Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan K.K, seccade olarak kullandığı battaniyesine genel arama sırasında el konulmasına karşı koydu. K.K'nın infaz koruma memurları tarafından darp edildiği iddia edildi.
Hastaneye kaldırılan K.K'ya yumuşak doku zedelenmesi teşhisi konuldu ve kolu alçıya alındı. K.K, savcılığa şikayette bulundu ancak "kovuşturmaya yer olmadığı" kararı verildi. Sulh ceza hâkimliği de itirazını reddetti.
K.K, Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuruda bulunarak kötü muamele yasağının ihlal edildiğini öne sürdü.
AYM, battaniyeye el konulmasının ibadet özgürlüğünü engelleme amacını güdüp gütmediğine ilişkin sübut bir delil olmadığı gerekçesi ile ibadet özgürlüğü hakkında başvurucu lehine görüş vermedi.
Ancak savcılığın, olayın koşullarını yeterince araştırmadığını ve infaz koruma memurlarının zor kullanma yetkisini hangi gerekçeyle uyguladığının açıklanmadığını belirtti.
Bu nedenle kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmederek K.K'ya 100 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Karar, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Kararın gerekçesi şöyle:
''Somut olayda söz konusu battaniyeye kurum malına zarar verildiği gerekçesiyle el konulduğu anlaşılmıştır. Battaniyeye el konulmasının başvurucunun ibadet etme hakkını engellemek amacıyla yapıldığını gösteren bir husus yoktur. Bunun haricinde Ceza İnfaz Kurumunca başvurucunun ibadet etme hakkının engellendiğine ilişkin bir durum da söz konusu değildir. Başvurucu da battaniyeye el konulması nedeniyle ibadet etme hakkından tamamıyla mahrum kaldığını da iddia etmediğinden başvurucunun ibadet özgürlüğüne yönelik açık ve görünür bir ihlalin olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
Ayrıca başvurucu, Ceza İnfaz Kurumunda belli bir tarihe kadar geçen sürede din görevlisi ile görüştürülmediğini ve dini kitaplara erişiminin engellendiğini ileri sürmüştür.
Başsavcılık, başvurucunun ifadesini almamış; olayın gerçekleşme koşullarının tespiti için gerekli olmasına rağmen olay hakkında görgüye dayalı bilgiye sahip olabilecek tutuklu ve hükümlülerin beyanına başvurmamış, sadece Ceza İnfaz Kurumundan elde ettiği bilgi ve belgeler ile şüpheli infaz koruma memurlarının beyanlarına dayanarak soruşturmayı sonuçlandırmıştır. Kanuni Hastanesinde yapılan muayene nedeniyle düzenlenen belgede BT'ye başvurulduğunun ve elde edilen görüntüde kırık olmadığının belirtilmesi sözü edilen belgenin soruşturma dosyasında bulunmaması nedeniyle sonuca etkili değildir.
Son olarak belirtmek gerekir ki Başsavcılıkça verilen kararda somut olayda infaz koruma memurlarının zor kullanma yetkilerini kullanabilecekleri hallerden hangisinin bulunduğu açıklanmamıştır. Açıklanan gerekçelerle kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir."