Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan bölgesel veriler, işgücü piyasasında oldukça çelişkili bir tabloyu gözler önüne serdi. 2025 yılı rakamlarına göre 51 ilde işsizlik oranının düşmesi, ilk bakışta ekonomik bir başarı olarak sunulsa da verilerin arka planındaki "nasıl" sorusu, istihdamdaki gerçek kaybı ortaya çıkardı.
TÜİK İSTİHDAM AZALIRKEN İŞSİZLİK ORANINI DÜŞÜRMEYİ DE BAŞARDI
Ekonomim yazarı İsmet Özkul’un analizine göre, manşet işsizlik oranlarındaki tarihi düşüş görüntüsü, gerçekte bir istihdam artışına dayanmıyor. Aksine, işsizlik oranının gerilediği 51 ilin 26’sında istihdam oranının da eş zamanlı olarak düştüğü görülüyor.
Hakkari, Bitlis ve Van gibi iller, hem işsizliğin hem de istihdamın en çok azaldığı yerler olarak bu paradoksun merkezinde yer alıyor. Bu durumun temel nedeni, insanların artık iş bulma umudunu yitirerek iş aramayı bırakması ve TÜİK istatistiklerinde "işgücü harici nüfus" kategorisine kayması oldu.
NEDENİ, NASILI ORTAYA ÇIKTI
Özkul, istihdam düşerken işsiz sayısının düşük görünmesinin bir diğer nedenini ise hastalık gibi gerekçelerle "çalışamaz hale gelenlerin" sayısındaki patlamaya borçlu olunduğunu vurguladı. Geniş tanımlı gerçek işsizlik oranı ise yüzde 30’a dayanarak rekor seviyelere ulaşmış durumda.
81 ilin 48’inde istihdam sayısal olarak gerilerken, 55 ilde işgücüne katılmayanların sayısında ciddi bir artış yaşandı. İşgücü piyasasından çekilen bu kitle, aktif iş arayışında olmadığı için resmi işsiz sayısını aşağı çekiyor.
İşgücü harici nüfusun en çok arttığı iller arasında İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli gibi dev ekonomiler bulunuyor. Çalışma çağındaki nüfus içinde istihdam edilenlerin oranı olan istihdam oranı, toplam 48 ilde bir önceki yılın altına indi.
Dolayısıyla kağıt üzerindeki işsizlik düşüşü, yeni iş imkanları yaratılmasından değil, işgücü havuzunun daralmasından ve kalitesiz/eğreti istihdam modellerinin yaygınlaşmasından kaynaklanıyor.
EKONOMİNİN MERKEZİ OLAN ŞEHİRLERDE DURUM VAHİM
Ekonomik faaliyetlerin en yoğun olduğu bölgelerde işsizlik rakamları endişe verici bir tırmanış gösteriyor. İşgücüne katılımın düştüğü 52 ilin 20’sinde, istihdamdaki kayıp o kadar büyük boyutlara ulaştı ki iş aramayı bırakanlara rağmen işsizlik oranı yükselmeye devam etti. Bu grupta İstanbul, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Manisa ve Adana gibi üretim merkezleri yer alıyor.
İşsiz sayısının en çok arttığı 29 il arasında ise İstanbul, Kocaeli, Eskişehir ve Antalya gibi merkezler dikkat çekiyor. İşsizlik artış hızında ise Kırklareli, Yalova ve Burdur başı çekerken; Elazığ ve Çankırı’da işsiz sayısı artışının yüzde 50’nin üzerine çıktığı hesaplanıyor. Bu veriler, Türkiye’nin lokomotif şehirlerinde bile istihdam piyasasının ciddi bir daralma ve işsizlik baskısı altında olduğunu kanıtlıyor.