Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 22 Ocak 2026 tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı.
2026 yılına 100 baz puanlık bir indirimle giren banka, politika faizini %38’den %37’ye çekti. Ancak özet metni, "faiz düştü, gevşeme başladı" rahatlığından ziyade, özellikle hizmet enflasyonundaki 'atalete' karşı ciddi bir teyakkuz hali dikkat çekti.
Merkez Bankası, dezenflasyon sürecindeki "ara hedeflerle uyum" vurgusu yaparak faiz oranlarını şu şekilde güncelledi:
| Faiz Türü | Eski Oran (%) | Yeni Oran (%) | Değişim (Baz Puan) |
| Bir Hafta Vadeli Repo (Politika Faizi) | 38,0 | 37,0 | -100 |
| Gecelik Borç Verme | 41,0 | 40,0 | -100 |
| Gecelik Borçlanma | 36,5 | 35,5 | -100 |
KÜRESEL GÖRÜNÜM: JEOPOLİTİK RİSKLER 'CANLI'
Küresel tarafta ticaret belirsizlikleri azalsa da jeopolitik gerilimler (özellikle altın ve petrol fiyatlarını tetikleyen unsurlar) TCMB’nin radarında.
Büyüme
Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ağırlıklı büyüme tahmini 2026 için 2,4% olarak belirlendi.
Emtia
Petrol fiyatları zayıf taleple baskılanırken, değerli metaller (altın vb.) jeopolitik risklerle yükseliş eğilimini koruyor.
Portföy Hareketleri
Gelişmekte olan ülkelerden genel bir çıkış olsa da Türkiye, 12 Aralık-16 Ocak arasında 3,8 milyar dolar net portföy girişi (DİBS ve Hisse) çekmeyi başardı.
ENFLASYONUN İÇİN ÖNCÜ VERİLER
2025 yılı %30,89 enflasyonla kapatılsa da, TCMB metninde "hizmet enflasyonu" için ayrı bir parantez açıldı.
Hizmet vs. Mal: 2025’te mallarda enflasyon %25 iken, hizmetlerde bu oran %44 oldu.
Kira: Aylık bazda yavaşlama sürse de yıllık kira enflasyonu %61,61 ile hala çok yüksek. Ocak ayında "sözleşme yenileme" etkisinden dolayı geçici bir yükseliş bekleniyor.
Gıda: Aralık ayında kırmızı et ve sebze fiyatlarındaki artış enflasyonu yukarı çeken ana motor oldu.
"Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etmektedir. Gıda fiyatlarındaki yüksek artışta sebze ve kırmızı et kalemleri önemli rol oynamaktadır.
Özellikle bir önceki yılı düşüşle tamamlayan sebze fiyatları, dönemsel arz koşullarına da bağlı olarak belirgin şekilde yükselmektedir. Buna ek olarak, ilgili ayda tüketici fiyatları üzerinde işgücü maliyet gelişmeleri, yönetilen/yönlendirilen fiyat ve maktu vergi güncellemeleri ile zamana bağlı fiyat belirleme ve geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi yüksek hizmet kalemleri öne çıkmaktadır. Hizmet sektöründe sağlık, yeniden değerleme oranından etkilenen kalemler, ulaştırma, eğitim ve bakım-onarım gibi sektörler dikkat çekmektedir. Temel mal enflasyonu ise görece ılımlı seyretmektedir. Enerji grubunda aylık bazda şebeke suyunda, akaryakıtta ve Son Kaynak Tedarik Tarifesiyle elektrikte fiyat artışı gerçekleşse de grup yıllık enflasyonunun gerilemesi beklenmektedir. 2026 yılı ocak ayında yönetilen/yönlendirilen fiyat ve maktu vergi güncellemeleri geçmiş yıllara kıyasla daha ılımlı gerçekleşerek dezenflasyon sürecini desteklemiştir. Bununla birlikte, ocak ayı itibarıyla tüketici fiyat endeksi sepeti ve ağırlık yapısında gerçekleşecek değişimlerin etkileri yakından izlenecektir."
Enflasyon beklentilerinde gerileme eğiliminin sürdüğü belirtilen metinde şu ifadeler yer aldı:
"Piyasa Katılımcıları Anketi ocak ayı sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 0,2 puan gerileyerek yüzde 23,2 seviyesinde ölçülürken, 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 17,8 düzeyinde gerçekleşmiştir. Gelecek on iki ay ve yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri sırasıyla 1,2 puan ve 0,5 puan aşağı yönlü güncellenerek yüzde 22,2 ve yüzde 16,9 olmuştur. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 0,3 puan azalışla yüzde 11,1 düzeyinde ölçülmüştür. Reel sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, Ocak PPK toplantısı sırasında açıklanan son veri dönemi olan aralık ayında 0,9 puan azalarak yüzde 34,8 seviyesine gerilemiştir. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri de 1,3 puan düşerek yüzde 50,9 seviyesinde seyretmiştir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir."
REZERVLER VE GÜVEN GÖSTERGELERİ
Banka, finansal istikrarın "sağlam zeminine" işaret eden verileri paylaştı:
Brüt Rezervler
14,4 milyar dolarlık artışla 205,2 milyar dolara ulaşarak tarihi seviyelerini güçlendirdi.
CDS (Kredi Risk Primi)
215 baz puana gerileyerek Türkiye'ye olan güvenin arttığını kanıtladı.
Kur Oynaklığı
12 ay vadeli kur oynaklığı %18,2’ye gerileyerek TL’deki öngörülebilirliğin arttığına işaret etti.
PARA POLİTİKASI MESAJI: "YAKINDAN İZLİYORUZ"
TCMB, bu indirimle bir "gevşeme döngüsü" müjdesi vermekten kaçınıyor ve şu şartı masaya koyuyor:
"Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır."
Banka, kredi kartı ve ihtiyaç kredisi büyüme oranlarındaki artışı (%3,4) dezenflasyon süreci için bir risk olarak gördü ve gerekirse makroihtiyati önlemlerin (ek kısıtlamalar) devreye alınabileceği sinyalini verdi.