı’nın üçüncü sacayağı olmuş. Cumhur ittifakı, cürüm ittifakına dönüşmüş. Mafya-Siyaset-Emniyet hattında patlayan kanalizasyondan ortaya lağım saçılıyor. Sayın Erdoğan; hani bu ülkede çeteler dönemi bitmişti? Mafya dönemi bitmişti? Yönetiminizde mafya elebaşları internet fenomeni oldu. Saray ve şürekâsı, bu skandallar karşısında ezberlerini hiç bozmuyor. Ellerine yüzlerine bulaşan pisliği, utanmadan, sıkılmadan bir de muhalefete sıçratmaya uğraşıyor. Arsızlığın bu kadarına da pes dedirtiyorlar. Hiç kusura bakmayın, ‘akademisyenlerin kanlarında duş alacağız’ diyen AK Parti için mitingler yapan, oy isteyen, Erdoğan’la fotoğraf karelerine giren, Erdoğan’a ‘Tayyip Abi’ diye hitap eden, şerefli Türk polisini, kendisine koruma tahsis ettiğiniz suç örgütü elebaşısıyla sorununuzu kendiniz halledin. AK Partili milletvekilleri ekrana çıkıp, ‘Bu kişinin sözüyle nasıl harekete geçelim. Cumhurbaşkanımız gereğini yapar’ diye savcılığın işini saraya havale ediyor. Herkes bilsin ki, millet patlayan kanalizasyondan ortaya saçılan pislikleri görüyor.

'Anayasa çalışmalarımız tamamlandı'

CHP’nin anayasa çalışmalarının hangi aşamada olduğu yönündeki soruya Faik Öztrak, “Yeni anayasa çalışmalarımız tamamlandı, bugün tartıştık. İlk Parti Meclisi’nde ele alınacak. Tüm muhalefet partilerinin, güçlendirilmiş parlamenter sistem çerçevesinde anayasa çalışmalarını yürütmesi son derece önemlidir. Biz de anayasa değişikliği ile ilgili görüşlerimizi açıklayacağız” yanıtı verdi.

'HDP ittifak ortağı değil'

HDP’ye bakanlık verilmesi konusunda CHP’nin tutumunun sorulması üzerine Faik Öztrak, “Millet İttifakı’nın ortakları bellidir. HDP ortak değildir. Bunun bilinmesine rağmen bu konuların gündeme getirilmesinin hiçbir anlamı yoktur” dedi.

'Görüşmeler devam diyor'

TBMM’deki HSK seçimlerinde CHP’nin tutumuna ilişkin soruya Faik Öztrak, “Bizim için önemli olan yargıyı bağımsız ve tarafsız hale getirecek şekilde kurumların oluşmasıdır. Grup başkanvekillerimizin arasındaki görüşmeler hala devam etmektedir. Görüşmeler devam diyor” dedi.

 

Türkiye Haberleri