Dünya ekonomisinin en saygın isimlerinden biri olan Joseph Stiglitz, İran ile yaşanan gerilimin ve teknolojik dönüşümün yarattığı devasa risklere dikkat çekti.
Clinton döneminde Ekonomi Danışmanları Konseyi Başkanlığı da yapan Stiglitz, mevcut ekonomik politikaların ve savaşın yarattığı emtia krizinin bireysel özgürlükleri ve refahı tehdit ettiğini vurguladı.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE "GIDA-BENZİN" KISKACI
Stiglitz, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının küresel emtia fiyatlarını yukarı çekerek bir "maliyet enflasyonu" yarattığını ifade etti.
Özellikle petrol ve gübre fiyatlarındaki tırmanışın halkın yaşam maliyetini doğrudan etkilediğini belirten ekonomist, enflasyonist psikolojinin gıda ve benzin fiyatları üzerinden kemikleştiği uyarısını yaptı. Bu durum, sadece ABD’de değil, Türkiye gibi ithalata bağımlı ülkelerin de süreçten yoğun bir şekilde etkileneceğini gösteriyor.
MERKEZ BANKALARI İMKANSIZIN PEŞİNDE
ABD Merkez Bankası (Fed) ve benzeri kurumların "imkansız" bir pozisyona itildiğini dile getiren Stiglitz, faiz artışlarının çözüm olmayacağını savundu. Nobel ödüllü ekonomiste göre; faiz artırmak, üretim ve tedarik zincirindeki bozulmadan kaynaklanan fiyat artışlarını durduramaz, aksine reel ekonomideki zayıflıkları ve işsizliği derinleştirir.
YAPAY ZEKA BALONU VE İŞSİZLİK TEHLİKESİ
Ekonomideki bir diğer büyük riskin yapay zeka olduğunu belirten Stiglitz, bu alanda 1990'lardaki "dot-com" balonundan daha büyük bir çöküş yaşanabileceğini öngördü.
Yapay zekanın iş gücü piyasasında ciddi bozulmalara yol açacağını kaydeden Stiglitz, robotlaşmanın imalat sektöründeki istihdamı kalıcı olarak yok ettiğini ve sadece temel gelir desteği sağlamanın toplumsal yaraları sarmaya yetmeyeceğini ifade etti.
Stiglitz ayrıca, bilim ve eğitim yuvaları olan üniversitelere yönelik saldırıların ve baskıların, ülkelerin uzun vadeli rekabet gücünü zayıflattığını belirterek, inovasyon odaklı hizmet sektörünün geleceğinin tehlikede olduğunu hatırlattı.