İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde canice öldürülen, 13 Temmuz 2025 tarihinde ise Eyüpsultan’da, yol kenarındaki bir valizin içinde cansız bedeni bulunan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan eski polis memuru Cemil Koç, çıkarıldığı mahkeme tarafından “Tasarlayarak öldürmek' suçundan, kendisine yardım eden 6 kişi de 'Tasarlayarak öldürmeye yardım etmek' suçundan tutuklanmıştı.
BAŞKA BİR KADININ ÖLÜMÜNDE DE ŞÜPHELİ OLDUĞU BELİRLENMİŞTİ!
Soruşturma devam ederken Cemil Koç’un Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde 24 Temmuz 2023 tarihinde, bir sitenin 8’inci katında bulunan daireden düşerek hayatını kaybeden, birlikte yaşadığı 29 yaşındaki Ejegül Ovezova’nın ölümünde de şüpheli olduğu tespit edildi.
DAVANIN 4. DURUŞMASI GÖRÜLDÜ!
Sanık Cemil Koç hakkında, Ejegül Ovezova ölümüne ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 Temmuz 2025 tarihinde hazırlanan iddianamede, 'Kadına karşı kasten öldürme' suçundan Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-f maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 4. duruşmasına taraf avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü avukatı, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukatlar ile gazeteciler katıldı.
“TEHDİT MESAJI GÖNDERDİYSEM MANTIKLI BİR AÇIKLAMASI VARDIR"
Tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile ifadesi alınan Cemil Koç, yaptığı savunmada “Ejegül ile 2 yıllık tanışıklığım vardı. 1 yıldır da onunla imam nikahlıydık. Sürekli onunla görüşüyorduk. Yunanistan’dan Diyarbakır’a evlenmek için geldi. Süreçten 1 yıl önce Diyarbakır’a geldim. İmam nikahlıydık, resmi olarak evlenmek için evrakları mahkemeye götürecekti. Ejegül hamile kaldı ve çocuk doğmadı, Türkmenistan’da düşük yaptı. Ben onu tehdit edecek şekilde mesaj göndermişsem de muhakkak mantıklı bir açıklaması vardır” dedi.
“Mesajlaştığım ‘Emine abla’ diye bir kadın vardı, soyadını bilmiyorum ama bu kadın Ejegül’ün falcısıydı. Evde çıkan muskaların ne için yapıldığını bilmiyorum. Evde 1 kedi 1 köpek vardı. Kedi bana köpek Ejegül’e aitti. Ejegül beni, ben de onu çok severdim. Ben onu ailesinin yanına evrakları alması için göndereceğimi söyleyince, Ejegül sinirlendi. Sonra tartıştık, kendisini göndermek istedim, köpeğini de çok seviyordu. Köpeği çok koku yaptığı için kardeşim Cihan’ı arayıp gönderdim. Köpeği gönderince onu da göndereceğimi düşündü, psikolojisi bozulmuştu.” diyen Cemil Koç, “Ejegül’ün burnu ara sıra kanıyordu, evdeki kan izleri Ejegül’ün burnundan gelen kan izleri olabilir” ifadelerini kullandı.
“TARTIŞMADAN SONRA BANYOYA GİRDİM, ÇIKTIĞIMDA EVDE YOKTU”
Sanık, savunmasının devamında “Ben evde olayın sıcaklığıyla kan görmedim, gördüysem de hatırlamıyorum. Ben onunla tartıştığımda ona müdahalede bulunmadım. O beni biraz itip kalktı, bir şeyler fırlattı. O sırada burnu kanamış olabilir. Kedinin tırnağını kesiyordum, o anki refleksle kedi koluma tırnağıyla vurdu ve çizdi. Tartışma sırasında maktule ‘Buradan gidiyorsun’ deyip tartışmayı sonlandırdıktan sonra banyoya girdim. Çıktıktan sonra maktul evde yoktu” sözlerini sarf ederek “Daha sonra yatak odasına baktım. Ardından salona ve mutfağa baktım bulamadım" dedi.
Koç, sözlerinin devamında "Işıklar öncesinden açıktı ancak maktul muhtemelen kendisini aşağıya atmak için ışığı kapatmış olabilir. Ben yorganı koridorda görmedim, neden orada olduğunu bilmiyorum. Yatakta neden nevresim takılı değildi bilmiyorum. Ben takılı olduğunu biliyordum ama yatakta takılıydı ve ev çok düzenliydi. Ben üzerime atılan suçlamayı kabul etmiyorum” ifadelerine yer verdi.
“NEVRESİM ÜZERİNDE KAN GÖRDÜM”
Sanığın tanık olarak dinlenen yengesi Ş.K. ise, mahkemede “Olay günü Ejegül ile karşılaştık. Akşam evlerine giderken 10 dakika gördüm. Gözüme bir şey çarpmadı. Herhangi bir münakaşa olmadı. Eşim 2018 yılında FETÖ’den dolayı polislikten ihraç edildi. Sonra esnaflık yapmaya başladı. Cemil ile maktul evlenecekti. Benim oğlum etrafı karıştırdığı için tüm odaları geziyordum. Yatağın nevresimi üzerinde kan lekesi gördüm” ifadelerini kullandı.
“DÜŞMEDEN ÖNCE YETER YETER DİYE BAĞIRIYORDU”
Mahkemede tanık olarak dinlenen komşu Y.F. ise, olay günü binada tartışma sesleri duyduğunu ve ardından genç kadının düştüğünü gördüğünü ifade ederek “Ben zemin katta oturuyordum. Olay günü bağırış çağırış sesleri duyduk. Özellikle kadının sesi çok geliyordu. Bayağı yüksek sesli bir tartışmaydı. Ben de tartışma dışardan olay oluyor diye balkona gittim, tam o sırada Ejegül tam önüme düştü. Düşmeden önce ‘yeter yeter’ diye bağırıyordu” dedi.
“Kendisi mi atladı biri mi attı bilmiyorum” diyen Y.F., “Ben o panikle yan komşum olan kapıcının kapısını çaldım. Ben maktule bakmaya gitmedim. Biz binanın girişindeyken sanık aşağı indi” sözlerini sarf etti.
Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, eksik evrakların tamamlanması ve başka tanıkların da dinlenmesi için sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti ve duruşmayı 14 Temmuz’a erteledi. (DHA)