S&P açıkladı: Türkiye'de pahalılık artacak

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P , Türkiye’nin kredi notunu değiştirmedi. Kurum, enflasyon tahminini yaklaşık 6 puan birden yukarı çekerken, cari açığın 50 milyar dolara dayanacağını öngördü. Kuruluşun tahmini tutarsa hayat pahalılığı daha da artmış olacak.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings (Standard & Poor’s), Türkiye’nin yabancı ve yerel para cinsinden uzun ve kısa vadeli kredi notlarını "BB-/B" seviyesinde sabit bıraktı. Görünümü ise "durağan" olarak koruyan kuruluş, ulusal ölçek notlarını "trAA+/trA-1+" olarak teyit etti. Ancak bu "yerinde sayma" kararı, ekonomideki risklerin azaldığı anlamına gelmiyor. Aksine kurumun beklentileri, mutfaktaki yangının sönmeyeceğini ve dış ticaret dengesindeki bozulmanın derinleşeceğini gösteriyor.

ENFLASYON TAHMİNİNDE SERT YÜKSELİŞ

S&P, Türkiye için daha önce yüzde 23,4 olarak açıkladığı 2026 yılı ortalama enflasyon tahminini, ciddi bir revizyonla yüzde 29,3’e yükseltti.

Kuruluş, fiyat artış sürecinin yavaşladığına dikkat çekerken, bu durumun nedenlerini 2026 yılı asgari ücret artışının hedeflenen enflasyonun üzerinde gerçekleşmesi, dinmek bilmeyen talep baskıları, hizmet ve gıda kalemlerindeki katılık olarak sıraladı.

Yani kuruluşa göre milyonlarca ücretli çalışan ve emekli için hayat pahalılığının öngörülenden daha uzun süre devam edecek.

CARİ AÇIK VE DIŞ BORÇ YÜKÜ ARTIYOR

Cari işlemler açığında da tablo tersine dönüyor. Kuruluş, 2025’te Gayrisafi Yurt İçi Hasılaya (GSYH) oranı yüzde 1,9 olan cari açığın, 2026’da yüzde 3,1’e fırlayarak yaklaşık 50 milyar dolara ulaşacağını öngördü.

Bu bozulmanın temel sebepleri ise yüksek enerji ithalatı faturası ve turizm gelirlerindeki düşüş olarak gösterildi. Ayrıca, Şubat 2026 itibarıyla Türkiye’nin 1 yıl içinde ödemesi gereken kısa vadeli dış borcunun (mevduatlar ve ticaret finansmanı dahil) 226 milyar dolar gibi devasa bir seviyede olduğu hatırlatıldı.

ENERJİ ŞOKU VE ORTADOĞU RİSKİ

S&P, Ortadoğu’daki savaşın tetiklediği enerji fiyat şokunun Türkiye’nin büyümesi ve ödemeler dengesi üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu belirtti. Petrol fiyatlarının yılın geri kalanında ortalama 100 dolar seviyesinde kalması durumunda, akaryakıtta yapılan ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) indirimlerinin kamu bütçesine GSYH’nin yüzde 0,5’i kadar ek yük getireceği hesaplandı.

Genel yönetim bütçe açığının da 2025’teki yüzde 2,9 seviyesinden 2026’da yüzde 3,5’e çıkması bekleniyor.

BANKACILIK SEKTÖRÜNDE TAKİPLİ ALACAK ALARMI

Sektörün genel olarak likit ve yeterli sermayeye sahip olduğu belirtilse de perakende ve KOBİ (Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler) segmentinde tehlike sinyalleri var.

Takipteki alacakların perakende grubunda yüzde 9, KOBİ segmentinde ise yüzde 3 seviyesinde yükseldiği vurgulandı. Sıkı para politikası nedeniyle kredi artış hızının yüzde 47’den yüzde 35’e gerilemesi beklenirken, Türk bankalarının 107,6 milyar dolarlık dış borcunun önümüzdeki 12 ay içinde vadesinin dolacağı uyarısı yapıldı.

NOT ARTIRIMI DA İNDİRİMİ DE MASADA

S&P, Türkiye’nin notunu artırması için enflasyonun tek haneye düşürülmesinde somut ilerleme, döviz rezervlerinde toparlanma ve Türk lirasına uzun vadeli güvenin tesis edilmesi şartlarını koştu.

Öte yandan, enerji fiyatlarının kalıcı olarak yüksek seyretmesi, finansal istikrarın bozulması veya ekonomi politikalarında rotanın değişmesi halinde not indiriminin kaçınılmaz olduğu ifade edildi.

Ekonomi Haberleri