Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nden (MAKÜ) Prof. Dr. Gülle, Burdur Gölü'nün çekilen alanlarından yılda 2 bin ton sağlığa zararlı tozun etrafa saçıldığını söyledi. Gülle, "Bu, 100 futbol sahasını 1 metre yüksekliğinde tozla doldurmaya yetecek bir miktardır" dedi.
'Kıyılar toz çölü haline geldi'
'Yılda 2 bin ton toz etrafa saçılıyor'
Çekilen göl yatağından yılda yaklaşık 2 bin ton tozun havalanarak etrafa saçıldığını belirten Prof. Dr. Gülle, şöyle konuştu:
"Bu miktar kabaca 100 futbol sahasını 1 metre yüksekliğinde tozla doldurmaya yetecektir. Gölün çekilmesi sonucunda göl tabanında birikmiş olan ve şimdi tozla havalanan çeşitli toksik metaller, pestisit kalıntıları, mikroplastikler ve tuzlar ile ağırlıklı olarak silt ve kilden oluşan bu karışım, öncelikle en yakın yerleşim merkezlerini tehdit etmektedir. Özellikle kuzey-güney yönlü rüzgarların etkisiyle buradan kalkan binlerce ton toz, başta en yakın yerleşimler olan Burdur, Senir, Kılıç ve Keçiborlu yerleşimlerini kuvvetli şekilde etkilemektedir. Aral Gölü (Orta Asya), Urmia Gölü (İran), Çad Gölü (Afrika), Owens Gölü (ABD) gibi dünyada kuruyan göl örnekleri üzerinden düşündüğümüzde, yaşanacak ekolojik ve ekonomik sıkıntılara ilave olarak, tozun tetiklediği sağlık sorunlarında artışlar olabilecektir. Özellikle 'PM2.5' olarak bilinen en ince tozun sağlık üzerine birçok çok olumsuz etkisi bulunmaktadır"
'Daha çok su harcayacağız'
Çevreye yayılan tuz ve tozun, ağaç, sebze ve diğer bitkilerin gelişimini de olumsuz yönde etkileyebileceğini aktaran Prof. Dr. Gülle, "Evlerimiz, arabalarımız, çamaşırlarımız, saçımız başımız daha çok kirlenecek ve sonuçta temizlik için daha çok masraf edeceğiz, yani daha çok su harcayacağız. Suyumuz ise zaten oldukça kısıtlı durumda. Yaşam kalitesi düşeceğinden şehirden göçlerde yaşanabilecek artışlar, Burdur ekonomisini de olumsuz yönde etkileyebilecektir" diye konuştu.
'Göl kıyısında hayvan otlatma yasaklanmalı'
Bir yerde toz varsa ondan kısa vadede kurtulmanın mümkün olmadığını kaydeden Prof. Dr. İskender Gülle, şöyle devam etti:
"Zira toz dünyadaki en küçük ve en sinsi şey olup, ondan ne kadar korunmaya çalışsak da mutlak suretle her yere nüfuz etmesi kaçınılmazdır. Dünyadaki diğer toz vakalarından öğrendiklerimiz ışığında konuya baktığımızda, tozla etkin mücadelenin sadece ekolojik yöntemlerle mümkün olduğunu görmekteyiz. Kısa vadede alınacak önlemler, göl kıyısında hayvan otlatmanın sınırlandırılması veya yasaklanması gerekir. Zira hayvanların zemine uyguladığı başınç toprak kabuğunu kırmakta ve bitki gelişimini zorlaştırmaktadır. Orta vadede ise çekilen ve toz üreten kıyı alanlarının tuza dayanıklı örtücü bitkiler ile rehabilite edilmesi. Ayrıca kısa vadede bitki gelişiminin mümkün olmayacağı daha tuzlu alanlarda, bitkilerin dışında, fiziksel örtücülerin ve rüzgar perdelerinin de kullanılması mümkündür. Sonuç olarak, Burdur Gölü kıyılarında toz oluşumu sorununun, göl yönetim planı kapsamında yapılacak geniş ölçekli bilimsel rehabilitasyon projeleri ile çözülmesi gerekmektedir. Özellikle çekilen alanların yerel bitki türlerinden olan kapari ile donatılması şimdilik en akılcı yaklaşım olarak görülmelidir"