Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yaşayan doğuştan zihinsel engelli 43 yaşındaki Leyla Özekinci, yaklaşık 8 yıl önce idrar yolu enfeksiyonu ve şiddetli karın ağrısı şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvurmaya başladı. Ailesi tarafından birçok kez farklı hastanelere götürülen Özekinci’ye uygulanan yöntem ise hep aynı kaldı: Muayene sonrası sadece ilaç tedavisi önerildi. Ancak uygulanan bu tedaviler, engelli kadının her geçen gün artan ağrılarına çare olmadığı gibi, vücudundaki hayati tehlikenin büyümesine de engel olamadı.
GERÇEK, GAZİ YAŞARGİL HASTANESİ’NDE ORTAYA ÇIKTI
Şikayetlerin dayanılmaz noktaya gelmesi üzerine aile, bu kez Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yolunu tuttu. Üroloji Bölümünde Opr. Dr. Süleyman Çankaya tarafından yapılan tetkikler, yıllardır süregelen ihmali gözler önüne serdi. Yapılan tomografi sonucunda, hastanın mesanesinde ve idrar kanalında en küçüğü 2, en büyüğü ise 9 santimetreye ulaşmış toplam 6 taş tespit edildi. Taşların toplam ağırlığının yaklaşık yarım kilogramı bulduğu ve hastanın böbreklerine ciddi zararlar verdiği anlaşıldı.
BÖBREK KAYBININ EŞİĞİNDEN DÖNÜLDÜ
Opr. Dr. Süleyman Çankaya ve Opr. Dr. Yekta Bıçak tarafından gerçekleştirilen ve yaklaşık 1,5 saat süren cerrahi operasyonla, Leyla Özekinci’nin vücudundaki taşlar temizlendi. Ancak taşların yarattığı hasar o kadar büyüktü ki, hastanın böbrek fonksiyonlarını geri kazanabilmesi için böbreğine stent takılması zorunlu hale geldi. Operasyonun hayati önemine dikkat çeken Dr. Yekta Bıçak, "Bu süreç bir süre daha devam etseydi, taşlar saptanmasaydı, operasyon gerçekleşemeseydi böbrek kaybına dahi yol açabilirdi" sözleriyle tablonun vahametini ortaya koydu.
"ENGELLİ OLDUĞU İÇİN KENDİNİ İFADE EDEMİYORDU"
Hastanede 3 günlük tedavi sürecinin ardından taburcu edilen Leyla Özekinci’nin kardeşi Eyyüp Özekinci, yaşadıkları süreci ve karşılaştıkları manzarayı şu sözlerle özetledi:
"Ablamın uzun zamandır ağrıları vardı, götürdüğümüz hastanelerde önerilen ilaç tedavilerine rağmen sağlık sorunları düzelmedi. Ablam engelli olduğu için kendisini ifade edemiyordu. Taşları görünce şok olduk. Bu kadar büyük taş beklemiyorduk. Hocalarımıza teşekkür ediyoruz, taşlar alındıktan sonra şimdi rahatladı."
Hekimler; genetik yatkınlık, yetersiz su tüketimi ve beslenme tarzının bu tür taşlara yol açabileceğini belirtirken, hastanın zihinsel engeli nedeniyle derdini anlatamamasının, teşhis sürecinin 8 yıl gecikmesinde ve hastalığın bu denli ilerlemesinde temel faktör olduğunu vurguladı. (AA)