İzmir'de yağışa rağmen barajlarda dikkat çeken durgunluk

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi 28 Şubat tarihli verileri açıkladı. Yılın ilk 45 gününde rekor yağış görülürken, kuvvetli sağanakların azalmasının ardından baraj seviyeleri merak konusu oldu. Bazı barajlarda artış sınırlı kalırken, Ürkmez tam dolulukta sabit kaldı; uzmanlar dengeli yağışın sürmesi gerektiğini vurguladı.

2026’nın ilk haftaları, İzmir’in su dengesi açısından adeta kırılma noktası oldu. Geçen yılın tamamında ölçülen 432,1 kilogramlık toplam yağış, bu yıl yalnızca ilk 44 günde 436,3 kilograma ulaştı. Böylece kent, henüz takvim yılının başındayken 2025’in toplamını aşarak sıra dışı bir tablo ortaya koydu.

Rakamlar, İzmir’de yağış düzeninin kısa süre içinde belirgin biçimde farklılaştığını ve su bilançosunda dikkat çekici bir değişim yaşandığını gösterdi.

45 GÜNDE REKOR YAĞIŞ: 12 AYLIK TOPLAM GERİDE KALDI

Yılın daha ilk bir buçuk ayında ortaya çıkan veriler, İzmir’de yağışın olağan seyrinin dışına çıktığını gösterdi. Ocak ayında metrekareye düşen yağış miktarı 223,7 kilogram olarak kaydedilirken, şubat ayının yalnızca ilk 13 gününde 212,6 kilogram seviyesine ulaşıldı. Böylece yaklaşık 45 günlük süreçte, geçen yılın 12 aylık toplamı geride bırakıldı.

Uzmanlara göre özellikle kış döneminde etkili olan güçlü hava sistemleri, kent genelinde geniş alanlara yayılan ve yüksek miktarlara ulaşan yağışlara neden oldu.

BARAJLARDA SON DURUM: HER YER AYNI ORANDA DOLMADI

Yaşanan bu artış, “Barajlar yeterince doldu mu?” sorusunu da beraberinde getirdi. Her ne kadar toplam yağış miktarı dikkat çekici seviyelere ulaşsa da bazı barajların henüz istenen doluluk oranına erişemediği belirtildi.

YÜKSEK YAĞIŞA RAĞMEN SU YÖNETİMİ GÜNDEMDE

Yağışın zamana ve havza dağılımına bağlı olarak değişkenlik göstermesi, su rezervlerinin her bölgede aynı ölçüde artmamasına yol açtı. Bu durum, yüksek yağışa rağmen su yönetimi konusunun gündemde kalmasına neden oldu.

TAHTALI BARAJI DOLULUK ORANINDA SON DURUM

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre kentin ana içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nda aktif doluluk oranı yüzde 38,22 seviyesinde bulundu. Barajda 109 milyon 706 bin metreküp kullanılabilir su olduğu açıklanırken, 27 Şubat itibarıyla oranının 38,22’de sabit kalması kısa vadede belirgin bir artış yaşanmadığını gösterdi.

SIFIR SEVİYESİNDEN YÜZDE 42’YE UZANAN TOPARLANMA

Gördes Barajı, yılın başında kritik bir tabloyla gündeme gelmişti. 30 Ocak’ta doluluk oranının yüzde 0’a kadar düşmesi, barajı adeta dip seviyeye çekti. Ancak 31 Ocak’ta başlayan yağışlarla birlikte rezerv yeniden hareket kazandı ve ilk ölçümde oran yüzde 0,42’ye çıktı. Kısa süre içinde yaşanan bu dönüş, barajın yeniden su tutmaya başladığını gösterdi.

ŞUBATTA HIZLI YÜKSELİŞ, ARDINDAN YAVAŞLAMA

Şubat ayındaki kuvvetli yağışlar doluluk oranını kademeli olarak yukarı taşıdı. 25 Şubat’ta yüzde 26,60 olarak açıklanan seviye, 26 Şubat’ta yüzde 27,18’e yükseldi. 27 Şubat’ta artışın durarak aynı oranda kaldığı görüldü. Bugün açıklanan veride ise doluluk yüzde 27,39’a çıktı. Bu tablo, sert yükseliş döneminin ardından artış hızının yavaşladığını, ancak yukarı yönlü eğilimin tamamen sona ermediğini ortaya koydu.

“YAĞIŞ SÜREKLİ OLMAZSA KALICI RAHATLAMA ZOR”

Uzman değerlendirmelerine göre kısa sürede kaydedilen bu toparlanma sevindirici olsa da tek başına yeterli değil. Rezervin sürdürülebilir biçimde güçlenmesi için yağışların düzenli ve mevsim normallerine uygun şekilde devam etmesi gerekiyor. Aksi halde hızlı yükselişlerin yerini yeniden durağan ya da gerileyen bir tablo alabileceği belirtiliyor.

İZSU VERİLERİNE GÖRE İZMİR BARAJLARINDA GÜNCEL DOLULUK ORANI

Açıklanan verilere göre:

  • Tahtalı Barajı: %38,22
  • Balçova Barajı: %87,27
  • Ürkmez Barajı: %100,00
  • Gördes Barajı: %27,39
  • Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %72,48

TAM KAPASİTEYE ULAŞTI, ANCAK RİSKLER ORTADAN KALKMADI

Ürkmez Barajı’nda doluluk oranı yüzde 100 seviyesinde kalmaya devam ediyor. Mevcut tabloya göre baraj tam kapasiteyle su tutarken, kısa vadede arz açısından güçlü bir görünüm ortaya çıkmış durumda.

Ancak uzmanlara göre tek bir barajın tam dolu olması, uzun vadeli su güvenliği için yeterli bir güvence anlamına gelmiyor. İklim koşullarındaki dalgalanmalar ve yaz aylarında artan tüketim dikkate alındığında, sürdürülebilir bir denge için yağışların düzenli, zamana yayılmış ve havzalar arasında dengeli biçimde sürmesi gerekiyor. Aksi halde yüksek doluluk oranları geçici bir rahatlama ile sınırlı kalabiliyor.

BARAJLARDA TAM DOLULUK NE DEMEK?

Bir barajın yüzde 100 doluluk seviyesine ulaşması, toplam depolama kapasitesinin teknik olarak öngörülen üst sınırına kadar suyla dolduğu anlamına gelir. Bu seviye taşma noktası değil, güvenli işletme kotunun tamamlandığını ifade eder. Maksimum su kotuna ulaşıldığında barajlardaki denge; kontrollü su bırakımı, kapak yönetimi ve anlık ölçümlerle korunur.

Özellikle İzmir gibi büyük şehirlerde “tam doluluk”, su arzı açısından güçlü bir gösterge olarak kabul edilir ancak bu durum tek başına uzun vadeli güvence anlamı taşımaz.

İZMİR’DE BARAJ DOLULUK ORANLARI NEDEN HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR?

İzmir’de açıklanan baraj doluluk oranları, kentin içme ve kullanım suyu planlamasında temel veri niteliği taşıyor. Su ihtiyacının büyük bölümü İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından işletilen barajlardan karşılandığı için günlük doluluk verileri yalnızca mevcut rezervi değil, önümüzdeki aylara ilişkin projeksiyonları da doğrudan etkiliyor.

Doluluk oranlarındaki değişim; yağış performansı, tüketim dengesi ve mevsimsel beklentilerle birlikte değerlendiriliyor. Bu nedenle İzmir barajlarındaki her artış ya da düşüş, su yönetimi açısından kritik gösterge kabul ediliyor.

İZMİR BARAJLARINDA KURAKLIK RİSKİ NASIL ÖLÇÜLÜYOR?

Kuraklık değerlendirmesi yalnızca anlık doluluk yüzdesine göre yapılmıyor. Uzmanlar üç temel başlığı birlikte ele alıyor:

  • Meteorolojik kuraklık: Uzun yıllar yağış ortalamalarının altında kalan dönemler
  • Hidrolojik kuraklık: Baraj ve yer altı su seviyelerindeki düşüş
  • Tarımsal kuraklık: Toprak nemi ve sulama ihtiyacındaki artış

İzmir’de özellikle Tahtalı Barajı ve Gördes Barajı gibi büyük rezervuarlar, su güvenliği açısından belirleyici rol oynuyor. Son yağışlarla doluluk oranlarında yükseliş görülse de uzun vadeli ortalamalar ve yaz dönemindeki tüketim artışı birlikte analiz ediliyor.

İZMİR BARAJLARINDA DOLULUK ORANI HESAPLAMASI NASIL YAPILIYOR?

Barajlardaki su seviyesi, sensörler ve otomatik ölçüm sistemleri aracılığıyla düzenli olarak takip ediliyor. Ölçülen mevcut su hacmi, barajın maksimum depolama kapasitesiyle karşılaştırılıyor ve sonuç yüzdelik oran olarak hesaplanıyor.

Bu veriler İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından kamuoyuna açıklanıyor ve su planlamasında temel referans olarak kullanılıyor.

YAĞIŞLAR İZMİR BARAJ DOLULUK ORANLARINI NASIL ETKİLİYOR?

Baraj doluluk oranlarındaki artış yalnızca yağmur miktarına bağlı değil. Yağışın süresi, şiddeti ve havzanın su toplama kapasitesi belirleyici oluyor.

Kısa süreli yoğun sağanaklar, yüzey akışını artırarak özellikle büyük havzalarda hızlı doluluk artışı sağlayabiliyor. Ancak istikrarlı yükseliş için mevsim normallerine uygun ve zamana yayılan yağışlar daha etkili kabul ediliyor.

Son dönemdeki yağışlarla İzmir barajlarında görülen artış olumlu bir tablo ortaya koysa da, su güvenliği değerlendirmelerinde uzun vadeli veriler belirleyici olmaya devam ediyor.

28 ŞUBAT 2026 ŞEHİRLERE GÖRE BARAJ DOLULUK ORANLARI

28 Şubat Ankara'daki barajların doluluk oranları

28 Şubat İstanbul'daki barajların doluluk oranları

28 Şubat Konya Altınapa Barajı'nda doluluk oranı

Türkiye Haberleri