İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek’in, yemin etmek için TBMM’ye geldiği sırada yaşanan kavga ülke gündemine bomba gibi düşmüştü.
Akın Gürlek’in başsavcı olduğu dönemde çok sayıda belediyesine operasyon gerçekleştirilen CHP tarafından, Gürlek’e yönelik protesto düzenlendi. Ancak CHP’li vekiller protesto için harekete geçmeden Akın Gürlek’in çevresi 15 - 20 AKP Milletvekili tarafından sarılmıştı. Gürlek’in çevresini saran vekiller arasında Meclis'teki her kavgada başrol oynayan Osman Gökçek ve Alpay Özalan da vardı.
OSMAN GÖKÇEK MAHMUT TANAL’A YUMRUK ATTI!
AKP ve CHP’li milletvekilleri arasında yaşanan tartışma kavgaya dönüşürken vekiller birbirlerine yumruklarla saldırmış ve bazı milletvekilleri yaralanmıştı. Çıkan kavgada AKP'li Osman Gökçek, CHP'li Mahmut Tanal’a yumruk atmış, burnu kanayan Tanal tedavi altına alınmıştı.
TANAL YAŞANANLARI ANLATTI!
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, geçtiğimiz gün Meclis’te yaşananları sosyal medya hesabından anlattı. Tanal, çıkan kavgaya ilişkin yaptığı açıklamada “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ortaya çıkan manzaralar hiçbirimizi memnun etmemiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi kavganın değil, müzakerenin meclisi olmalıdır. Buna karşılık Türkiye’de cumhuriyetimize, demokrasimize ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik saldırılar bardağı taşırmıştır. Dolayısıyla bu saldırıları yönetenlerin memleketin en önemli ve en güzide bakanlıklarına getirilmesi kamu vicdanını yaralamıştır” ifadelerine yer verdi.
Kürsü işgalinin Meclis’te ilk kez yapılan bir eylem olmadığına dikkat çeken Tanal, “Üstelik çok uzun yıllara dayanmaktadır. Geçmişte, bugün millî görüşün temsilcisi olarak Meclis’te olduğunu iddia edenlerin eski temsilcileri tarafından Meclis kürsüsü defalarca işgal edilmiştir. Bu, demokratik tahammül çerçevesinde değerlendirilmiş bir eylem biçimidir.” dedi.
“KÜRSÜYÜ İLK AKP GRUBU İŞGAL ETTİ”
Yaşanan olayda, kürsüyü ilk kez fiilen işgalli hâle Cumhuriyet Halk Partisi grubunun getirmediğini belirten Tanal, “Grup Başkan Vekilimiz Murat Emir kürsüye doğru ilerlerken, AKP’li milletvekilleri topluca ve eş zamanlı biçimde koşarak kürsünün etrafını kapatmış, kürsü çevresini blokaj altına almıştır. Böylece kürsüyü fiilen işgalli hâle getiren ilk hareket AKP grubu tarafından gerçekleştirilmiştir. Yaşanan gerilim bu organize tutumun sonucudur.” açıklamasında bulundu.
Tanal, sözlerinin devamında “Dün Meclis nöbetçi başkanvekili Pervin Buldan iken, görev değişikliği yapılarak Bekir Bozdağ başkanvekilliği görevine getirilmiştir. Bu değişiklik dahi sürecin ne kadar planlı ve organize olduğunun açık göstergesidir. Bugüne kadar Meclis’te en tartışmalı ve hukuka aykırı iş ve işlemlerin altına imza atılan süreçlerde Bekir Bozdağ’ın görevlendirilmiş olması dikkat çekicidir.” sözlerini sarf etti.
“Dün yaşanan hukuk dışı işlemin içerisinde de organizasyonun bir parçası olarak yer almıştır.” diyen Tanal, “Böyle bir ortamda Meclis Başkanı Bekir Bozdağ’ın, İçtüzük uyarınca görüşmelere ara vermek yerine Adalet Bakanı’nı yemin etmek üzere fiilen kapatılmış olan kürsüye davet etmesi, olayların daha da büyümesine neden olmuştur” ifadelerini kullandı.
“SİSTEMLİ BİR SALDIRIYA UĞRADIM”
Açıklamasının devamında, “Bu süreçte sistemli bir saldırıya uğradım. Kamuoyunun vicdanına bırakıyorum ki Osman Gökçek ve Mahmut Tanal tek başlarına karşı karşıya kalsalar ne olacağını tahmin etmek zor değildir” ifadelerini kullanan Tanal, “Karşımızda çok sayıda kişiyle planlanmış bir müdahale vardı. Bu esnada beni tutanların da etkisiyle dengemi kaybetmem sonrasında çeşitli görüntüler ortaya çıkmıştır.” dedi.
CHP’li Tanal, “Ben Türkiye’de demokrasinin ve Atatürk Cumhuriyeti’nin temel ilkelerinin müdafaa ve muhafaza edilmesi için fedakârca çalıştım. Bundan sonra da fedakârca çalışmaya devam edeceğim.” diyerek “Şu bilinsin ki Türkiye, bu saldırıları içeride ya da dışarıda yapanların yanına bırakmayacak kadar büyük bir ülkedir.” sözlerini sarf etti.
Tanal, açıklamasını “Biz her zaman demokrasi ve Cumhuriyet’in yanında bulunmaya, bu değerleri savunmaya ve bu değerler için gerekli mücadeleyi sonuna kadar vermeye devam edeceğiz. Bu düşüncelerle kamuoyunu saygılarımla selamlıyorum.” ifadeleriyle noktaladı.