Ayhan Bora Kaplan davasında şok ifade! Serdar Sertçelik "Gizli tanık olmaya zorladılar" dedi: Öyle isimler verdi ki

İstinaftan dönen Ayhan Bora Kaplan davasında, 3 dosyanın daha birleştirilmesiyle görülen ilk duruşmada gerginlik tırmandı. Kaplan'ın hem sanık hem de müşteki konumundaki polislere yönelik "FETÖ" çıkışı mahkeme salonunu karıştırdı. Polis müdürleri Kaplan'a "Gördük kimin FETÖ’cü Cevheri'ye mesaj gönderdiğini" karşılığı verdi.

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin 17’si tutuklu 61 sanığın yargılandığı Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Ayhan Bora Kaplan'a 68 yıl hapis cezası verilirken, diğer sanıklar çeşitli sürelerde hapis cezası aldı.

İstinaf Mahkemesi kararının onanmasına hükmetti ancak yapılan olağanüstü itiraz sonucu sanıkların yeniden yargılanması için dosya geri geldi. İstinafın bozma kararından sonra davayla 3 dosyanın daha birleşmesiyle sanık sayısı 75'e ulaştı. Davanın yeniden görülmesine başlandı.

HAKİM SAKALINI KESEN SERTÇELİK TANIYAMADI

Gazeteci Müyesser Yıldız'ın aktardığına göre, yeniden yargılama sürecinde görülen davada hem sanık hem de müşteki konumundaki Ayhan Bora Kaplan operasyonunda yer alan polislerden 4'ü mahkeme salonuna geldi; 2'si ise SEGBİS ile katıldı.

Güvenlik önlemlerinin üst seviyeye çıkarıldığı salona tutuklu sanıklar Ayhan Bora Kaplan ile M7 kodlu gizli tanık Serdar Sertçelik de getirildi ve duruşma sanıkların kimlik tespiti ile başladı.

Serdar Sertçelik'in adını okuyan Mahkeme Başkanı, Sertçelik'i görünce, "Sen misin? Sakalını mı kestin?" dedi.

Duruşmanın başlangıcında emniyet mensuplarının dosyaların ayrılması yönündeki talebi değerlendirildi. Cumhuriyet savcısı, İstinaf mahkemesinin bozma ilamı ile mevcut delil ve olguların bir bütün olarak incelenmesi zorunluluğuna dikkat çekerek talebin geri çevrilmesini istedi; mahkeme heyeti de bu doğrultuda tefrik talebinin reddine hükmetti.

AYHAN BORA KAPLAN'IN POLİSLERE "FETÖ" ÇIKIŞI MAHKEME SALONUNU KARIŞTIRDI

Birleştirilen iki davaya ait yaklaşık 100 klasörlük arşive erişemediklerini ve davanın temelini oluşturan dijital materyallerin kendilerine teslim edilmediğini belirten çok sayıda sanık avukatı, bu durumun savunma hakkını kısıtladığını ifade ederek materyallerin temini için ek süre talep etti.

Yargılama sırasında Ayhan Bora Kaplan’ın emniyet görevlilerine yönelik "FETÖ’cü" ithamında bulunması üzerine duruşma salonunda tansiyon yükseldi ve karşılıklı hakaretler yaşandı.

Kaplan salondan uzaklaştırıldığı sırada suçlamasını yinelerken, polis müdürleri Murat Çelik ve Şevket Demircan, "Terbiyesiz, kimsin sen? Gördük kimin FETÖ’cü Cevheri'ye mesaj gönderdiğini" sözleriyle sert tepki gösterdi.

Gerginliğin izleyici sıralarına da sirayet etmesiyle birlikte, sanık yakınları polis yakınlarının kendilerine küfrettiğini iddia etti; mahkeme başkanı ise bu iddiada bulunan kişileri salondan çıkarttı. Savcının, sanık avukatlarının erteleme taleplerinin reddedilmesi yönündeki mütalaasının ardından, mahkeme heyeti kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi.

SERDAR SERTÇELİK "GİZLİ TANIK OLMAYA ZORLADILAR" DEDİ: ÖYLE İSİMLER VERDİ Kİ...

Sanıkların salona getirilmesiyle birlikte Mahkeme Başkanı, duruşma düzenine ilişkin uyarılarını yineleyerek benzer bir taşkınlık durumunda sanıkların dışarı çıkarılacağını belirtti. Bora Kaplan’ın söz alma talebini, sırası geldiğinde beyanda bulunabileceğini söyleyerek reddeden Başkan, savunmaların alınmasına Serdar Sertçelik ile devam etti.

Duruşmada ilk sözleri "Bu soruşturma sürecinde çok haksızlık gördük. Sizden tek isteğim, adil yargılama yapmanız" olan Sertçelik’e Mahkeme Başkanı, "Şüphen olmasın" yanıtını verdi.

Türkiye’ye iadesinden sonraki ifadelerini tekrarlayan Sertçelik, savunmasında emniyet mensuplarına yönelik ağır suçlamalarda bulundu. Gizli tanıklığın kendisine zorla kabul ettirildiğini ileri süren Sertçelik, bu işlemin ardından polislerin pasta yediğini, kendisine de bir dilim pasta ve çay verildiğini iddia etti.

Savunmasında dönemin emniyet müdürleri arasındaki ilişkilere de değinen Sertçelik, Murat Çelik’in dönemin KOM Şube Müdürü Kerem Gökay Öner’i suçladığını ancak kendisinin Öner’i hiç görmediğini, ismini ise ancak yurt dışına gittikten sonra duyduğunu savundu. Sertçelik, "İnanıyorum, yarın öbür gün aralarından birileri, bunları Murat Çelik’in yaptırdığını söyleyecektir" ifadelerini kullandı.

Sertçelik ayrıca, polislerin kendisinden Süleyman Soylu, Sadık Soylu, Bekir Bozdağ, Abdulhamit Gül ve Fahrettin Koca’nın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’ın ismini vermesini istediğini öne sürdü. Bu talepler doğrultusunda emniyet birimlerinin ne kadar "pervasız" hareket ettiğini gördüğünü belirten Sertçelik, asıl amacın çok farklı olduğunu anladığını dile getirdi.

"DAHA ERKEN GELSEYDİN SERDAR"

Duruşmada savunmasına devam eden Serdar Sertçelik, kendisi henüz KKTC’den Türkiye’ye gelmeden ve gizli tanık statüsü almadan önce, emniyet birimlerinin bazı üst düzey isimlere yönelik takip faaliyetleri yürüttüğünü iddia etti. Sertçelik; polislere ait yazışmalarda, eski Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman’ın para hareketlerinin ve Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan’ın yeğeni Bilal Arslan’ın izlendiğine dair bilgilerin yer aldığını öne sürdü.

Sertçelik’in bu iddiaları üzerine Mahkeme Başkanı, "Ön hazırlık yaparak sana bu isimleri söylettirdiklerini mi iddia ediyorsun?" sorusunu yöneltti. Sertçelik ise bu durumu doğrulayarak, söz konusu iddiaların savunmasının temel dayanaklarını oluşturduğunu ifade etti. Savunmasının devamında emniyet mensuplarının kendi aralarındaki yazışmalarda, MHP’li eski Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel hakkında da bir soruşturma yürüttüklerinin anlaşıldığını ileri sürdü.

Yazılı savunmasını okuyarak beyanda bulunan Sertçelik’e müdahale eden Mahkeme Başkanı, "Hem okuyorsun hem konuşuyorsun" eleştirisinde bulundu. Sertçelik’in "Üç yıldır bugünü bekliyordum" şeklindeki yanıtına karşılık Mahkeme Başkanı, "O zaman daha erken gelseydin Serdar" dedi. Bu diyalogların ardından mahkeme heyeti, duruşmay ara verdi.

Türkiye Haberleri