Ayşenur Arslan'a bir ödül daha

50 yılı aşkın gazetecilik ve televizyonculuk yaşamında sayısız ödül alan Ayşenur Arslan'a Müjdat Gezen Sanat Merkezi tarafından 'Demokrasiye Hizmet Ödülü' verildi. Arslan ödülünü, hak mücadelesindeki madencilere adadı.

Halktv.com.tr yazarı, gazeteci Ayşenur Arslan, mesleğinin 52. yılında bir ödül daha aldı. Müjdat Gezen Sanat Merkezi Demokrasiye Hizmet Ödülü'nün sahibi cesareti ve duruşuyla iz bırakan Ayşenur Arslan oldu.

Bu yılki Sanata Hizmet Ödülü'ne ise, geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Volkan Konak layık görüldü. Yüreklere dokunan sesiyle hafızalara kazınan Volkan Konak’ın anısını yaşatmak üzere, ödülü kızı Şimal Konak aldı.

Müjdat Gezen Sanat Merkezi Sanat ve Demokrasiye Hizmet Ödülleri, geçtiğimiz yıl Selda Bağcan ve Serhan Asker’e verilmişti.

Düzenlenen ödül törenine Müjdat Gezen'in yanı sıra okulun eğitim kadrosu ve öğrencileri de katıldı.

Demokrasiye Hizmet Ödülü'nü Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde verdiği "Hayata Dair Herşey" dersi nedeniyle alan Ayşenur Arslan, ödülünü Ankara'da hak mücadelesi veren madencilere adadı.

“MESLEĞİMİ CİDDİYE ALARAK BİR ŞEYLER YAPMAK İSTEDİM”

Ayşenur Arslan, ödül töreninde yaptığı konuşmada “Şimdi 50+ 2'nci yılımdayım meslekte. Aslında artık meslekte durmayayım ama neler geldi, neler geçti. Biyografiyi okurken orada işte en son "Medya Mahallesi" programı, Medya Mahallesi programı polis zoruyla bitirildi. Önce trollerin baskısı, sonra polis zorunluluğu. Geldiler sabah evden aldılar, götürdüler. Soruyorum, gözaltında "Niye?" "Hayır, değilsin" diyorlar. "Peki nereye gidiyoruz?" "Ya işte gideceğiz, bir savcı bey bekliyor" dediler. Neyse bitti. İki yıl önceydi.” ifadelerini kullandı.

“Şimdi eksik olmasın, Müjdat. Hep bir dost olarak yanımda, yamacımda oldu. Bu okulda bana kapılarını açtı. Ben bu okulda haddim olmayarak hocalık, öğretmenlik yaptım.” diyen Arslan, “Bir ismi anmadan geçemeyeceğim, aynı sınıfa ders verdik biz. Huysuz ihtiyar, İlber Ortaylı. Biz onunla aynı sınıfta ders verdik. Eğer yaşasaydı, burada olurdu belki orada. Çünkü onun katkıları muazzamdı” açıklamasında bulundu.

Konuşmasının devamında, “Bana gelince, ben elimden geldiğince işte demokrasi her neyse, çok da anlamış değilim aslında, demokrasi neyse. Ama mesleğimi ciddiye alarak bir şeyler yapmak istedim. Bu sınıfta da her şeyden önce onu anlattım.” ifadelerini kullanan Arslan, “Merak etmeyi asla bırakmayın” dedi.

KIZI VOLKAN KONAK’IN ÖDÜLÜNÜ ALDI!

Volkan Konak’ın kızı Şimal Konak ise, düzenlenen ödül töreninde Demokrasiye ve Sanata Hizmet Ödülü’nü babasının yerine aldı. Törende yaptığı konuşmada “Baban sanatı ile, duruşuyla, sözleri ile hepimiz için çok şey ifade ettiğini düşünüyorum. Hayatım boyunca ona hep gurur duydum, gurur duymaya da devam edeceğim. Memleketin olan sevdası ve Atatürk'e olan sevgisini de her zaman açıkça ve gururla yaşadı. Tekrardan çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Kendisine yöneltilen bir soru üzerine Volkan Konak’ın Chat GPT ile kavgasını aktaran Şimal Konak, “Bir sabah uyandım; Şimal koş, koş dedi. Dünya liderlerini sormuş, Atatürk'ü söylemeyi atlamış Chat GPT. Babam çok uzun bir paragraf yazmış. “Şimal koş” dedi; "Kavga ediyorum." Ne oldu baba dedim, “Bu robot beni delirtti. Atatürk'ü unuttu. Nasıl unutabilir ya?” dedi. O kadar uzun paragraf yazmış. Sonra artık o kadar ağır konuşmuş ki, robot da şöyle cevap vermiş, "Çok özür dilerim, önünde diz çöküyorum. Bir daha asla onu anmadan geçmeyeceğim." Ondan sonra affetmiş bir de rahmetli yani.” sözlerini sarf etti.

AYŞENUR ARSLAN HALK TV MİKROFONUNA KONUŞTU!

Aldığı Demokrasi Ödülü’nün ardından ünlü sanatçı Müjdat Gezen ile birlikte kameraların karşısına geçen Ayşenur Arslan, Halk TV mikrofonuna konuştu. Ödülünü madencilere adadığını ifade eden Arslan, “Gerçekten demokrasi için mücadele etmek böyle olur. Madencilerden biri, cebinden bir küçük kağıt çıkarttı, yazmış: 1 kilo domates, 1 kilo salatalık, 2 kilo patates. Yani içinde et yok. Süt yok, peynir yok. Efendim, belki çocuğu, sınıfının, takdirle bitiriyor. Ona yönelik bir çikolatacık olsun, yok. Ama, o paraları vermeyen patronun özel müzesi var. Abdülhamit Han'ın kullandığı köstekli saati var” ifadelerine yer verdi.

“Arada bir, zaman zaman, bir ara, sandığa gidiyoruz diye demokrasi var zannediyoruz ama inanın yok. Arada işte Müjdat Gezen gibi kimi takıntılı isimler hatırlatmasa, demokrasi kelimesini de unutacağız. Neyse ki var.” diyen Arslan, “Neyse ki dediğim gibi madenciler var. Bize her şeyi öğrettiler. Bir de bir sendikacı var. Başaran...” ifadelerini kullandı.

Arslan, sözlerinin devamında, “Şöyle bir şey geldi ekranlara. İşçiler Bakanlığa gitmek istiyor. Gidiyorlar, bariyerler onları durduruyor. Polis de itiyor. Ve ne yapıyor biliyor musunuz sendikacı? Kaldırıyor ellerini şöyle, teslim işareti yapıyor. Hanımefendiler, beyefendiler, bu ülkede işçi, sendikacı bir esir muamelesi görüyorsa, bunu böyle bir vücut diliyle, ifade etmek zorunda kalıyorsa, bir daha düşünün derim ne yapmanız gerektiğini” sözlerini sarf etti.

Halktv.com.tr'de "Günün Köpüğü" köşesindeki yazılarıyla mesleğine devam eden Ayşenur Arslan, gazeteciliğe 1974'te TRT'de muhabir olarak başladı. Güneş Gazetesi, Nokta Dergisi, Cumhuriyet ve CNN Türk gibi kurumlarda çalışan Arslan, sektörde güçlü bir marka haline gelen "Medya Mahallesi" programını uzun yıllar boyunca Halk TV'de hazırladı ve sundu.

Arslan Medya Mahallesi programında çok sayıda uzman ismi, gazeteci ve siyasetçiyi ağırladı, gündemi tüm yönleri ve en yalın, en sansürsüz haliyle izleyiciye aktardı.

Bu nedenle de Medya Mahallesi yayınlandığı yıllar boyunca kuşağının en çok izlenen programı oldu.

Türkiye Haberleri