28 yılın ardından şehit sayıldı

Acemi birliğindeki eğitimi esnasında geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybeden Alparslan Sarıkaya, vefatından 28 yıl sonra istinaf mahkemesi tarafından şehit kabul edildi. Ailenin avukatı, bu kararın benzer durumdaki diğer askerler için emsal teşkil edeceğini belirtti.

Alparslan Sarıkaya, askerlik görevini yerine getirmek üzere 23 Kasım 1998'de acemi birliğine teslim oldu. Temel Savaş Beden Eğitimi'nin üçüncü haftasında, barfiks çekme hareketi sırasında beyin kanaması geçiren Sarıkaya, hastaneye sevk edildi. Geçirdiği çok sayıda ameliyata ve yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen 15 Şubat 1999'da yaşamını yitirdi. O dönemki Alay Komutanı tarafından Sarıkaya için şahadet belgesi düzenlenmiş ve cenazesi resmi törenle defnedilmişti.

ŞEHİT BABASININ HUKUK YOLUNA GİTTİ

Hürriyet'ten Mesut Hasan Benli'nin haberine göre, Sarıkaya'nın babası Şevki Sarıkaya oğlunun vazife malulü sayılması talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) başvurdu ancak bu talep 2022 yılında reddedildi.

Bunun üzerine baba Sarıkaya, avukatı İsmail Kılıç aracılığıyla kararın iptali için Ankara 16. İdare Mahkemesi'nde dava açtı. Mahkeme, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden konuyla ilgili bir rapor talep etti. Hastaneden gelen raporda, Alparslan Sarıkaya'nın ölümünün askerlik görevinin sebep ve etkisiyle meydana gelmediği öne sürüldü. Bu rapora dayanan idare mahkemesi, davayı reddetti.
İstinaf Mahkemesi Kararı Bozdu: 28 yıl sonra şehit sayıldı

İlk mahkemenin kararına karşı yapılan istinaf başvurusu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi tarafından incelendi. Daire, 3 Aralık 2025 tarihinde yaptığı değerlendirme sonucunda istinaf başvurusunu kabul ederek yerel mahkemenin kararını kaldırdı.

Mahkemenin gerekçeli kararında, Sarıkaya'nın ölümünün vazife kaynaklı olduğu ve bu nedenle vazife malulü sayılması gerektiği vurgulandı. Kararda şu ifadelere yer verildi: "Davacının oğlunun zorunlu eğitim kapsamında yapılan barfiks hareketinin ifası sırasında fenalaşmasıyla başlayan olayın oluş biçimi dikkate alındığında, beyin kanaması yaşadığı anlaşılan müteveffanın, bakılan bu davaya münhasıran değerlendirilmesi gereken bilgi ve belgelere göre ağır fiziksel efor sırasında rahatsızlanması ile başlayan süreç ve bu nedenle geçirdiği operasyonlar sonucunda gerçekleşen, temelinde de beyin kanaması olan ölüm olayının vazifeden ve vazifenin icrasından kaynaklandığı, bu haliyle ölümün vazifeden ve vazifenin etkisinden tamamen bağımsız olarak gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla davacının, askerde vefat eden oğlunun vazife malulü sayılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır."

"EMSAL NİTELİKTE"

Ailenin avukatı İsmail Kılıç, istinaf mahkemesinin verdiği bu kararın emsal niteliğinde olduğunu ifade etti. Kılıç, "Vatani görevini yaparken, yapılan spor eğitimi sırasında hayatını kaybeden askerlerimizin bu karar ile vazife malulü sayılma yolu açılmıştır. Askerimiz, vefatının ardından resmi tören yapılmasına rağmen, şahadet belgesi düzenlenmiş olmasına rağmen 28 yıl sonra şehit sayılabilmiştir" şeklinde konuştu.

Türkiye Haberleri