Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) çatısı altında faaliyet gösteren Dünya Türk İş Konseyi'nin (DTİK) Antalya'da düzenlediği çalıştayda, Türk vatandaşlarının vize süreçlerinde karşılaştığı mağduriyetler gündeme geldi. DTİK Almanya Temsilcisi Kemal Şahin, ev sahipliğini yaptığı toplantıda, Almanya'da şu anda yaklaşık 100 bin Türk girişimcinin bulunduğunu söyledi.
VİZE SORUNUNA DİKKAT ÇEKİLDİ
Sözcü’nün haberine göre Avrupa Türk İş İnsanları ve Sanayicileri Derneği'nin önceki dönem genel başkanı ve inşaat yüksek mühendisi Prof. Recep Keskin, vize problemine dikkat çekti. Keskin, "Bir Alman vatandaşı bu ülkeye kimlik ile giriyorsa bize de eşitlik olması lazım. Ürünleri gönderiyoruz ama yönetici gönderemiyoruz. Avrupalı ile birlikte yatırım yapmak isteyen, bırakın orada iş yapmayı, vize alamıyor" dedi.
Almanya ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin gelişmişliğine vurgu yapan Keskin, "Bu kadar yüksek ticaret olduğu halde neden vize sorunu yaşıyoruz? Yeşil pasaport bana hiçbir şey getirmiyor. Sadece giriş çıkış sağlıyor. Gümrük meselesini ve vize giriş problemlerini çözmemiz lazım" ifadelerini kullandı.
'RANDEVU SÜRELERİ UZUN'
DTİK Köln Temsilcisi Nurdan Ertogan ise randevu süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu:
"Ben bir hukukçu olarak vizeler konusunu soruyorum; keyfi yapıyorlar. Araştırma yaptık; bazı işlemlerle ilgili yardımcı olacağız. Siz başvurun, itiraz edilirse mahkemeye gidiliyor. Ama vizede randevu süreleri de çok uzun. Almanya'ya gitmek istediğinizde aylar öncesinden başvuru yapmanız gerekiyor. Çok fazla yeşil pasaportlu insan gidiyor ama onunla gelince Almanya'da oturum alıp, iş kuramıyorsunuz."
ALMANYA YETKİLİSİNDEN DEĞERLENDİRME
Almanya Oberhausen şehri Hristiyan Demokrat Birlik Partisi Belediye Meclis Üyesi ve partinin Göçmenlerden Sorumlu Başkanı Sadettin Tüzün, konuya ilişkin şunları söyledi:
"Vize işi kompleks bir mesele. Başbakan düzeyinde konuştuk. Başvuran sayısı çok ama her başvuruyu detaylı kontrol etmek zorundalar. Bu zaman alıyor. Çalışan sayısı az. Madalyonun iki yüzü var. Her başvuruda belgelerin hepsi doğru değil. Gidenlerin geri geldiği de doğru değil. Onlar da yoğurdu üfleyerek yiyorlar. Ama biz bu işin arkasındayız."