Kuraklık riskiyle sık sık gündeme gelen İzmir'de, son günlerde etkili olan kuvvetli sağanak yağışların su kaynaklarına etkisi de yakından takip ediliyor. İZSU tarafından paylaşılan güncel verilere göre, son yağışlarla birlikte bazı barajlarda doluluk oranlarında artış kaydedildi.
Ayrıca Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü verileri, yılın ilk 44 gününde düşen toplam yağış miktarının geçen yılın aynı dönemine kıyasla daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Yetkililer, bu yükselişte özellikle son haftalarda etkili olan yoğun yağışların belirleyici olduğunu değerlendiriyor.
TAHTALI BARAJI’NDA DOLULUK ARTIŞI DEVAM EDİYOR
İzmir’de son günlerde etkili olan sağanak yağışlar ve bazı ilçelerde görülen su baskınları günlük yaşamı zorlaştırırken, kentin su rezervlerine olumlu yansıdı. Barajlara su girişi hızlanırken, özellikle Tahtalı Barajı’nda kademeli bir yükseliş dikkat çekti.
19 Şubat’ta yüzde 34,79 olarak ölçülen doluluk oranı, 20 Şubat’ta yüzde 35,45’e çıktı. Bugün itibarıyla ise seviye yüzde 35,93’e ulaştı. Art arda gelen bu artışta, havza genelinde etkili olan yoğun ve süreklilik gösteren yağışların belirleyici olduğu değerlendirildi.
Uzmanlar, yükselişin sevindirici olduğunu ancak kalıcı bir toparlanma için yağışların mevsim normallerinde ve düzenli şekilde devam etmesi gerektiğini vurguladı.
TAHTALI BARAJI’NDAKİ ARTIŞ SU GÜVENLİĞİ AÇISINDAN ÖNEMLİ
İzmir’in en büyük içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı, kentin toplam su arzında belirleyici bir paya sahip. Bu nedenle barajdaki doluluk oranındaki her değişim, yalnızca mevcut su miktarını değil, önümüzdeki dönemlere ilişkin su planlamasını da doğrudan etkiledi.
Uzmanlar, son günlerde kaydedilen yükselişi umut verici olarak değerlendirirken, kalıcı bir rahatlama için yağışların istikrarlı ve mevsim normallerine uygun şekilde sürmesi gerektiğini vurguladı.
15 GÜNDE YÜZDE 16’DAN 35’E: TAHTALI BARAJI’NDA HIZLI TOPARLANMA
İzmir’in en büyük içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nda son 15 günde dikkat çekici bir yükseliş kaydedildi. 7 Şubat’ta yüzde 16,34 olan doluluk oranı, aradan geçen iki haftalık süreçte yüzde 35,93’e çıktı. Yağışların etkisiyle neredeyse iki katına yaklaşan seviye, kuraklık endişelerinin gölgesinde önemli bir gelişme olarak değerlendirildi
Uzmanlar, artışın sevindirici olduğunu ancak su rezervlerinin güvenli seviyelere ulaşması için yağışların istikrarlı biçimde sürmesi gerektiğini vurguladı.
KURAKLIKTAN ÇIKIŞ SİNYALİ: GÖRDES BARAJI’NDA DOLULUK YAĞIŞLARLA ARTTI
İzmir’in önemli su kaynaklarından Gördes Barajı, 30 Ocak’ta doluluk oranının yüzde 0 seviyesine kadar gerilemesiyle dikkat çekmişti. Uzun süren kuraklık, barajdaki su miktarını kritik eşiklerin altına düşürdü.
31 Ocak’ta başlayan ilk yağışlarla birlikte doluluk oranı yüzde 0,42’ye yükseldi. Son günlerde kent genelinde etkili olan kuvvetli sağanak ve yer yer görülen taşkınlar ise baraj havzasına önemli ölçüde su girişi sağladı.
Güncel ölçümlere göre barajdaki doluluk oranı yüzde 23,05’e ulaştı. Bir önceki gün yüzde 20,59 olarak kaydedilen seviyeye kıyasla kısa sürede yaşanan artışta, yoğun yağışların belirleyici olduğu belirtildi.
Uzmanlar ise bu yükselişin sevindirici olduğunu ancak barajın kalıcı ve güvenli bir seviyeye ulaşabilmesi için yağışların düzenli ve uzun vadeli şekilde devam etmesi gerektiğini vurguladı.
İZMİR’DE 21 ŞUBAT BARAJ DOLULUK ORANLARINDA SON DURUM
İzmir’de 20 Şubat itibarıyla açıklanan baraj doluluk oranlarına bakıldığında, en yüksek seviyenin %95,05 ile Ürkmez Barajı’nda, en düşük seviyenin ise %23,05 ile Gördes Barajı’nda olduğu görüldü.
Özellikle Ürkmez Barajı’ndaki yüksek doluluk oranı, son dönemde etkili olan yağışların bazı havzalarda ciddi toparlanma sağladığını gösterirken, Gördes Barajı’ndaki düşük seviye ise su arzı açısından dikkatli olunması gerektiğine işaret etti.
Kentin en büyük içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nda doluluk oranının %35,93 seviyesinde kalması, genel tabloya temkinli bir iyimserlik kattı. Buna karşılık Balçova Barajı %84,32 ve Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı %57,07 doluluk oranıyla orta ve yüksek seviyeler arasında yer aldı.
Açıklanan verilere göre:
- Tahtalı Barajı: %35,93
- Balçova Barajı: %84,32
- Ürkmez Barajı: %95,05
- Gördes Barajı: %23,05
- Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %57,07
Genel değerlendirmede, İzmir’de bazı barajlarda belirgin bir toparlanma görülse de özellikle Gördes ve Tahtalı gibi kritik kaynaklardaki seviyeler su yönetiminde dikkatli planlamanın önemini ortaya koydu.
BARAJLARDA “TAM DOLULUK” NE ANLAMA GELİYOR?
Bir barajda tam doluluk oranı, depolama kapasitesinin yüzde 100’e ulaşması anlamına geliyor. Bu seviye, baraj gövdesinin güvenli işletme sınırları içinde tutulabilecek en yüksek su hacmini ifade ediyor. Yani teknik olarak barajın maksimum su tutma kapasitesine ulaştığı noktayı gösteriyor.
İZMİR’DE DOLULUK ORANLARI NEDEN KRİTİK?
İzmir’de baraj doluluk oranları, kentin içme ve kullanım suyu arzının sürdürülebilirliği açısından temel göstergeler arasında yer alıyor. Şehrin su ihtiyacının büyük kısmı İZSU tarafından işletilen barajlardan sağlandığı için, açıklanan veriler mevcut rezerv durumunu ve olası riskleri doğrudan yansıtıyor.
Doluluk oranlarının gerilemesi özellikle yaz aylarında artan tüketimle birlikte su kesintisi ihtimalini gündeme getirebiliyor. Bunun yanı sıra tarımsal sulama, sanayi üretimi ve ekosistem dengesi üzerinde de baskı oluşabiliyor. Yağışların düzensiz seyrettiği dönemlerde baraj seviyeleri, yerel yönetimlerin tasarruf ve planlama kararlarında belirleyici rol oynuyor.
Nüfus yoğunluğu yüksek ve mevsimsel tüketim artışı belirgin olan İzmir için doluluk oranları, yalnızca bugünkü su durumunu değil, önümüzdeki aylara ilişkin su güvenliğini de ortaya koyan önemli bir veri niteliği taşıyor.
İZMİR’DE YAĞIŞLAR BARAJLARI NE KADAR ETKİLEDİ?
Son haftalarda etkili olan yağışlar, İzmir’de baraj seviyelerinde gözle görülür bir hareketlilik yarattı. Ancak uzmanlara göre doluluk oranlarındaki artış sadece yağmur miktarıyla açıklanmıyor. Yağışın zamana yayılması, toprağın suya doygunluk oranı ve barajların bağlı bulunduğu havzaların su toplama özellikleri sürecin seyrini belirliyor.
Ani ve kuvvetli sağanaklar, yüzey akışını artırarak barajlara kısa sürede su taşınmasını sağlıyor. Buna karşın bu tür yağışların yer altı su kaynaklarını besleme kapasitesi sınırlı kalabiliyor. Uzun süreli, düzenli ve özellikle karla desteklenen kış yağışları ise su rezervlerinin kalıcı biçimde güçlenmesinde daha etkili kabul ediliyor.
BARAJ DOLULUK ORANLARI HANGİ YÖNTEMLE BELİRLENİYOR?
Barajlardaki su miktarı periyodik teknik ölçümlerle takip ediliyor. Elde edilen mevcut su hacmi, barajın toplam depolama kapasitesine oranlanarak doluluk yüzdesi hesaplanıyor. Bu veriler İZSU tarafından derlenerek kamuoyuna duyuruluyor.
Açıklanan oranlar, kentin içme suyu planlamasında ve olası tasarruf uygulamalarının değerlendirilmesinde temel referans olarak kullanılıyor.
KURAKLIK RİSKİ NASIL ELE ALINDI?
Uzmanlara göre kuraklık değerlendirmesi yalnızca barajlardaki anlık doluluk oranlarına bakılarak yapılamıyor. Süreç; yağış miktarlarındaki azalmayı ifade eden meteorolojik kuraklık, yüzey ve yer altı su kaynaklarındaki gerilemeyi kapsayan hidrolojik kuraklık ve toprak nemindeki düşüşle ilişkili tarımsal kuraklık başlıkları altında bütüncül biçimde inceleniyor.
Bu çerçevede kısa süreli ve yoğun yağışların baraj seviyelerini artırması olumlu bir gelişme olarak görülse de, uzun yıllar ortalamaları, mevsimsel yağış eğilimleri ve iklim beklentileri belirleyici unsur olmaya devam ediyor. İzmir’de su yönetimi planlamasında hem güncel doluluk verileri hem de uzun vadeli iklim projeksiyonları birlikte değerlendiriliyor.