Türkiye’de uzun yargılama süreçleri tartışma konusu. Özellikle İBB soruşturmasında yüzlerce gün iddianme yazılmadan seçilmiş siyasilerin hapiste tutulması büyük tepki topladı.
İktidar bir yandan İBB soruşturması gibi siyasi olduğu savunulan davalar için uzun yargılama ve iddianamenin geç yazılması gibi eleştirilere açık bir yanıt vermese de bir hukuki adım atacağı öğrenildi.
İktidar medyasından Türkiye Gazetesi'nin haberine göre; uzun yargılamalara çözüm getirmek amacıyla “Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli” hayata geçilecek.
BOŞANMA, KİRA VE KADASTRO DAVALARINI İŞARET ETİLER
Özellikle boşanma kadastro ve kira davaları için olduğu da iktidar medyası tarafından dikkat çekildi.
Yeni düzenleme ile de hem Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru konusu olan hem de AİHM’ye taşınan davalardaki gecikmeleri ortadan kaldırmak hedefleniyor.
Yeni modelle birlikte, yargı sistemindeki ortalamanın dışında kalan, gereksiz yere uzayan davaların önüne geçilmesi planlanıyor.
Bu kapsamda Adalet Komisyonları ve başsavcılıklar, geciken davalarda daha doğrudan sorumluluk alacak.
YENİ BÜROLAR KURULACAK
Sürecin merkezinde yer alacak olan “Yargının Etkinliği Büroları”, her davayı yakından takip edecek. Hangi aşamada gecikme yaşandığı, nedenleri ve nasıl hızlandırılabileceği bu bürolar tarafından değerlendirilecek.
Geliştirilecek takip sistemiyle davaların sürüncemede kalmaması için süreç izleme ve erken uyarı mekanizmaları devreye sokulacak.
UYAP verileriyle desteklenecek sistem sayesinde mahkemelerin ve savcılıkların performansı dönemsel olarak ölçülecek. Gelen, çıkan ve devreden dosya sayıları analiz edilerek yıllık raporlar hazırlanacak. Bu raporlar, hâkim ve savcı kadro dağılımının iş yüküne göre dengelenmesi, yeni mahkemelerin kurulması ya da personel ihtiyacının belirlenmesi gibi konularda yol gösterici olacak.
Erken tespit sistemiyle, uzun süren davalar daha ilk aşamada fark edilip müdahale edilecek.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yeni modeli şu sözlerle değerlendirdi:
“Makul sürede yargılanma hakkı anayasal bir haktır. HSK olarak başlattığımız ‘Sıfır Gecikmeli Yargı Modeli’ ile bu hakkı güçlendiren kararlı bir süreci başlatıyoruz.”