Beşiktaş'taki banka baskınının güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı

Beşiktaş'ta işten çıkarıldığı banka şubesini bıçakla basan Muhammed S.'nin, şube müdürünü rehin aldığı ve görevli personelin silahını ele geçirdiği anlar kameraya yansıdı. Banka çalışanını taciz ettiği gerekçesiyle işine son verilen şüphelinin, bir saatlik direncin ardından özel harekat operasyonuyla yakalanma süreci güvenlik kamera kayıtlarına girdi.

Beşiktaş'ta bir bankada güvenliği sağlamak amacıyla işe alınan Muhammed S., kadın gişe memuruna yönelik takıntılı davranışları nedeniyle işten çıkarılınca aynı şubeyi kurban bıçağıyla bastı. Şube müdürünü rehin alan ve görevli güvenlik personelinin silahını ele geçirerek havaya ateş açan saldırgan, kadına yönelik ısrarlı takibin ve güvenlik zafiyetinin silahlı bir eyleme dönüşmesinin en net örneğini oluşturdu. Özel harekat polisinin köpekli operasyonuyla durdurulabilen şüpheli tutuklanırken, olayın tüm detayları güvenlik kameralarına ve saldırganın ifadesine yansıdı.

Olay, 30 Mart Pazartesi günü saat 10.30 sıralarında Beşiktaş ilçesi Nispetiye Mahallesi Aytar Caddesi'nde yaşandı. Güvenlik görevlisi olarak çalıştığı bankadaki işinden, 25 yaşındaki gişe görevlisi Cansu D.'yi rahatsız ettiği için çıkarılan 36 yaşındaki Muhammed S., caddedeki banka şubesine geldi. İçeri giren şüpheli, banka müdürü Özlem G.E.’nin boğazına elindeki bıçağı dayadı. Ardından bankanın güvenlik görevlisi Ferhat D.’ye silahını bırakması talimatını verdi. Yere bırakılan silahı alan şüpheli, dışarı çıkarak havaya 1 el ateş açtı.

Çevredeki yurttaşlar durumu emniyete "soygun" olarak ihbar etti. İhbar üzerine Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ve sağlık personeli olay yerine ulaştı. Polis ekipleri saldırganı ikna etmek için çalışma başlattı. Uyarılara karşılık vermeyen saldırgan, bankanın yanındaki bahçeye çıkarak elindeki silahla direndi.

Saldırganın cep telefonu kameralarına yansıyan görüntülerinde, bir apartmanın bahçesinde sıkıştırılan şüpheliye polisin "Sakin ol", "At silahını bana doğru gel", "Silahını bana doğru at" diye seslendiği duyuluyor. Bu sırada şüphelinin bir süre düşündüğü, ardından da silahı kalbine dayadığı görülüyor. Bunu gören polislerden biri şüpheliye "Hayır! Silahını bana at" diyerek ikna sürecini sürdürüyor.

ÖZEL HAREKAT KÖPEĞİYLE MÜDAHALE VE TUTUKLAMA

Saldırgan teslim olmayınca bölgeye Özel Harekat polisleri ulaştı. Bahçeye düzenlenen ve yaklaşık 1 saat süren operasyonda polis ekipleri, saldırgana eğitimli özel harekat köpeğiyle müdahale etti. Köpeğin dizinden ısırdığı saldırgan, polis ekipleri tarafından yakalandı ve ambulansa teslim edildi. Polis, şüphelinin olayda kullandığı silah ve bıçağa el koydu.

Saldırganın, daha önce 2 gün aynı şubede çalıştığı Cansu D.’ye aşık olduğu ve bu durumu takıntı haline getirdiği için işten çıkarıldığı kayıtlara geçti. Şüpheli hakkında 'Gasp' (yağma), 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 'Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma', 'Tehdit' ve 'Ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçlarından adli işlem başladı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Muhammed S., çıkarıldığı mahkemece 'Silahlı tehdit' ve 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

GÜVENLİK KAMERASINA YANSIYAN ARBEDE ANLARI

Şüphelinin bankayı bastığı anlara ait güvenlik kamera görüntüleri de dosyaya girdi. Görüntülerde şüphelinin dışarıda bekleyen kadın çalışanlarla konuştuğu, ardından arbede çıktığı görülüyor. Bu sırada güvenlik görevlisi bankanın kapısını kapatıyor. Saldırgan kapıyı ittirerek açmaya çalışırken, içerideki çalışanlar güvenlik görevlisine yardım ediyor. Güvenlik görevlisinin, bankada bulunanları el işareti yaparak içeri gitmeleri için uyardığı anlar da kayıtlarda yer alıyor.

ADIM ADIM TAKİP: İFADESİNDE TACİZİ İTİRAF ETTİ

Tutuklanan Muhammed S., emniyette verdiği ifadede süreci detaylarıyla anlattı:

"2025 yılı Ağustos ayı başlarında geçici görevli olarak bankanın Nispetiye şubesine geldim. Burada 2 gün görev yaptım. Bu şubede çalışan Cansu isimli gişe memurunu gördüm ve kendisine karşı ilgi duymaya başladım. Bu arada kullanmakta olduğum telefon numaramı kağıda yazarak bankadayken kendisine verdim. Kağıdın üzerine sadece 'Ara beni' diye not yazdım. Ben bu kağıdı Cansu'nun masasına bıraktım. Ertesi gün başka bir birime gittim. Cansu beni kendisinin kullandığı numaradan aradı, kendisine cevap veremedim meşguldüm. Sonra öğlene doğru kendisini birkaç kere daha aradım. Bana cevap vermeyince benim numaramı engellediğini anladım. Bir ay sonra ankesörlü telefondan kendisini aradım. Bana cevap verdi, ben kendisine sadece engelimi kaldırmasını söyledim ama kendimi tanıtmadığım için o da engeli kaldırmadı. Beni şikayet edeceğini ve reddedeceğini düşünerek kendimi tanıtmadım. Kendisini 1 hafta sonra başka bir telefondan tekrar aradım ve kendimi tanıttım. O da benim aradığımı anlamıştı. Bana 'Sen sapık mısın; senden şikayetçi olduğum için mi beni arıyorsun sürekli beni arama' karşılığını verdi. Ben de 'Sapık değilim' dedim. O da telefonu kapattı."

İfadesinde işten çıkarılış sürecine de değinen şüpheli, durumu araştırdığını belirtti:

"25 Mart günü daha önceden çalıştığım firmadan diğer güvenlikçi arkadaşların telefon numaralarını aldığımızdan, bankanın Nispetiye şubesinde görev yapan Ferhat A. isimli güvenlik görevlisi arkadaşı arayarak 'O şube kapanacak mı. Bankada çalışan bayanlar hala orada çalışıyor mu' diye sordum. O da bana bankanın kapanmayacağını ve kadın çalışanların devam ettiğini söyledi. Bayanların ismini sordum. Cansu’nun orada olduğunu teyitledim. 26 Mart günü sabah saatlerinde bankadaki güvenlik görevlisi arkadaşı beni 2 kere aradı ancak çalışırken telefonlara bakmak yasak olduğu için telefona cevap veremedim. Daha sonra aradığımda da beni engellediğini anladım. Aynı gün akşam bağlı olduğum firmada operasyon müdürü olarak çalışan Haydar S. bana mesaj attı ve 'Yarın iş iptal, telefonu açık tut sana bilgi vereceğim' dedi. 28 Mart günü kendisiyle konuştuğumda bankanın beni istemediğini, işten çıkarıldığımı söyledi. Ben de bu işten çıkarılmanın Cansu yüzünden olduğunu anladım. Bankaya giderek Cansu’yu korkutmak istedim. Bankanın binasında çalışma ortamını seviyordum. İşten çıkarılınca psikolojim bozuldu."

"KURBAN BIÇAĞIYLA GİTTİM, MÜDÜRÜN BOĞAZINA DAYADIM"

Saldırgan, olay günü banka müdürünü rehin alıp görevli personelin silahını nasıl ele geçirdiğini şu sözlerle anlattı:

"30 Mart günü Cansu ile buluşup konuşmak istedim. Kendisine 'Ben senin yüzünden işten çıkarıldım, neden bana bunu yaptın' diyecektim. Bu amaçla saat 10.15 sıralarında bankanın Nispetiye şubesine geldim. Üzerimde mutfaktan aldığım kurban bıçağı vardı; başka silah yoktu. Dışarıdan bankanın içerisine baktım. İçerinin kalabalık olduğunu gördüm. Güvenlik görevlisinin silahını nasıl alırım ve onu etkisiz hale getiririm diye düşündüm. Bankada çalıştığını bildiğim ancak görevimin ne olduğunu tam olarak bilmediğim kadın şahıs bir başka banka çalışanıyla dışarda sigara içiyordu. Onları biraz izledim, içeri giriyorlardı. Hemen giderek uzun boylu siyah saçlı banka çalışanı kadının arkasından yaklaştım sol kolumla kadını tuttum ve sağ elimde bulunan bıçağı göğüs hizasına doğru tuttum. Bu sırada karşımda güvenlik görevlisi Ferhat'ı gördüm. Ona 'Silahını yere bırak' diye bağırdım. Ferhat belinde kılıfında bulunan tabancayı çıkararak yan tarafına yere koydu. Şimdi 'Silahtan uzaklaş' dedim. Ferhat benim yaptıklarıma çok şaşırdı önce dışarı çıkacak gibi oldu sonra bankanın içine girdi. Ben tabancayı almak için yere eğildiğim esnada kendisini rehin aldığım kadın benden kurtuldu ve bankanın içerisine doğru kaçtı. Ferhat'a 'Bunu yapma, sakin ol' gibi sözler söyledi. Bu sırada hemen bankanın dış kapısını kilitlediler. Ben elimde silahla ve bıçakla dışarıda kaldım. Ne yapacağımı bilemez bir durumdaydım."

Muhammed S., silahın ateş almasını ve köpekle yapılan operasyon anını ise şöyle aktardı:

"Ben de bu olaydan çok korktum. Elimde bulunan tabanca birden ateş aldı. Tabancayı doldur boşalt yapıp yapmadığımı, emniyet kilidini açıp açmadığımı hatırlamıyorum. Tabancanın tekrar ateş almaması için emniyete aldım. Bankanın içindekilere kapıyı açmalarını söyledim, açmadıklarında kapıyı ve cam duvarları tekmeledim, yumrukladım ancak yine kapıyı açan olmadı. Ben bilinçsiz bir şekilde dolanırken bu sırada polisler geldi. Benden tabancayı ve bıçağı bırakıp teslim olmamı istediler. Ben kabul etmedim, onlara kapıyı açmalarını ve Cansu ile konuşmak istediğimi söyledim. Polisler birden etrafımda çoğalınca ne yapacağımı bilemedim, elimde bulunan bıçağı yere doğru attım; tabancayı atmadım. Tabancayı polislere ve vatandaşlara doğru doğrultmadım. Polisler beni ikna etmek için bayağı uğraştılar ancak ben yine de teslim olmadım. Sonra köpekli Özel Harekat polisleri geldi. Bana yine aynı şekilde teslim olmam konusunda sürekli ikazda bulundular. Ben yine tereddütte kaldım. Bankanın bulunduğu binanın etrafında dolandım. Bankanın yanında bulunan bahçede polis köpeği sol kaval kemiğimin arka kısmından ısırdı. Ben de acıya dayanamadım elimdeki silahı yere atarak 'Beni kurtarın' diye bağırdım. Polisler beni alarak tedavi için Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hastanesine götürdüler. Orada tedavi ettirdiler. Benim bankaya gitme amacım Cansu’ya olan sevgime karşılık alamamaktan dolayı ve Cansu’nun şikayet etmesiyle işten çıkartılmamın sebebini sormak, onunla konuşmak istemektir. Benim başka kötü bir niyetim yoktur. Yaşananlardan dolayı pişmanım."

(DHA)

Türkiye Haberleri