Bodrumluları ayağa kaldıran projenin altından AKP'li isim çıktı

Danıştay kararı beklenmeden başlatılan Bodrum Turgutreis’teki Sahil Güvenlik Limanı projesi, halk plajına erişimin engelleneceği ve sahil yürüyüş hattının kapanacağı gerekçesiyle bölge halkının tepkisini çekiyor. Bodrumluları ayağa kaldıran çalışmalara tepkiler sürerken projenin ihalesi de sonuçlandı. 1.2 milyarlık ihaleyi AKP Trabzon eski İl Başkan Yardımcısı İsmail Keleş'in şirketi aldı.

Cengiz Karagöz - Halktv.com.tr - ÖZEL HABER

Muğla’nın Bodrum ilçesi Turgutreis’e bağlı Bahçelievler Mahallesi’nde yapılması planlanan Sahil Güvenlik Limanı Projesi, bölge halkı ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisiyle karşılaşıyor. Yaşam savunucuları projeyi yargıya taşımış, ancak Danıştay’ın kararı henüz açıklanmamış olmasına karşın sahadaki çalışmalar devam ediyor.

50 BİN KAMYON DOLGU

Projeye karşı çıkan Turgutreis sakinleri, limanın yarımadanın en uzun yürüyüş ve sahil hattını kapatacağı ve halk plajlarına erişimi engelleyeceği endişesini dile getiriyor. Limanın yapılacağı alanın büyüklüğü 141 bin 319 metrekarelik -yaklaşık 141 dönüm- alanın doldurulmasıyla yapılacağı belirtiliyor. İnşaatın 50 bin kamyon seferiyle yapılması planlanıyor.

1.2 MİLYARLIK İHALE YABANCIYA GİTMEDİ

Konuyla ilgili Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın proje kapsamında 2 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin sonucu belli oldu. İhaleye toplam 4 geçerli teklif sunulurken, işi 1 milyar 286 milyon 61 bin TL bedelle Sarıosmanoğlu İnşaat ve Öz Yapıcılar İnşaat iş ortaklığı kazandı. Projenin 1000 gün içinde tamamlanması hedefleniyor.

Sarıosmanoğlu İnşaat, AKP Trabzon eski İl Başkan Yardımcısı İsmail Keleş’in aile şirketi olarak biliniyor. Şirket, daha önce Marmaris Okluk Koyu’nda Cumhurbaşkanlığı yazlık sarayına giden yol yapımını üstlenmiş ve bu iş için 2022 yılında 32 milyon TL ödeme almıştı.

BODRUMLULULAR AYAĞA KALMIŞTI!

Söz konusu projeye Turgutreisliler tepki göstermişti. Konuyla ilgili birçok kez basın açıklaması yapıldı. Proje, bölgedeki ekosistem ve halkın sahil kullanım hakkı üzerinde yaratabileceği etkiler nedeniyle tartışma konusu olmaya devam ediyor. Öte yandan konuyla ilgili Danıştay'daki davanın da devam ettiği ifade edildi.

Türkiye Haberleri