Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından, 2025 yılının verisi olan aralık ayına ilişkin enflasyon oranını açıkladı. TÜİK’e göre Aralık 2025'te Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık 0,89 olarak gerçekleşirken yıllık enflasyon ise 30,89 oldu. Söz konusu verinin açıklanmasının ardından milyonlarca memur, memur emeklisi ve SSK ile Bağ-Kur emeklisinin zam oranları da ortaya çıktı.
“ENFLASYON DÜŞMÜYOR, MAAŞLAR BASKILANIYOR”
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tarafından açıklanan enflasyon oranlarının emekli ve memur maaşları ile kira artışları gibi temel kalemleri doğrudan etkilediğini ifade etti ve Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), tarafından açıklanan enflasyon oranı ile TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranı arasındaki makasın, gelirlerin korunması açısından önemli sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Genç, enflasyon rakamlarının sadece bir istatistik değil, doğrudan ücretleri ve yaşam koşullarını belirleyen bir araç haline geldiğini söyleyerek "Bugün emekliye verilen yüzde 12,19’luk zam, bırakın gerçek enflasyonu, TÜİK’in kendi açıkladığı enflasyonun bile çok gerisindedir. Bu tablo bize şunu gösteriyor: Enflasyon düşmüyor, sadece maaşlar baskılanıyor" sözlerini sarf etti.
Memur ve memur emeklilerine yapılan yüzde 18,60’lık artışın da alım gücünü korumayacağına dikkat çeken Genç, "Resmi enflasyon yüzde 30,89 iken maaşlara yüzde 18 zam yapmak, daha yılın başında memurun cebinden para eksiltmek demektir. Bu zam değil, kontrollü yoksullaştırmadır" ifadelerine yer verdi.
“ENFLASYONU DÜŞÜK GÖSTERMEK MUTFAĞI RAHATLATMAZ”
Kira artış oranlarına ilişkin de açıklamada bulunan CHP’li Genç, "Kira tavanı yüzde 34,88 olarak belirleniyor ama emeklinin, memurun geliri bu hızda artmıyor. Geliri en fazla yüzde 18 artan bir memurun, kirası yüzde 35 artıyorsa burada açık bir denge bozukluğu vardır. Vatandaş geçinemediği için borçlanıyor. Bireysel kredi ve kredi kartı borçları 5 trilyon 859 milyar liraya çıkmış durumda. Borçlar bir yılda yüzde 49 artmış.” sözlerini sarf etti.
Bu durumun, halkın refah içinde yaşadığını değil, ayakta kalmaya çalıştığını gösterdiğine işaret eden Genç, “Vatandaş borçla dönerken bankalar 11 ayda 842 milyar lira kâr açıklıyor. Bu tablo, enflasyonun kim için düşük, kim için yüksek olduğunu açıkça ortaya koyuyor. TÜİK’e göre bile her beş kişiden biri yoksul.” dedi.
Genç, sözlerinin devamında “Türk-İş’e göre açlık sınırı 30 bin lirayı aşmış durumda. Buna rağmen emekli maaşları, asgari ücret ve memur gelirleri bu rakamların çok altında kalıyor. Bu veriler, Türkiye’de çalışmanın ve emekli olmanın artık yoksulluktan kurtulmaya yetmediğini gösteriyor. Enflasyonu düşük göstermek bütçeyi rahatlatabilir ama mutfağı rahatlatmaz." değerlendirmesinde bulundu.