İzmir’de kış boyunca etkili olan yağışlara rağmen kentin su rezervlerinde tablo hâlâ temkinli. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU), 7 Mart 2026 itibarıyla baraj doluluk oranlarını güncelledi.
Açıklanan veriler bazı barajlarda belirgin bir toparlanma olduğunu gösteriyor. Ancak kentin ana içme suyu kaynaklarında seviyeler hala kritik kabul edilen eşiklerin altında seyrettiği görüldü.
Uzmanlar, son haftalardaki yağışların rezervleri artırdığını ancak yaz aylarına güvenle girilebilmesi için mart boyunca düzenli ve uzun süreli yağışların devam etmesi gerektiğini belirtti.
TAHTALI’DA ARTIŞ VAR AMA KRİTİK SEVİYEYE ULAŞMADI
İzmir’in en büyük içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nda son günlerde kademeli yükseliş sürüyor.
5 Mart’ta doluluk oranı yüzde 39,32’ye çıktı. 6 Mart’ta aynı seviyede kalan baraj, 7 Mart 2026 itibarıyla yüzde 39,43’e yükseldi.
Buna karşın yoğun sağanaklara ve bazı bölgelerde görülen taşkınlara rağmen doluluk oranının kritik kabul edilen yüzde 50 eşiğinin altında kalması dikkat çekti.
Uzmanlar, barajın güvenli seviyelere ulaşabilmesi için yağışların uzun süreli ve düzenli şekilde devam etmesi gerektiğini vurguladı.
Geçen yılın aynı dönemine bakıldığında ise 7 Mart 2025’te de doluluk oranının yine yüzde 39,43 olduğu görülüyor. Bu durum, yıllık bazda kayda değer bir değişim yaşanmadığını gösterdi.
GÖRDES BARAJI KURUMA NOKTASINDAN TOPARLANDI
İzmir’e takviye su sağlayan Gördes Barajı yılın başında neredeyse tamamen kurumuştu.
30 Ocak’ta doluluk oranı yüzde 0 olarak kaydedildi ve baraj fiilen boşalmıştı. 31 Ocak’ta başlayan yağışların ardından su seviyesi yeniden yükselmeye başladı.
Şubat ayındaki yoğun yağışlar ve taşkınlar rezervlerde kademeli bir artış sağladı.
5 Mart’ta yüzde 27,96 olan doluluk oranı, 6 Mart’ta yüzde 28,04’e çıktı. 7 Mart 2026 itibarıyla ise yüzde 28,08 olarak ölçüldü.
Uzmanlara göre bu yükseliş olumlu bir gelişme olsa da yaz ayları için henüz yeterli değil. Gördes’te yüzde 40 seviyesinin aşılması durumunda su arzı açısından kısmi bir rahatlama sağlanabileceği belirtildi.
DİĞER BARAJLARDA DOLULUK DAHA YÜKSEK
İZSU’nun 7 Mart 2026 tarihli verilerine göre İzmir’deki barajların doluluk oranları şöyle:
• Tahtalı Barajı: %39,43
• Balçova Barajı: %92,47
• Ürkmez Barajı: %100
• Gördes Barajı: %28,08
• Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %71,39
Bazı barajlarda doluluk oranlarının yüksek seviyelere ulaşmasına rağmen İzmir’in ana içme suyu kaynağı olan Tahtalı ile takviye sistemi açısından kritik önemdeki Gördes’te seviyelerin görece düşük kalması, yaz ayları öncesinde su güvenliği açısından dikkatle izleniyor.
BARAJ DOLULUK ORANI NEYİ GÖSTERİR?
Baraj doluluk oranı, bir barajın toplam depolama kapasitesinin ne kadarının suyla dolu olduğunu gösteren yüzdelik bir ölçüdür. Başka bir ifadeyle mevcut su miktarının barajın maksimum kapasitesine oranını ifade eder.
Örneğin kapasitesi 100 milyon metreküp olan bir barajda 50 milyon metreküp su bulunuyorsa doluluk oranı yüzde 50 olarak hesaplanır.
Bu veri, şehirlerin içme suyu planlaması, tarımsal sulama kapasitesi ve enerji üretimi açısından temel göstergelerden biri kabul edilir.
YAĞIŞLAR BARAJ SEVİYELERİNİ NASIL ETKİLER?
Baraj rezervleri büyük ölçüde yağışlara bağlıdır. Yağmur ve kar suları, akarsular ve yeraltı akışları aracılığıyla barajlara ulaşarak su seviyesini yükseltir.
Ancak yalnızca yağış miktarı değil; yağışın süresi, düzenliliği ve mevsimi de belirleyici olur.
Kısa sürede gerçekleşen çok şiddetli yağışlar sel riskini artırabilir ancak baraj doluluğunu beklenen ölçüde yükseltmeyebilir. Buna karşılık uzun süreli ve dengeli yağışlar rezervlerin daha sağlıklı şekilde artmasını sağlar.
DOLULUK ORANI NASIL HESAPLANIR?
Baraj doluluk oranı, rezervuardaki mevcut su hacminin toplam depolama kapasitesine bölünmesiyle hesaplanır.
Formül şu şekildedir:
Doluluk Oranı (%) = (Mevcut Su Hacmi / Maksimum Baraj Kapasitesi) × 100
Örneğin kapasitesi 200 milyon metreküp olan bir barajda 80 milyon metreküp su bulunuyorsa doluluk oranı yüzde 40 olur.
Bu ölçümler genellikle barajlarda kurulu sensörler ve hidrometrik ölçüm sistemleri aracılığıyla belirlenir.
KURAKLIK RİSKİ NEDİR?
Kuraklık riski, bir bölgede uzun süre yeterli yağış olmaması sonucu su kaynaklarının azalması ve talebin karşılanamaması ihtimalini ifade eder.
Bu risk yalnızca yağış eksikliğiyle sınırlı değildir. Artan nüfus, yükselen su tüketimi, yetersiz su yönetimi ve iklim değişikliği de kuraklık riskini büyüten faktörler arasında yer alır.
Baraj doluluk oranlarının uzun süre düşük kalması, kuraklık tehlikesinin güçlendiğini gösteren en önemli işaretlerden biri olarak kabul edilir.