Türkiye ekonomisi, 2026 yılına kısa vadeli dış borç yüküyle başladı. Vadesine bir yıldan az kalmış dış borç stoku 225,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu borcun tamamının yıl sonuna kadar ya ödenmesi ya da yeniden finanse edilmesi gerekiyor.
DIŞ BORÇ REZERVLERİ AŞTI
Sözcü’deki habere göre Merkez Bankası'nın 13 Şubat 2026 tarihli brüt rezervleri 211,8 milyar dolar düzeyinde. Böylece brüt rezervler ile kısa vadeli dış borç arasında 13,6 milyar dolarlık bir fark ortaya çıkıyor. Ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez'in hesaplamalarına göre, TCMB'nin net rezervi 95,9 milyar dolar, swap hariç net rezervi ise 81,6 milyar dolar.
Uluslararası alanda referans alınan Guidotti-Greenspan kuralı, rezervlerin bir yıl içinde vadesi dolacak dış borçları karşılamasını öngörüyor. Bu kurala göre, brüt rezervlerde 13,6 milyar dolar, net rezervde 129,5 milyar dolar, swap hariç net rezervde ise 143,8 milyar dolar açık bulunuyor.
BORÇ ÖDENMESİ SERMAYE GİRİŞİNE BAĞLI
Son 12 ayda borç çevirme oranlarının yüzde 100'ün üzerinde seyretmesi, vadesi gelen borcun yeniden finanse edilebildiğini gösteriyor. Ancak bu durum, sistemin düzenli sermaye girişine bağımlı olduğunu ortaya koyuyor. Küresel finansman koşullarının sıkılaşması veya risk iştahının azalması halinde kırılganlık artabilir. Özellikle haziran, ağustos ve ekim aylarında yoğunlaşan ödeme takviminde, aylık ortalama 7 milyar dolar dış borç ödemesi bulunuyor.
SEKTÖREL BORÇ DAĞILIMI
Reel sektörün kısa vadeli dış borcu 86,7 milyar dolar düzeyinde. Bunun 63,1 milyar doları dış ticaret kaynaklı olduğu için yenileme riski görece düşük. Özel bankaların 63,5 milyar dolar, kamu bankalarının 44,1 milyar dolar kısa vadeli dış borcu bulunuyor. Bankacılık sektörünün toplam 109,6 milyar dolarlık yabancı para likit varlığı, 107,6 milyar dolarlık kısa vadeli yükümlülüğünü karşılayabilecek güçte. Merkez Bankası'nın kısa vadeli dış yükümlülüğü 25 milyar dolar, banka dışı finansal kuruluşların borcu ise 6,1 milyar dolar seviyesinde.