Türkiye ekonomisi, hem bölgedeki savaşın etkileri hem de dezenflasyon programının yarattığı hassas dengeler nedeniyle zor bir sınavdan geçiyor. 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan kur dalgalanması, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nı (TCMB) "arka kapı" müdahalelerine zorladı.
REZERVLERDE SERT DÜŞÜŞ
Piyasa uzmanları ve bankacıların hesaplamalarına göre, Merkez Bankası’nın rezervleri geçtiğimiz hafta hızla eridi.
Net Rezervler: Bir haftada 13 milyar dolar düşerek 79 milyar dolara geriledi.
Swap Hariç Net Rezervler: 14 milyar dolarlık kayıpla 65 milyar dolara indi.
Son Darbe: Cuma günü piyasa kapanırken yapılan en az 5 milyar dolarlık müdahale ile savaşın başlangıcından bu yana toplam kayıp 18 milyar doları buldu.
POLİTİKA FAİZİ SABİT, PİYASA YÜZDE 40'LA FONLANIYOR
Yarın toplanacak olan Para Politikası Kurulu’nun (PPK) faizleri sabit tutması beklenirken, Merkez Bankası piyasayı alttan alta yüksek faizle sıkıştırıyor.
Banka, resmi politika faizine dokunmasa da piyasaları bir hafta vadeli yüzde 40 repo faizine yönlendirerek sıkılaştırma adımlarını sürdürüyor.
HAZİNE’NİN BORÇ YÜKÜ ARTIYOR: 45.6 MİLYAR LİRA DAHA
Merkez Bankası rezerv satarken, Hazine ve Maliye Bakanlığı da piyasadan borçlanmaya devam ediyor. Düzenlenen iki ayrı ihale ile kamu ve piyasa yapıcılarından toplam 45 milyar 605 milyon TL borç alındı:
10 Ay Vadeli Bono: Yüzde 38,25 bileşik faizle ihraç edildi.
5 Yıl Vadeli TÜFE’ye Endeksli Tahvil: Reel bileşik faizi yüzde 5,23 olarak gerçekleşti.
GEÇMİŞİN GÖLGESİ: BİR YIL ÖNCE NE OLMUŞTU?
Dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise tam bir yıl önce yaşananlar. Geçtiğimiz yıl mart ayında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atanmasıyla başlayan siyasi krizde, kuru dizginlemek için 67,4 milyar dolar harcanmıştı.