İzmir’de 2026 yılına damga vuran yağışlar, kentin su bilançosunu kökten değiştirdi. 2025 yılı boyunca kaydedilen toplam 432,1 kilogramlık yağış miktarı, 2026’nın henüz ilk 44 gününde 436,3 kilograma ulaştı. Böylece İzmir, daha yılın başında geçen yılın toplam yağışını geride bırakarak dikkat çekici bir meteorolojik tablo ortaya koydu. Veriler, kentte yağış rejiminin kısa sürede dramatik biçimde değiştiğini gösterdi.
45 GÜNDE GEÇEN YILIN 12 AYLIK YAĞIŞ TOPLAMI AŞILDI
Ocak ayında metrekare başına 223,7 kilogram yağış ölçüldü. Şubat ayının ise henüz ilk 13 gününde 212,6 kilogram seviyesine erişildi. Bu tablo, yaklaşık 45 gün içinde geçen yılın 12 aylık toplamının aşılması anlamına geldi. Uzmanlar, özellikle kış aylarında etkisini artıran sistemlerin İzmir genelinde güçlü ve yaygın yağış bıraktığını belirtti.
BARAJ DOLULUK ORANLARI YÜKSELİŞE GEÇTİ
Yoğun yağışlar en somut etkisini barajlarda gösterdi. Uzun süredir düşüş eğiliminde olan su rezervleri, şubat yağışlarıyla birlikte toparlanma sinyali verdi. 26 Şubat’ta açıklanan resmi veriler, su kaynaklarında belirgin bir artış yaşandığını ortaya koydu. Kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlarda ibre yukarı yönlü hareket etti.
UZMANLAR YAĞIŞLARIN DEVAM ETMESİ GEREKTİĞİNİ VURGULADI
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından paylaşılan son değerlendirmelerde, mevcut artışın sevindirici olduğu ancak kalıcı rahatlama için yeterli görülmediği ifade edildi. Uzmanlar, yağışların mevsim normallerinde ve düzenli şekilde sürmesi gerektiğinin altını çizdi. Aksi halde kısa vadeli yükselişlerin yaz aylarında yeniden risk oluşturabileceği uyarısı yapıldı.
İzmir’de yağış istatistikleri, 2026’ya hızlı bir başlangıç yapıldığını gösterirken, gözler önümüzdeki aylarda düşecek yağmur miktarına çevrildi.
TAHTALI BARAJI’NDA DOLULUK ORANI YÜKSELDİ
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün güncel verilerine göre, İzmir’in içme suyu arzında kritik rol üstlenen Tahtalı Barajı’nda aktif doluluk oranı yüzde 38,22 seviyesine çıktı. Barajda bugün itibarıyla 109 milyon 706 bin metreküp kullanılabilir su bulunduğu açıklandı.
26 Ocak’ta doluluk oranının yüzde 38,11 olduğu dikkate alındığında, kısa sürede sınırlı da olsa yukarı yönlü bir hareket kaydedildiği görüldü.
UZMANLAR, KALICI SU GÜVENLİĞİ İÇİN YAĞIŞLARIN DÜZENLİ DEVAM ETMESİ GEREKTİĞİNİ VURGULADI
Yetkililer, bu artışIn havza genelinde etkili olan yoğun ve aralıksız yağışlarla bağlantılı olduğunu belirtti. Uzmanlar ise mevcut yükselişin olumlu bir tablo sunduğunu ancak kalıcı bir su güvenliği için yağışların uzun vadede düzenli ve mevsim normallerinde devam etmesi gerektiğini vurguladı. Aksi halde yaz aylarında tüketim artışıyla birlikte baraj seviyelerinde yeniden baskı oluşabileceğine dikkat çekildi.
GÖRDES BARAJI’NDA DOLULUK 0’DAN YÜZDE 42’YE YÜKSELMİŞTİ
İzmir’in önemli su kaynaklarından Gördes Barajı’nda son haftalarda dikkat çekici bir toparlanma yaşandı. 30 Ocak’ta doluluk oranı yüzde 0 seviyesine kadar gerileyerek kritik eşiğe inen baraj, 31 Ocak’ta başlayan yağışlarla birlikte yeniden su tutmaya başladı. İlk etapta oran yüzde 0,42 olarak ölçüldü.
GÖRDES BARAJI’NDA DOLULUK ARTIŞI DURDU
Şubat ayında etkisini artıran sağanak yağışlar, rezerv miktarında hızlı bir artış sağladı. 25 Şubat’ta açıklanan verilerde doluluk oranı yüzde 26,60 olarak kaydedilirken, 26 Şubat’ta yapılan güncel ölçümde bu oran yüzde 27,18’e yükseldi. Son açıklanan verilere göre ise barajdaki doluluk oranı aynı seviyede kalarak yüzde 27,18 olarak ölçüldü.
Uzmanlar, kısa sürede yaşanan bu artışın sevindirici olduğunu belirtirken, su seviyelerinin sürdürülebilir biçimde güçlenmesi için yağışların önümüzdeki dönemde de devam etmesi gerektiğine işaret etti.
GÖRDES BARAJI’NDA DOLULUK ARTIŞI YAVAŞLADI, UZMANLAR UYARDI
İzmir’in önemli su rezervlerinden Gördes Barajı’nda doluluk oranının sıfır seviyesinden yüzde 25’in üzerine çıkması, kuraklık sürecinde kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. Ancak son günlerde artışın yavaşlaması, yağışların etkisinin azalması veya baraja gelen su ile tüketim arasındaki dengenin yeniden şekillenmesiyle ilişkilendirildi.
Uzmanlar, barajdaki toparlanmanın kalıcı hale gelmesi ve yaz aylarında güvenli bir su planlaması yapılabilmesi için yağışların düzenli, geniş alanlara yayılan ve mevsim normallerine uygun şekilde devam etmesi gerektiğini vurguladı.
Gördes Barajı’ndaki mevcut tablo kısa vadede umut verse de, uzun vadeli su arz güvenliği açısından kaynakların planlı ve temkinli yönetilmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.
İZSU VERİLERİNE GÖRE İZMİR BARAJLARINDA GÜNCEL DOLULUK ORANI
Açıklanan verilere göre:
- Tahtalı Barajı: %38,22
- Balçova Barajı: %87,27
- Ürkmez Barajı: %100,00
- Gördes Barajı: %27,18
- Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %72,48
İZMİR BARAJLARINDA DOLULUK KADEMELİ ARTTI, BAZI REZERVLER SABİT KALDI
İzmir’in barajlarında kademeli doluluk artışları devam ederken, bazı rezervlerde seviyeler sabit kaldı. Tahtalı ve Gördes barajlarında son günlerde belirgin bir yükseliş gözlenirken, Balçova Barajı yüzde 87,27, Ürkmez Barajı yüzde 100 doluluk oranıyla önceki günkü seviyesini korudu.
Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda ise doluluk oranı yüzde 72,48 olarak ölçüldü ve bir önceki günle aynı seviyede kaldı.
Uzmanlar, bazı barajlarda artış hızının yavaşlamasının, yağış miktarı ve su tüketim dengesiyle ilişkili olduğunu belirtti.
ÜRKMEZ BARAJI TAM DOLDU, UZUN VADELİ SU GÜVENLİĞİ İÇİN DENGELİ YAĞIŞ ŞART
Ürkmez Barajı’nda doluluk oranı yüzde 100 seviyesinde sabit kaldı ve baraj tamamen dolu durumda bulundu. Uzmanlar, bu yüksek doluluk oranının tek başına uzun vadeli su güvenliğini garanti etmediğini vurguladı. Sürdürülebilir su yönetimi için düzenli ve dengeli yağışların devam etmesinin kritik önem taşıdığına dikkat çekildi.
BARAJLARDA TAM DOLULUK NE DEMEK?
Bir barajın yüzde 100 doluluk seviyesine ulaşması, toplam depolama kapasitesinin teknik olarak öngörülen üst sınırına kadar suyla dolduğu anlamına gelir. Bu seviye taşma noktası değil, güvenli işletme kotunun tamamlandığını ifade eder. Maksimum su kotuna ulaşıldığında barajlardaki denge; kontrollü su bırakımı, kapak yönetimi ve anlık ölçümlerle korunur.
Özellikle İzmir gibi büyük şehirlerde “tam doluluk”, su arzı açısından güçlü bir gösterge olarak kabul edilir ancak bu durum tek başına uzun vadeli güvence anlamı taşımaz.
İZMİR’DE BARAJ DOLULUK ORANLARI NEDEN HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR?
İzmir’de açıklanan baraj doluluk oranları, kentin içme ve kullanım suyu planlamasında temel veri niteliği taşıyor. Su ihtiyacının büyük bölümü İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından işletilen barajlardan karşılandığı için günlük doluluk verileri yalnızca mevcut rezervi değil, önümüzdeki aylara ilişkin projeksiyonları da doğrudan etkiliyor.
Doluluk oranlarındaki değişim; yağış performansı, tüketim dengesi ve mevsimsel beklentilerle birlikte değerlendiriliyor. Bu nedenle İzmir barajlarındaki her artış ya da düşüş, su yönetimi açısından kritik gösterge kabul ediliyor.
İZMİR BARAJLARINDA KURAKLIK RİSKİ NASIL ÖLÇÜLÜYOR?
Kuraklık değerlendirmesi yalnızca anlık doluluk yüzdesine göre yapılmıyor. Uzmanlar üç temel başlığı birlikte ele alıyor:
- Meteorolojik kuraklık: Uzun yıllar yağış ortalamalarının altında kalan dönemler
- Hidrolojik kuraklık: Baraj ve yer altı su seviyelerindeki düşüş
- Tarımsal kuraklık: Toprak nemi ve sulama ihtiyacındaki artış
İzmir’de özellikle Tahtalı Barajı ve Gördes Barajı gibi büyük rezervuarlar, su güvenliği açısından belirleyici rol oynuyor. Son yağışlarla doluluk oranlarında yükseliş görülse de uzun vadeli ortalamalar ve yaz dönemindeki tüketim artışı birlikte analiz ediliyor.
İZMİR BARAJLARINDA DOLULUK ORANI HESAPLAMASI NASIL YAPILIYOR?
Barajlardaki su seviyesi, sensörler ve otomatik ölçüm sistemleri aracılığıyla düzenli olarak takip ediliyor. Ölçülen mevcut su hacmi, barajın maksimum depolama kapasitesiyle karşılaştırılıyor ve sonuç yüzdelik oran olarak hesaplanıyor.
Bu veriler İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından kamuoyuna açıklanıyor ve su planlamasında temel referans olarak kullanılıyor.
YAĞIŞLAR İZMİR BARAJ DOLULUK ORANLARINI NASIL ETKİLİYOR?
Baraj doluluk oranlarındaki artış yalnızca yağmur miktarına bağlı değil. Yağışın süresi, şiddeti ve havzanın su toplama kapasitesi belirleyici oluyor.
Kısa süreli yoğun sağanaklar, yüzey akışını artırarak özellikle büyük havzalarda hızlı doluluk artışı sağlayabiliyor. Ancak istikrarlı yükseliş için mevsim normallerine uygun ve zamana yayılan yağışlar daha etkili kabul ediliyor.
Son dönemdeki yağışlarla İzmir barajlarında görülen artış olumlu bir tablo ortaya koysa da, su güvenliği değerlendirmelerinde uzun vadeli veriler belirleyici olmaya devam ediyor.