Sıfırdan toparlanmıştı: Gördes Barajı’nda yükseliş neden durdu?

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından açıklanan verilere göre, sıfır seviyesine kadar geriledikten sonra hızla yükselen Gördes Barajı’ndaki toparlanma dikkat çekmişti. Ancak İZSU’nun son ölçümleri, barajdaki artış eğiliminin şimdilik durduğunu ve doluluk oranının önceki günle aynı seviyede kaldığını ortaya koydu.

Kuraklık riskinin uzun süredir gündemde olduğu İzmir’de, son günlerde etkili olan kuvvetli yağışların su kaynaklarına etkisi dikkatle izleniyor. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından paylaşılan son verilere göre, sağanakların ardından bazı barajların doluluk oranlarında gözle görülür artış kaydedildi.

Geçtiğimiz yıllarda yağış azlığı nedeniyle zor bir dönem geçiren kentte, ocak ayıyla birlikte başlayan yağışlı hava dalgası şubat ayında daha da güç kazandı. Özellikle kısa süreli ama yoğun sağanaklar, hem günlük yaşamı etkiledi hem de su rezervlerine önemli katkı sağladı.

Yer yer su baskınlarının yaşandığı İzmir’de, yağışların en somut yansıması barajlardaki yükseliş oldu. Uzmanlar, artışın sevindirici olduğunu ancak sürdürülebilir su yönetimi için tasarrufun önemini koruduğunu vurguladı.

İZMİR’DE 44 GÜNDE REKOR YAĞIŞ: 2026, GEÇEN YILIN TOPLAMINI ŞİMDİDEN AŞTI

İzmir’de yağış verileri dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. 2025 yılı boyunca toplam 432,1 kilogram yağış alan kent, 2026’nın henüz ilk 44 gününde 436,3 kilograma ulaşarak geçen yılın toplamını geride bıraktı.

Yılın ilk aylarında etkisini artıran yağışlı hava, özellikle ocak ve şubat aylarında belirginleşti. Ocak ayında metrekareye 223,7 kilogram yağış düşerken, şubat ayının yalnızca ilk 13 gününde kaydedilen yağış miktarı 212,6 kilogram oldu. Böylece iki ay dolmadan neredeyse bir yıllık yağış miktarına erişilmiş oldu.

Uzmanlar, kısa sürede gerçekleşen bu yoğun yağışların su kaynakları açısından olumlu bir tablo çizdiğini ancak düzensiz ve ani yağışların taşkın riskini de beraberinde getirdiğini belirtiyor.

YAĞIŞLARIN ARDINDAN TAHTALI BARAJINDA SON DURUM

İzmir’de günlerdir aralıklarla devam eden sağanak yağışlar ve bazı ilçelerde meydana gelen taşkınlar yaşamı sekteye uğrattı. Ancak aynı yağışlar, kentin en önemli su rezervlerinde toparlanma sinyalleri verdi. Baraj havzalarına ulaşan su miktarındaki artış özellikle Tahtalı Barajı verilerine yansıdı.

20 Şubat’ta yüzde 35,45 olarak ölçülen doluluk oranı, 21 Şubat’ta yüzde 35,93’e yükseldi. 22 Şubat itibarıyla yüzde 36,67 seviyesine çıkan oran, bugün yapılan ölçümlerde de aynı düzeyde kaydedildi. Kısa sürede gerçekleşen bu artışın, havza genelinde etkili olan yoğun ve süreklilik gösteren yağışlardan kaynaklandığı belirtildi.

SU GÜVENCESİNDE KRİTİK GÖSTERGE: TAHTALI’DA YÜKSELİŞ

İzmir’in içme suyu ihtiyacının ana kaynağını oluşturan Tahtalı Barajı, kent için stratejik önem taşıdı. Bu nedenle barajdaki doluluk oranında görülen her artış ya da azalış, yalnızca o dönemdeki rezervi değil, izleyen aylara ilişkin su planlamasını da doğrudan etkiledi.

Son günlerde kaydedilen yükseliş uzmanlar tarafından olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi. Ancak kalıcı bir rahatlama sağlanabilmesi için yağışların kısa süreli ve düzensiz değil; mevsim normallerine uygun, dengeli ve süreklilik gösteren bir seyir izlemesi gerektiği vurgulandı. Geçici artışların tek başına uzun vadeli su güvenliğini garanti altına almadığına dikkat çekildi.

TAHTALI’DA 15 GÜNDE DOLULUK ORANI YÜZDE 36’YI AŞTI

9 Şubat’ta yüzde 17,75 olarak ölçülen doluluk oranı, aradan geçen 15 günün ardından bugün itibarıyla yüzde 36,67’ye yükseldi. Böylece barajdaki su seviyesi iki haftalık süreçte yaklaşık iki katına yaklaşan bir artış kaydetti.

Uzmanlar, bu hızlı yükselişte havza genelinde etkili olan yoğun ve süreklilik gösteren yağışların belirleyici olduğunu değerlendirirken, artışın sevindirici olmakla birlikte sürdürülebilir su güvenliği için düzenli yağış rejiminin devam etmesi gerektiğine dikkat çekti.

GÖRDES’TE YÜKSELİŞ DURDU: SIFIRDAN YÜZDE 25’E ÇIKAN BARAJDA ARTIŞ NEDEN YAVAŞLADI?

İzmir’in önemli su kaynaklarından Gördes Barajı, kısa süre önce sıfır doluluk oranına kadar gerileyerek alarm vermişti. 30 Ocak’ta yüzde 0 seviyesine inen baraj, 31 Ocak’ta başlayan yağışlarla birlikte yeniden su tutmaya başlamış ve sonraki günlerde etkili olan sağanaklarla hızlı bir toparlanma sürecine girmişti.

Son ölçümlerde doluluk oranının yüzde 25,36’ya ulaştığı görüldü. Ancak dikkat çeken nokta, bu oranın bir önceki günle aynı seviyede kalması oldu. Yani barajda son haftalardaki hızlı yükseliş eğilimi şimdilik durdu ve su seviyesi yatay bir seyir izledi.

Uzmanlara göre bu durum iki şekilde değerlendirilebilir: İlk olarak, sıfır seviyesinden yüzde 25’in üzerine çıkılması önemli ve olumlu bir toparlanmaya işaret etti. Ancak günlük artışın durması, yağışların etkisinin zayıflamaya başladığını ya da gelen su ile tüketim/akış dengesinin eşitlendiğini gösterebilir. Kalıcı bir iyileşme için yağışların devam etmesi gerektiği vurgulandı.

23 ŞUBAT’TA İZMİR’DE BARAJLAR NE DURUMDA?

23 Şubat itibarıyla İzmir’de baraj doluluk oranları genel olarak yüksek seviyelerde seyretti. Ürkmez Barajı yüzde 95,05 ile en yüksek doluluğa ulaşırken, Balçova Barajı yüzde 84,32 ve Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı yüzde 71,88 oranıyla güçlü bir görünüm ortaya koydu.

Kentin ana içme suyu kaynağı Tahtalı Barajı yüzde 36,67 seviyesinde ölçülürken, Gördes Barajı ise yüzde 25,36 doluluk oranında kaldı. Veriler, yağışların olumlu etkisini gösterirken bazı barajlarda temkinli sürecin sürdüğüne işaret etti.

Açıklanan verilere göre:

  • Tahtalı Barajı: %36,67
  • Balçova Barajı: %84,32
  • Ürkmez Barajı: %95,05
  • Gördes Barajı: %25,36
  • Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %71,88

BARAJLARDA “TAM DOLULUK” NE DEMEK?

Bir barajın tam doluluğa ulaşması, toplam depolama kapasitesinin yüzde 100’üne erişildiği anlamına geliyor. Bu oran, barajın güvenli işletme sınırları içinde tutabileceği en yüksek su miktarını ifade ediyor. Başka bir deyişle, rezervuarın teknik olarak maksimum seviyeye ulaştığını gösteriyor. Bu noktadan sonra su seviyesi, kontrollü tahliyeler ve işletme planlamasıyla dengede tutuluyor.

İZMİR’DE BARAJ SEVİYELERİ NEDEN KRİTİK?

İzmir’de baraj doluluk oranları, kentin içme ve günlük kullanım suyu açısından belirleyici göstergeler arasında yer alıyor. Şehrin su ihtiyacının büyük kısmı İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından yönetilen barajlardan sağlandığı için, açıklanan oranlar yalnızca mevcut su miktarını değil, aynı zamanda kuraklık riski ve geleceğe yönelik su planlamasını da doğrudan etkiliyor. Bu nedenle doluluk verileri, hem bugünkü tabloyu hem de olası senaryoları değerlendirmek açısından önem taşıyor.

KURAKLIK RİSKİ NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

Uzmanlar, kuraklık riskinin yalnızca baraj doluluk oranlarına bakılarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Meteorolojik kuraklık (yağış azlığı), hidrolojik kuraklık (su kaynaklarındaki azalma) ve tarımsal kuraklık (toprak nemindeki düşüş) birlikte ele alındı.

Bu nedenle kısa süreli yağış artışları olumlu bir tablo ortaya koysa da, uzun vadeli yağış ortalamaları ve mevsimsel beklentiler belirleyici oldu.

İzmir’de su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için hem anlık doluluk verileri hem de uzun vadeli iklim projeksiyonları dikkate alındı.

BARAJLARDA DOLULUK ORANI NASIL HESAPLANIYOR?

Barajlardaki su seviyesi, belirli aralıklarla yapılan teknik ölçümlerle düzenli olarak izleniyor. Sensörler ve seviye ölçüm sistemleri aracılığıyla tespit edilen mevcut su hacmi, barajın toplam depolama kapasitesiyle karşılaştırılıyor ve bu oran yüzdelik değer olarak hesaplanıyor. Böylece barajın ne kadarının dolu olduğu net biçimde ortaya konuyor. Toplanan veriler İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından derleniyor ve kamuoyuyla paylaşılıyor.

Açıklanan doluluk oranları, İzmir’in içme ve kullanım suyu yönetiminde temel referans noktası olarak kullanılıyor. Bu veriler doğrultusunda tasarruf çağrıları yapılıyor, su dağıtım planları oluşturuluyor ve olası kuraklık risklerine karşı önlemler belirleniyor. Dolayısıyla doluluk yüzdeleri yalnızca anlık bir seviye göstergesi olmuyor; aynı zamanda geleceğe yönelik su politikalarının şekillenmesinde önemli rol oynuyor.

İZMİR’DE YAĞIŞLARIN BARAJLARA ETKİSİ NE DÜZEYDE?

İzmir’de son dönemde etkili olan yağışlar, kentteki baraj doluluk oranlarını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre barajlardaki artış yalnızca düşen yağmur miktarına bağlı değil. Yağışın süresi, şiddeti ve barajların bağlı bulunduğu havzaların su toplama kapasitesi belirleyici rol oynadı.

Kısa süreli ve yoğun sağanaklar yüzey akışını artırarak barajlara hızlı su girişi sağladı. Ancak bu tür yağışların kalıcı etki yaratma kapasitesi sınırlı kaldı. Özellikle kış aylarında görülen düzenli ve uzun süreli yağışlar ile kar yağışı, yer altı su kaynaklarını beslediği için rezervlerin sürdürülebilir biçimde yükselmesinde daha etkili kabul edildi.

23 ŞUBAT 2026 ŞEHİRLERE GÖRE BARAJ DOLULUK ORANLARI

23 Şubat İstanbul'daki barajların doluluk oranları

23 Şubat Ankara'daki barajların doluluk oranları

Türkiye Haberleri