Atatürk'e hakaretin beraat gerekçesi şoke etti! "Kapalı alan"

11 öğrencinin tanıklığına rağmen Atatürk’e ağır hakaretler eden öğretmen beraat etti! Mahkeme, sınıfı kamusal alan saymadı; hakaretin "kapalı kapılar ardında" kalmasını beraat gerekçesi yaptı.

Manisa Turgutlu'daki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde görev yapan 59 yaşındaki felsefe öğretmeni Ramazan Avuşmak, ders sırasında Mustafa Kemal Atatürk hakkında ağza alınmayacak ifadeler kullandığı suçlamasıyla hakim karşısına çıktı. 11 öğrencinin okul yönetimine resmi şikayette bulunduğu olayda, önce tutuklanan ardından tutuksuz yargılanan Avuşmak hakkında mahkeme tartışmalı bir karara imza attı. Mahkeme heyeti, söz konusu hakaretlerin 'alenen işlenmediğine' hükmederek Avuşmak’ın delil yetersizliği ve suç unsurunun oluşmaması gerekçesiyle beraatına karar verdi.

ADLİYE ÖNÜNDE TEKBİRLİ KUTLAMA VE "DEVLETİN EMRİNDEYİM" MESAJI

Beraat kararının ardından mahkeme çıkışında bekleyen bir grup, kararı tekbirlerle karşıladı. Ramazan Avuşmak, kendisine destek veren kalabalığın önünde yaptığı açıklamada yargı kararına teşekkür ederek, "Ülkemizde adaletli savcılar, hakimler olduğu ispatlanmıştır. Ben devletimden razıyım. Ben devletimin emrindeyim. Adalet yerini buldu" ifadelerini kullandı.

EĞİTİM-İŞ: SINIF KAPALI BİR ODA DEĞİL KAMUSAL ALANDIR

Gelişmeleri Cumhuriyet'e değerlendiren Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, davanın organize bir baskı ortamında ilerlediğini vurguladı. Öğrencilerin mahkemede baskılara rağmen ifadelerini tekrar ettiğini belirten Özbay, şunları söyledi:

"Öğrencilerin neredeyse tamamı; hiçbir tereddüt göstermeden, ders sırasında Atatürk’e yönelik ağır hakaretlerin açıkça dile getirildiğini, ‘pedofili’ ve ‘sarhoş’ gibi ifadelerin kullanıldığını mahkeme kayıtlarına geçirmiştir. Yani ortada artık bir iddia değil; somut, tutarlı ve birbiriyle örtüşen tanık beyanları vardır. Mahkeme; ‘sözlerin alenileşmediği’, ‘sınıf ortamında, kapalı kapılar ardında gerçekleştiği’ gibi gerekçelerle beraat kararı vermiştir. Şimdi buradan açıkça soruyoruz: Sınıf, kapalı bir oda değil; Cumhuriyetin ortak geleceğinin korunduğu kamusal bir alandır. Onlarca öğrencinin önünde, bir eğitim kurumunun çatısı altında söylenen sözlerde ‘aleniyet’ aramak; gerçeğin gözünün içine bakıp onu inkar etmektir."

Özbay, öğrencilerin şikayetlerini geri çekmesi için sanık ailesi tarafından baskı altına alındığının da mahkeme kayıtlarına girdiğini hatırlatarak, Milli Eğitim Bakanlığı'nı göreve çağırdı:

"Bu kişiyi hâlâ öğretmen olarak o okulda, o çocukların karşısında tutmaya devam mı edeceksiniz?"

SİYASETTEN "İÇ CEPHE" VE "ÇİFTE STANDART" TEPKİSİ

Karar, siyaset dünyasında da yankı buldu. CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, kararın iktidarın son dönemdeki ‘iç cephe’ söylemleriyle taban tabana zıt olduğunu ifade etti. Bayraktutan, "Başkentimiz, laik cumhuriyet, Atatürk bizim ortak değerlerimiz. AKP’nin samimi olmadığının bundan doğal bir göstergesi yoktur. Siyasette sıkıştıklarında akıllarına iç cephe geliyor ama uygulamalarıyla yargıyı bir aparat olarak kullandıklarını gösteriyorlar" dedi.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı ise iktidarın çifte standart uyguladığını savunarak şu eleştirileri getirdi:

"50 bin Türk vatandaşının katili olan Öcalan üzerinden iç cepheyi tahkim etmeye çalışan bir hükümet var. Aynı iktidar sahipleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusuna yönelik hakaret içeren ifadeleri mazur görürken, Öcalan posterleriyle yapılan gösterilere müsamaha gösteriyor. Bu iktidar, ulusun liderinin mirasını savunmaktan bile acizdir."

SARAY VE YANDAŞ SENDİKADAN ÖĞRETMENE TAM DESTEK

Beraatle sonuçlanan dava sürecinde Ramazan Avuşmak’a gelen destekler ise dikkat çekiciydi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, davayı bir "kumpas" olarak niteleyerek, "34 yıllık bir öğretmeni, tek bir cümleyi bağlamından koparıp eğip bükerek ‘suçlu’ ilan etmek ancak bir kumpas anlayışıyla izah edilebilir” sözleriyle Avuşmak’a sahip çıkmıştı.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’un "Demokles’in kılıcı" gibi kullanıldığını iddia ederek, beraat eden öğretmenin bu "düzeneğin" bir kurbanı olduğunu öne sürmüştü.

Türkiye Haberleri