İzmir barajları, 2026'nın ilk çeyreğinde görülmemiş bir yağış bolluğuyla karşılaştı. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar,, yılın yalnızca ilk 45 gününde 2025'in tüm yıllık yağışının geride bırakıldığını açıkladı.
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün (İZSU) 6 Nisan 2026 tarihli verilerine göre, kentin içme suyunun yaklaşık yüzde 44'ünü tek başına karşılayan Tahtalı Barajı yüzde 51,16'ya ulaştı; bu, kritik eşik olarak belirlenen yüzde 50'nin şu an için üzerinde.
Geçen yılın aynı tarihinde Tahtalı yüzde 15 civarında can çekişiyordu. 2 Nisan itibarıyla yüzde 44,15 olan Tahtalı'nın bugünkü verisiyle birlikte bir yılda yaklaşık 3,4 katına çıktığı görüldü. Gördes Barajı da geçen yıl yüzde 5'in biraz üzerindeyken bugün yüzde 36'ların üzerine çıkmış durumda.
BARAJLARA GÖRE DOLULUK ORANLARI (6 NİSAN 2026)
İZSU'nun 6 Nisan 2026 tarihli verilerine göre aktif doluluk oranları:
- Tahtalı Barajı: %51,16 (146,8 milyon m³ kullanılabilir su)
- Balçova Barajı: %97,66
- Ürkmez Barajı: %100,00 (tam kapasite)
- Gördes Barajı: %36,31 (158,9 milyon m³ kullanılabilir su)
- Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %82,08
"NİSANIN YARISINDA YILLIK TOPLAM YAĞIŞI GEÇERİZ"
Prof. Dr. Doğan Yaşar, son yağışlarla tüm zamanların rekorunun kırıldığını; yılın ilk 45 gününde 2025 yılının tüm yağışının geride bırakıldığını açıkladı. İzmir'in yıllık ortalama yağışı 710 milimetre iken ocak ve şubat aylarında yaklaşık 500 milimetreye yakın yağış düştüğünü belirterek, "Nisanın yarısında yıllık toplam yağışı geçeriz" dedi.
"BU YAZ SU SIKINTISI YAŞANMAYABİLİR"
DSİ 2. Bölge Müdürü Hüseyin Koray Bilgi, ocak ve şubat aylarındaki yağışların yer altı su seviyelerinde de belirgin artışa yol açtığını, Küçük Menderes ve Gediz havzalarındaki gözlem kuyularında seviyenin yükseldiğini belirterek kaynakların doğru kullanılması halinde bu yaz su sıkıntısı yaşanmayabileceğini ifade etti.
HER YERE BARAJ ÇAĞRISI: "YER ALTI SUYU YILLAR SONRA DOLUYOR"
Su kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Yaşar, Türkiye’de baraj sayısının artırılması gerektiğini vurguladı. Yer altı barajlarının da önemine dikkat çeken Yaşar, uygun olan her alanda bu tür yatırımların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Barajların yalnızca yüzey sularını tutmakla kalmadığını belirten Yaşar, aynı zamanda yer altı su kaynaklarını da beslediğini söyledi. Yağmur sularının doğrudan yer altına inmediğini, bu sürecin yıllar aldığını dile getiren Yaşar, mevcut yağışların daha çok toprağın üst katmanlarını etkilediğini kaydetti.
Yer altındaki akiferlerin dolmasının uzun yıllar gerektirdiğini belirten Yaşar, su yönetiminde uzun vadeli planlamanın şart olduğunu sözlerine ekledi.
KURAKLIK ALARMI İÇİN TARİH VERİLDİ: “2035’E KADAR BARAJLAR DOLU KALACAK”
Prof. Dr. Yaşar, Gördes Barajı’nın geçmişte tabanındaki çatlaklar nedeniyle uzun süre su tutamadığını, gerekli düzenlemelerin ardından barajın dolmaya başladığını söyledi. Gördes’in kapasite olarak Tahtalı Barajı’ndan yüzde 50 daha büyük olduğuna dikkat çeken Yaşar, şu anda barajdaki su miktarının da Tahtalı’yı geçtiğini belirtti.
Son yağışlarla birlikte Gördes Barajı’ndaki doluluk oranının yüzde 35 seviyelerine ulaştığını aktaran Yaşar, yağış rejimine ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Buna göre önümüzdeki yıllarda yağışların büyük ölçüde ortalamanın üzerinde seyredeceğini ifade eden Yaşar, kısa süreli düşüşlerin genel tabloyu değiştirmeyeceğini dile getirdi.
Yaşar, “Önümüzdeki 10 yıl boyunca barajlarımızın kurumasını beklemiyoruz. Mevcut veriler, bir sonraki kurak dönemin 2035’li yıllarda yaşanacağını gösteriyor” dedi.
ŞEHİRLERE GÖRE BARAJ DOLULUK ORANLARI
BİR BARAJIN DOLULUK ORANI NE ANLAMA GELİR?
Baraj doluluk oranı rezervuarda biriken suyun, barajın tam kapasitesinin yüzde kaçına denk geldiğini gösterir. Mevcut su hacmi toplam kapasiteye bölünüp yüzle çarpılır. Bu orana göre yağmur mu yağıyor, buharlaşma mı artıyor, şehir ne kadar su tüketiyor görebiliriz. Büyük şehirlerde baraj doluluk oranı, musluktan akan suyun güvencesini gösteren en özet ve en somut rakamdır.
AKTİF DOLULUK İLE TOPLAM DOLULUK NEDEN FARKLI?
İZSU tablolarında iki farklı rakam dikkat çekiyor: toplam su hacmi ve kullanılabilir su hacmi. Toplam hacim rezervuardaki her damlayı sayar. Kullanılabilir hacim ise şehre gerçekten verilebilecek suyu oranını yansıtıyor.
Fark olarak görünen miktar "ölü hacim" denen kesitten kaynaklanıyor; barajın alt bölümünde biriken bu su, fiziksel ve teknik nedenlerle şebekeye aktarılamıyor. Su yönetimi söz konusu olduğunda toplam rakam göz yanıltıcı olabilir; gerçek tablo her zaman kullanılabilir hacimdir.
İZMİR BARAJLARI İÇİN GÜVENLİ DOLULUK SEVİYESİ NEDİR?
İzmir'de tek bir barajın oranına bakarak sistemi değerlendirmek yanıltıcı olabiliyor. Ürkmez yüzde 100, Balçova yüzde 87'de olsa bile Tahtalı kritik eşiğin altındaysa şehir risk altında demektir.
Uzmanlar Tahtalı için yüzde 50'yi yaz öncesi asgari güvenlik eşiği olarak çiziyor. Bu seviyenin altında yaz aylarının tüketim yüküyle baş etmek güçleşiyor; 2025 deneyimi bunu acı biçimde kanıtladı. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı için ise Çeşme yarımadasında turizm sezonuyla birlikte nüfusun 3-4 katına çıktığı düşünüldüğünde yüzde 50'nin altı ayrı bir alarm noktası sayılıyor.
BARAJLARDA SU AZALINCA NE OLUR?
İzmir bunun cevabını geçen yaz fiilen yaşadı. Tahtalı önce yüzde 13'e geriledi, ardından tek haneli seviyelere indi. 6 Ağustos'tan itibaren 13 ilçede her gece 23.00 ile 05.00 arasında kesintiler başladı ve bu uygulama aylarca sürdü.
Barajlarda doluluk oranı düştükçe sırasıyla suyun tazyiğinin azalması, planlı dönüşümlü kesintiler ve tarımsal sulama kısıtlamaları devreye giriyor.
Kritik noktanın çok altına inildiğinde ise son çareler gündeme geliyor; İZSU geçen yıl Gördes'in ölü hacminden su çekti, 20 yıldır kullanılmayan Güzelhisar hattını onararak sisteme bağladı, yer altı kuyularını yenileyerek kapasitelerini artırdı. (DHA)