121 kişiye mezar oldu! Depremzedelerin 'Adalet' isyanı: Ölenler mi suçlu?

Hatay'da 6 Şubat depremlerinde 121 kişiye mezar olan Farklı Yaşam Rende Sitesi davasının üçüncü duruşması görüldü. Tutuklu sanık bulunmayan davada sanık müteahhit Fevzi Yılmaz, anaokulu sahiplerinin kolonları hiltiyle delerek zarar verdiğini iddia etti. Depremde yakınlarını kaybeden aileler ise tek bir tutuklu sanık bile olmamasına "adalet enkaz altında kalmasın" sözleriyle tepki gösterdi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Hatay'ın Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi'nde bulunan Farklı Yaşam Rende Sitesi A ve B bloklarının yıkılması sonucu en küçüğü 5 aylık bebek olmak üzere 121 kişi yaşamını yitirdi, 10 kişi de yaralandı.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, müteahhit Fevzi Yılmaz, şantiye şefi Timur Doğan, yapı denetim firması yetkilisi Ergun Eray, betonarme proje müellifi İnal Büyükaşık, kontrol elemanı inşaat mühendisi Özcan Sökmen, zemin etüt raporu müellifi Salih Zorsu, yapı sahipleri Arif Sami Rende ve Hülya Rende hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı.

Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen üçüncü duruşmaya depremde yakınlarını kaybedenler, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Hakkında kırmızı bülten kararı bulunan sanık Hülya Rende ise katılmadı.

"KOLONLARI HİLTİ İLE DELDİLER"

Tutuksuz sanık müteahhit Fevzi Yılmaz, mahkemedeki savunmasında, proje dışında bir işlem yapmadığını savundu. Sanık Yılmaz, anaokulu sahiplerinin, kolonları hilti ile deldiklerini iddia ederek, şunları söyledi:

"Anaokulu sahibi Hülya Rende ve Arif Sami Rende'nin isteğiyle kolon hiltiyle delindi, buralara demirler yerleştirildi, galeri boşlukları da kullanılarak, alan yapıldı. Kolon delinirse eğer kolon, kiriş, perdenin bir görevi kalmaz. İşlevsiz hale gelir. Bu işlemi görüp tespit ettim. Belediyeye şikayet ettim. Belediyeden görevli gelince yaptıkları usulsüz işlemi iptal ederek, bu bölgeyi alçıyla kapattılar. Belediye de 'imara uygunsuzluğu giderilmiştir' yazısı verdi. Sonra 2018 yılında imar barışı çıktı. Alçıyla kapatılan yer, aynı deliklerin olduğu yerden tekrar delindi. Bu sefer savcıya gittim, itiraz ettim. 120 daire vardı, çalışanlarına 'herkesin ziline tek tek basın, durumu haber verin' dedim. A blokta ise dükkanı Adana'dan gelen bir şirkete sattım. A blokta da kolonla oynandığını depremden sonra öğrendim. Diğer bloklar sağlamdı, bu iki blok yıkıldı."

Tutuksuz sanık Timur Doğan, hakkındaki suçlamaları reddederek, bilirkişi raporunda yer alan kısa kolon tespitine dair ise "Bu binada yatay kolon yoktu, içe dönük kolon yapmıştık. Yatay kolon olsa ve bant pencere yapsak hata olabilirdi ama içe doğru kolonda bant pencere kısa kolon hatası yapmaz" dedi.

KOLONLARI DELERKEN CAMLARI GAZETE KAĞIDIYLA KAPLAMIŞLAR

Farklı Yaşam Rende Sitesi'nde 2014 yılından itibaren kapıcı olarak çalışan Ali Yılmaz tanık olarak dinlendi. Yılmaz, 2016 yılında bu işlemler yapılırken camların gazete kağıdıyla kapatıldığını ileri sürerek, şunları söyledi:

"Anaokulu olan yerden kuvvetli ses geliyordu. Oradan geçerken kolonları deldiklerini gördüm. Daire sakinlerinden bana soran olduğunda kolonu deldiklerini söyledim. Ayrıca Cuma Yılmaz'ı arayarak, durumu söyledim. Onlar da gelip gerekli görüşmeleri yaptılar. A bloka da bir şirket geldi. O dönem Rendelerle çok samimilerdi. Bir süre sonra aynı malzemeler bu şirketin oraya da geldi. Aynı sesler geliyordu buradan da. Binanın yıkılış şekline bakılırsa ikisi de aynı yöne çöktü."

BİNA SAĞLAM DİYE ALDI, 35 SAAT ENKAZ ALTINDA KALDI, İKİ KIZINI KAYBETTİ

Depremde iki kızını kaybeden müşteki Gökhan Kınay, 2016 yılında yapılan kat malikleri toplantısında Cuma Yılmaz ve Hülya Rende'nin kolona işlem yapma meselesinden dolayı tartıştığını söyleyerek, "Cuma Yılmaz suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. Ben bu binayı depremde dayanıklı diye aldım. 35 saat enkazda kaldım, iki kızımı kaybettim. Suçu olan herkes cezasını çeksin" şeklinde konuştu.

"ÖLENLER Mİ SUÇLU?"

Binada kızı ve torunlarını kaybeden müşteki Münire Uçar, bu binada kolon kesildiğinde haberleri olmadığını, kimsenin de bu konuda bir bilgilendirme yapmadığını söyledi. Kızının üç yıllık öğretmen, sekiz aylık hamile olduğunu belirten Uçar, kimseyi affetmediğini kaydetti.

Enkaz nedeniyle dört canını toprağa verdiğini, yapayalnız kaldığını söyleyen Emine Yalınayak, "Gülmeyi unuttum, nasıl gülünür bilmiyorum. Biz ev değil mezar almışız. Herkes topu birbirine atıyor, ölenler mi suçlu" dedi.

"ZAMANINDA HÜLYA VE SAMİ RENDE'YE NEDEN TAKİPSİZLİK VERİLDİ?"

Binada kızı, damadı ve torunlarını kaybeden İnci Şenak, kızının bu binaya 2018 yılında taşındığını kaydederek, "C ve D blok yıkılmadı, neden A ve B blokları yıkıldı? Zamanında şikayet edildiğinde Hülya ve Sami Rende'ye neden takipsizlik verildi. Hülya Rende hakkında kırmızı bülten çıkarıldı, hani neredeler, ölenler mi suçlu? Hepsinin 'olası kast'tan yargılanmasını istiyorum. Çocuklar deprem altında kaldı, adalet enkaz altında kalmasın" diye konuştu.

Depremde kızı, damadı ve torunlarını kaybeden Ali Şenak ise sanık Arif Sami Rende'nin avukatının konuyu manipüle etmeye çalıştığını söyledi. Torununu almaya gittiğinde anaokulunda hiçbir zaman içeri alınmadıklarını belirten Şenak, "Demek ki müdahale yapılmış ve görülsün istemiyorlar. 121 kişi can verdi, bir kişi bile tutuklu değil, hepsi haklı bizim çocuklarımız mı suçlu" şeklinde konuştu.

KOLON KESENLERİN AVUKATINDAN GARİP SAVUNMA: KESMEDİLER SADECE ZAYIFLATTILAR

Sanık Arif Sami Rende'nin avukatı, müvekkilinin sorumluluğu olduğunu bilse avukatlığı bırakacağını, en baştan beri kolon kesme yalanı ortaya atıldığını belirterek, şöyle konuştu:

"Bilirkişi raporunda 'kolon kesilme' diye bir durum hiç yok. Ne zaman bu ortaya atılıyor; iddianame aşamasında Ali Yılmaz ortaya çıkıyor. Müvekkilim hakkında kolon kesme değil, zayıflatma iddiası var. Şikayet de bunun üzerinden ve yangın merdiveni üzerinden yapılmış. Kovuşturmaya gerek yoktur kararı çıkıyor. Ayrıca Hülya Rende hakkında tutuklamaya dönük yakalama kararı, ifade vermeye dönük olarak değiştirilirse gelip ifade verir."

DURUŞMA ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, sanık Hülya Rende hakkında yakalama kararının devamına, bir önceki duruşmada çıkan kırmızı bülten kararının akıbetinin Adalet Bakanlığı'na sorulmasına, sanık Fevzi Yılmaz'ın yaptığı Belediye, Milli Eğitim İl Müdürlüğü ve CİMER şikayetlerinin sorulmasına, Fevzi Yılmaz'ın kardeşi Cuma Yılmaz'ın bir sonraki duruşmada hazır bulundurulmasına karar verdi. Bir sonraki duruşma 10 Haziran'a ertelendi.(ANKA)

Türkiye Haberleri