Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in "sıfır vergi kaçağı" sloganıyla başlattığı esnafa yönelik uygulamalar kapsamında başlattığı gerçek usulde vergilendirme ve “Mali Cihaz” zorunluluğu taksi plakalarında dengeleri değiştirmişti. Artan vergi yükü plaka fiyatlarını düşürürken, taksilerde piyasa allak bullak olmuştu.
Eskiden yatırım amacıyla alınan ticari taksilere karşı da işletme usullerinde sert önlemler alınırken plaka fiyatları sert geriledi. İstanbul'da milyonlarca liraya satılan taksi plakalarına bir de yürütme maliyetleri eklenince kaçış başladı.
TAKSİDEN KAÇAN KAÇANA!
NTV'nin haberine göre, taksi sektöründe uzun süredir devam eden sorunların çözüme ulaştırılamaması, plaka fiyatlarının değer kaybetmesine neden oldu. İstanbul'da sayıları 20 bini aşan mevcut taksi filosuna yeni araçların eklenmesiyle birlikte fiyatlardaki düşüş eğilimi hız kesmeden sürdü. Mevcut plaka sahipleri elindeki plakaları satışa çıkararak sektörden kaçmaya başladı.
İBB'nin uygulama tabanlı ihalelerini sürdürmesi "taksi krizini" çözdü ancak korsan taşımacılığın yaygınlaşması ve yasal işleyişi zorlayan kiralama yöntemleri sektördeki dengeleri bozdu. Araç alımı, galericilere ödenen hava parası, peşin kira, sigorta ve her türlü teknik donanım giderleri (boya, taksimetre, tepe lambası vb.) dahil edildiğinde taksiciliğe başlamak için gereken sermayenin en az 1,5 milyon lirayı bulması giriş maliyetlerini artırıyor.
Gerçek usulde vergilendirme sisteminin kârlılığı düşürmesi, vergi yükü nedeniyle plaka kiralamak isteyenlerin azalması, şoför teminindeki zorluklar ve şoförlerin vergi mükellefi olma ihtimali mesleki cazibeyi azaltıyor. Yaklaşık 10 milyon liralık bir yatırımın aylık kira getirisinin 45-50 bin lira bandında kalması, kaza riskleri ve ağır tazminat ihtimalleriyle birleşince taksi plakası bir yatırım aracı olma özelliğini kaybetmiş durumda.
FİYATI PSİKOLOJİK SINIRIN ALTINA DÜŞTÜ
Taksi plakası fiyatları psikolojik sınır olarak ifade edilen kritik eşiğin altına inerek 9,9 milyon lira seviyesinden satışa sunulmaya başlandı.
2026 yılı itibarıyla ticari taksi plakası devirlerinde noter satış harcı, gerçek değer üzerinden yüzde 3 oranında tahsil edilmeye başlanırken, geçmişte düşük bedelli beyanda bulunanlara yönelik geriye dönük incelemeler ve cezai işlemler hız kazandı. Ayrıca plaka satışlarında uygulanan yüzde 20 oranındaki Katma Değer Vergisi (KDV), satış yapan kişilerin ellerine geçecek net tutarın piyasa değerinin çok altında kalmasına sebebiyet veriyor.
Sektörde kira bedelleri kağıt üzerinde 57 bin 500 lira olarak görünse de galericilerin aldığı komisyonlar neticesinde plaka sahiplerinin eline geçen tutar aylık yaklaşık 45 bin lira seviyesinde kalıyor. Yatırım alternatifleri kıyaslandığında, 10 milyon liralık bir sermayenin risksiz mevduat getirisi aylık 300 bin liraya ulaşabiliyor.
FAİZE YATIRAN 22 MİLYON KAZANDI
Son iki yıllık süreç incelendiğinde; parasını mevduatta değerlendiren bir yatırımcı yüzde 120 getiriyle 10 milyon liralık ana parasını 22 milyon lira seviyesine yükseltebilirken, aynı dönemde taksi plakası değeri 7 milyon liradan ancak 10 milyon liraya çıkabildi.
Faiz oranlarının yüksek seyretmeye devam edeceği beklentisiyle birlikte, taksi plakasına olan talebin daha da azalabileceği öngörülüyor.