Arsenik bulgusu yasal sınırın iki katı çıktı!

Uşak'taki Kışladağ Altın Madeni’nde çıkan su analiz raporunda ağır metal ve arsenik değerlerin, yasal mevzuatın üzerinde olduğu ortaya çıktı. Şirket tarafından yapılan açıklamada ise, söz konusu iddianın gerçek olmadığı savunularak "Madende 19 yıldır düzenli olarak çevresel izleme ve denetim yapılıyor” denildi.

'Cehennem Çukuru' olarak bilinen Uşak'taki Kışladağ Altın Madeni ve TÜPRAG Metal Madencilik A.Ş'nin madencilik faaliyetleri hakkında AİHM'e açılan davada karar çıktı.

Mahkeme, adil yargılama hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Tepkiler sonrası yeniden yargılama kararı çıktı. Davanın ilk duruşması, 12 Şubat’ta Uşak İdare Mahkemesi’nde.

MAHKEME, AİHM’E RAĞMEN YENİ BİLİRKİŞİ İNCELEMESİNE GEREK DUYMADI

AİHM kararında, başvurucuların bilirkişilere soru yöneltememesi, dava dosyasındaki belgelerin başvuranlara iletilmemesi ve yerel mahkemelerin başvuranların itirazlarına yanıt vermemesine dair şikayetlerin kabul edilebilir olduğuna karar verildi. Mahkeme, yeni bir bilirkişiye gerek duymadı. Yeni bir heyet oluşturularak keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması istendi. Bölgedeki sulardan numune alındı. Numuneler, incelenmesine rağmen sonuç açıklanmadı.

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na yapılan itiraz sonucu ise rapora ulaşıldı.

ARSENİK DEĞERİ DİKKAT ÇEKTİ

Raporda, suyun renk, koku ve bulanıklık açısından uygun olmadığı belirtildi. Mevzuata göre “0” değerinde olması gereken "Koliform Bakteri" değeri ise 80 çıktı. Yine kimyasal analizlerde alüminyum, mangan ve demir değerlerinin mevzuatın neredeyse iki katı olduğu görüldü.

Mevzuat limitine göre “10” olması gereken arsenik değeri 18,35 olarak kaydedildi.

‘MADENCİLİK FAALİYETLERİNİN SU KAYNAKLARINI KİRLETTİĞİ ORTADA’

Bölge halkının avukatları Uşak İdare Mahkemesi’ne verdiği dilekçede, arsenik, mangan ve demir seviyelerindeki artışların altın madeni faaliyetlerinin su kaynakları üzerinde giderek artan etkisini gösterdiğini belirtti. Avukatlar "Sonuçlardan anlaşılacağı üzere Kışladağ Altın Madeni tarafından çevre kirletilmekte ve sağlıklı bir çevrede yaşam hakkı ihlal edilmektedir” dedi.

NE OLMUŞTU?

Kışladağ Altın Madeni’nde 2006 yılında başlayan çalışmalar kapsamında 450 metre derinliğinde çukur oluşturan Kanadalı Kanadalı El Dorado Gold’un’un Türkiye’deki şirketi TÜPRAG Metal Madencilik A.Ş'nin madencilik faaliyetleri yıllardır tartışılıyor.

Zehirlenme olaylarının ardından halk, "ÇED olumlu" kararının iptali için dava açtı. Dava olumsuz sonuçlanınca karar AİHM'e taşındı. AİHM 2024 Nisan ayında çevreciler lehine karar verdi. Mahkeme, davacıların bilirkişilere soru yöneltememesi ve belgelerin başvuranlara iletilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

TÜPRAG: 19 YILDIR DENETİM YAPILIYOR
TÜPRAG’dan yapılan açıklamada ise “Madende 19 yıldır düzenli olarak çevresel izleme ve denetim yapılıyor” denilerek şu şöyle denildi: “TÜPRAG Metal Madencilik tarafından işletilen Avrupa’nın ve Türkiye’nin en büyük üretim kapasitesine sahip altın madenlerinden Kışladağ Altın Madeni’ne yönelik devam eden hukuki süreç kapsamında bugün Uşak İdare Mahkemesi’nde AİHM kararı ele alınıyor. Söz konusu karar, ÇED Olumlu kararının iptali amacıyla 2004 yılında açılan dava dosyasında yer alan uzman görüşlerinin davacılara ayrıca tebliğ edilmemesi nedeniyle yeniden görüşülüyor. TÜPRAG, yaptığı açıklamada, AİHM kararının davanın esasına etki eden bir yönünün bulunmadığını, yalnızca yargılama sürecindeki usule ilişkin olduğunu vurgulayarak, bu durumun işletmenin faaliyetlerini etkilemeyeceğini belirtti.”

26 KUYUDAN SU ÖRNEĞİ ALINIYOR
TÜRRAG açıklamasının devamında “AİHM kararının görüşüleceği dava ile ilişik tutulmak istenen su analiz raporlarına ilişkin iddialara da açıklık getirdi. 2003 yılında, o zamanki adıyla Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ÇED olumlu kararı verilerek 2006 yılında üretim faaliyetlerine başlayan Kışladağ̆ Altın Madeni, aynı yıl Uşak Valiliği tarafından DSİ de dahil olmak üzere kamu kurumlarından oluşturulan “Kışladağ̆ Altın Madeni İzleme Denetleme Komisyonu” ile madende su ve toprak numune alımına başlayarak üretim faaliyetlerini sürdürüyor. 19 yıldır düzenli olarak çevresel izleme ve denetim faaliyetleri gerçekleştirilen madende bugüne kadar en az ayda iki kez olmak üzere açılmış toplam 26 gözlem kuyusunda su için 34, toprak için ise 19 farklı kimyasal parametreyle sürekli olarak denetim çalışmaları yürütülüyor” ifadelerine yer verildi.

YAĞMUR SULARI DA ARITILIYOR
Açıklamada ayrıca “TÜPRAG, Kışladağ Altın Madeni’nde işletme alanından dışarıya kontrolsüz atıksu deşarjı söz konusu olmadığı gibi maden sahasına düşen yağmur sularının da toplanarak arıtıldığı ve maden sahasında geri kullanıldığını ifade etti. Bu sayede, sadece 2023 yılında DSİ tarafından madene yasal olarak tahsis edilen yer altı suyu çekim miktarının yalnızca yüzde 47’si kullanılırken, su tüketiminin optimize edilmesiyle çevresel risklerin en aza indirildiğinin altı çizildi” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye Haberleri