CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, emekli maaşlarındaki erimeyi ve mutfaktaki yangını verilerle ortaya koydu. Manisa’da esnaf ziyareti gerçekleştiren Bakırlıoğlu, vatandaşın ve esnafın gündemindeki "geçim derdini" doğrudan kasap tezgahındaki rakamlar üzerinden hesapladı. Yapılan "kıyma hesabı", en düşük emekli maaşının alım gücünün 2020 yılından bu yana yaklaşık 10,5 kilo kıyma kaybettiğini gösteriyor.
EMEKLİNİN CEBİNDEN 8 BİN 900 LİRA BUHARLAŞTI
Bakırlıoğlu, yaptığı hesaplamada 2020 yılı ile günümüz arasındaki uçurumu şu sözlerle aktardı:
"Ben bu hesapları bir tek Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel yapıyor sanıyordum. Ama gördüm ki kasap da emekli de aynı hesapları yapıyor. 2020 yılında en düşük emekli maaşıyla 34 kilo kıyma alınabiliyormuş. Bugün aynı miktar kıymayı alabilmek için yaklaşık 28 bin 900 lira gerekiyor. Arada 8 bin 900 liralık bir fark var ve bu da yaklaşık 10-10,5 kilo kıyma demektir. Bu ülke besiciliğin olduğu bir ülkeyken nasıl olur da kıyma lüks hale gelir? Akıl alacak gibi değil."
KASAP TEZGAHINDAKİ GERÇEK: İNSANLAR ARTIK 1 KİLO ALAMIYOR
Alım gücündeki düşüşü sadece siyasetçiler değil, doğrudan üretici ve satıcı da teyit ediyor. Bakırlıoğlu’nun dinlediği Manisalı kasap, emeklinin sofrasındaki kaybı şu rakamlarla özetledi:
"2020'yi baz alıyoruz. O yıl en düşük emekli maaşıyla 34 kilo kıyma alınabiliyordu. Bugün emekli aynı 34 kiloyu almak istese maaşının 28 bin 900 lira olması gerekir. Ama değil. Demek ki emeklinin cebinden 8 bin 900 lira buhar olmuş. Bu kayıp da yaklaşık 10,5 kilo ete denk geliyor. Her yıl biraz daha kayıp, her yıl biraz daha düşüş."
Bakırlıoğlu, esnafın artık gramla satış yapmaya başladığına dikkat çekerek, "Tezgâhın başındaki esnaf diyor ki; insanlar artık bir kilo kıyma alamıyor. 200-250 liralık kıyma istiyor. O kadar alabiliyor. Çünkü maaşı yetmiyor" dedi.
HAYVANCILIK ÜLKESİNDE KIRMIZI ET LÜKS OLDU
Türkiye’nin üretim potansiyeline rağmen temel gıda maddelerine erişimin zorlaşması, ekonomi yönetimindeki kararları tartışmaya açıyor. Bakırlıoğlu, artan maliyetlerin ve ithalat politikalarının faturasının vatandaşa kesildiğini vurguladı:
"Bu ülke hayvancılığın güçlü olduğu bir ülkeydi. Bugün kırmızı et lüks oldu. Beyaz et fiyatları da hızla artıyor. İthalat–ihracat kararları, maliyet baskısı, yem fiyatları derken sonuç yine vatandaşa çıkıyor. Olan dönüp dolaşıp halka oluyor."
"EKONOMİ YÖNETİMİ MUTFAKTAKİ YANGINI GİZLEYEMEZ"
Halkın yaşadığı ekonomik daralmanın sadece rakamlardan ibaret olmadığını belirten Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, tablonun sosyal boyutuna işaret ederek açıklamasını şöyle tamamladı:
"Bu mesele sadece kıyma meselesi değil. Bu, emeklinin sofrasından eksilen 10 kilo et demektir. Bu, torununa harçlık veremeyen, pazarda filesini dolduramayan milyonlar demektir. En düşük emekli maaşı artık kasap tezgâhında eriyor. Ekonomi yönetimi rakamlarla oynayabilir ama emeklinin mutfağındaki yangını gizleyemez."