6 Şubat depremlerinin ardından geçen üç yıla rağmen kalıcı konut sorunu hala devam ediyor. Konut sorunu yaşayanlar arasında Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde yaşayan 72 yaşındaki Kemal Bunduk gibi Hazine arazisi üzerine kurulu köy evlerinde yaşayan vatandaşlar da yer alıyor.
Depremde evinin yıkıldığını belirten Bunduk, yerinde dönüşüm için yaptığı başvurunun arazinin statüsü nedeniyle kabul edilmediğini söyledi. Köyde kendisiyle birlikte aynı durumda olan 7 kişi bulunduğunu ifade etti.
72 YAŞINDAKİ DEPREMZEDE 3 YILDIR BİR EVE BAŞINI SOKAMADI
Depremin ardından üç yıl çadırda yaşadığını anlatan Bunduk, "Çadırda soba bile yakamadım. Çadırın her yeri yırtıldı, her gün rüzgârda sökülüyor, ben de dikiyorum. Şimdi barakada kalıyorum” dedi.
Yaşlılık aylığıyla geçinmeye çalıştığını ve artık 8 dönüm tarlasını da işleyemediğini dile getiren Bunduk, iftarlarını çoğu zaman ekmek, bulgur pilavı ve suyla açtığını söyledi. Yaşadıklarına isyan eden Bunduk “Her gün bulgur pilavı yenmez ki, ne yapacağımı bilmiyorum” ifadelerini kullandı.
Yaşlılık aylığı ile geçinen ve 8 dönüm tarlasını da işleyemeyen Bunduk, iftarlarını ekmek, bulgur pilavı ve suyla açtı ve yapacağını bilmediğini söyledi. Kemal Bunduk, tuvalet ve banyo ihtiyacını dışarıda gidermek durumunda olduğunu, barınma ve geçim sorununu çadırı kalamayacak hale gelince yaptığı barakanın önünde anlattı.
Bunduk şunları söyledi:
"Kahramanmaraş depremlerinde benim evim yıkılmıştı, o zamandan beri çadırda kaldım. Çadırda üç sene kaldım bir soba yakamadım. Çadırın şu anda her tarafı yırtık, her gün dikiyorum yel, fırtına aynen öyle. Oradan çıktım işte şu barakada kalıyorum.
Burası hazine, devlet, ev yapmayacağını biliyorum ama ne yapacağımı ben de bilmiyorum. Nasıl olacak?
Bir evim de yok. Benim param yok ki 750 bin lira vereyim. Devlet zaten bana 5 bin lira maaş veriyor, o da zaten ekmeğime yetiyor benim, ortamı görüyorsunuz. Barakada yaşayıp da işte oraya geliyorum yatıyorum, başka bir şey yok. "
"EKMEK DE YOK, BAKKAL DA YOK"
"Orada bir yatağım var, orada bir tüpüm var, bir ufak kazanla bir demliğim var. Her gün çay, başka ne yiyeceksin ki? Yemek olup da yetmiyor . Her gün bulgur pilavı da yenmez ki. Her gün bulgur pilavı yenir mi? Yenmez.
Barakada yok sobamız bizim burada. Çadırda da yakamadık zaten üç seneden beri, burada da yok. Soğuk havalarda ne yapacaksın? Yatağa giriyorsun, öyle yumuluyorsun. Başka ne olacak ki? Yatağa giriyorsun tamam. Bir ihtiyacım olursa motosikletle gidiyorum. Ekmek de yok, bakkal da yok. İki güne bir ekmeği oraya buraya rezilliğin biri bin para.
Şu anda niyetliyim, sağ olsun arkadaşın biri geldi, arabasıyla gittik Hemite Köyü'nden ekmek aldık geldik. Ekmek aldık, başka ne yiyeceksin ki? Gündüzden yaptığımız bir pilav vardı, olmazsa pilavı yeriz, başka bir şeyimiz yok ki." (ANKA)