Merkez Bankası’nın yeni anketinden çarpıcı sonuç! Vatandaş sistemden kaçıyor

Merkez Bankası’nın ilk anketi sokağın enflasyon gerçeğini kanıtladı. Ekonomist Erhan Aslanoğlu’nun analizine göre; halkın beklentisi resmi verileri aşarken, birikimler finansal sistemden kaçmaya başladı. Tasarrufta altın ve konutun payı %80’e dayanırken, bu tablo vatandaşın birikimini finansal sistem dışına taşıdığını ve güvensizliği tescilledi.

Merkez Bankası’nın ilk kez yayımladığı "Hanehalkı Beklenti Anketi", sokağın enflasyon gerçeği ile resmi veriler arasındaki derin uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi. Ekonomist Erhan Aslanoğlu’nun veriler üzerinden yaptığı analize göre; halkın hissettiği enflasyon resmi rakamların çok üzerinde seyrederken, vatandaşlar birikimlerini finansal sistemin dışına çıkararak altın ve gayrimenkule yöneltiyor.

Ekonomist Erhan Aslanoğlu, Ekonomi Gazetesi’ndeki "Merkez Bankası’ndan yeni adım: Hanehalkı beklenti anketi ne söylüyor?" başlıklı yazısında, Merkez Bankası ve TÜİK iş birliğiyle kamuoyuna duyurulan yeni veri setini inceledi. Analiz, hanehalkının enflasyon beklentilerinin; reel sektör, finansal piyasalar ve Merkez Bankası tahminlerinden belirgin şekilde kopuk olduğunu ortaya koyuyor.

VATANDAŞIN ENFLASYONU RESMİ VERİLERİN ÇOK ÜZERİNDE

Aslanoğlu’nun aktardığı verilere göre, hanehalkının enflasyon beklentisi ile resmi veriler arasındaki makas kapanmıyor. Yazıda, "Hanehalkının enflasyon beklentisi, açıklanan resmi enflasyon verilerinden belirgin ölçüde kopuk ve hissedilen enflasyon resmi verilerin üzerinde algılanıyor" tespiti öne çıkıyor. Sektörel enflasyon beklentileri anketinde 12 aylık beklenti Şubat ayında yüzde 51,1 seviyesindeyken, yeni Hanehalkı Beklenti Anketi’nde bu oran yüzde 48,8 olarak gerçekleşti. Aslanoğlu, bu 2,3 puanlık farkın dramatik bir değişim yaratmadığını, benzer sonuçların Koç Üniversitesi ve BETAM gibi kurumların çalışmalarında da görüldüğünü vurguluyor.

ANKETTE "BİLGİ TEDAVİSİ" YÖNTEMİ UYGULANDI

Yeni ankette, katılımcıların beklentilerini ölçmek için "bilgi tedavisi" adı verilen özel bir yöntem kullanıldı. Bu yöntemde katılımcılara önce mevcut resmi enflasyon verileri sunuluyor, ardından 12 ay sonrasına ilişkin açık uçlu tahminleri soruluyor. Aslanoğlu, bu yöntemin hem bilgiye dayalı hem de daha şeffaf bir ölçüm hedeflediğini belirtiyor. Ayrıca her ay katılımcıların üçte birinin yenilendiği "zincirleme örnekleme" yöntemiyle beklentilerin birkaç dönem boyunca izlendiği ifade ediliyor.

DAR GELİRLİ VE KADINLAR DAHA YÜKSEK ENFLASYON BEKLİYOR

Anket sonuçları, enflasyonun toplumun farklı kesimlerinde farklı hissedildiğini kanıtlıyor. Aslanoğlu’nun paylaştığı verilere göre, kadınların enflasyon beklentisi, günlük harcamaları daha yakından takip etmeleri nedeniyle erkeklerden daha yüksek seyrediyor. Gelir grupları arasındaki fark ise dikkat çekici: Düşük gelir grubunun 12 aylık enflasyon beklentisi yaklaşık yüzde 50 seviyesindeyken, yüksek gelir grubunda bu oran yüzde 46’ya geriliyor.

TASARRUFLAR BANKADAN KAÇIP ALTIN VE KONUTA SIĞINIYOR

Haberin ve analizlerin en çarpıcı noktalarından birini tasarruf tercihlerindeki değişim oluşturuyor. Vatandaşların "Önümüzdeki 12 ayda birikimlerinizi hangi araçlarda değerlendirirsiniz?" sorusuna verdiği yanıtlar, finansal sisteme olan güvenin zayıfladığını gösteriyor:

  • Katılımcıların yüzde 56’sı altın,
  • Yüzde 30’u konut, arsa veya iş yeri,
  • Geri kalan küçük bir kesim ise mevduat, borsa ve diğer finansal araçları tercih edeceğini belirtiyor.

Aslanoğlu, Merkez Bankası’nın geçen yılki verileriyle bugünkü eğilimi kıyaslayarak şu tespiti yapıyor:

"Mevcut eğilim, altın ve konutun payının yüzde 60–65 seviyelerinden yüzde 80’lere doğru yükseldiğine; finansal varlıkların payının ise yüzde 30–35’lerden yüzde 10–15’lere gerilediğine işaret ediyor. Bu gelişme tasarrufların kayıt dışı veya finansal sistem dışında tutulma eğiliminin güçlendiğine dair bir sinyal veriyor."

KONUT VE DOLARDA ARTIŞ BEKLENTİSİ ENFLASYONUN ALTINDA

Ankette hanehalkının önümüzdeki 12 aya ilişkin konut fiyat artış beklentisi yüzde 35,4, ABD Doları artış beklentisi ise yüzde 19 olarak ölçüldü. Bu oranların genel enflasyon beklentisinin altında kalması, konut talebindeki canlanmanın zamana yayılabileceğine ve tasarruf sahiplerinin bir süre daha TL varlıklarda kalma eğilimini sürdürebileceğine işaret ediyor. Aslanoğlu, bu durumun kamuoyunda "carry trade" olarak bilinen dövizle borçlanıp TL varlıklara yatırım yapma eğiliminin devam edebileceğini düşündürdüğünü ifade ediyor.

Ekonomi Haberleri