Eski Hazine Müsteşarı ekonomist Mahfi Eğilmez İskandinav ülkelerinin ekonomik modelini analiz etti.
Eğilmez, kendi adını taşıyan web sitesinde yayımladığı 23 Nisan 2026 tarihli yazısında, Kuzey Avrupa ülkelerinin (Danimarka, Norveç, İsveç, Finlandiya ve İzlanda) dış şoklara karşı verdikleri tepkilerin birbirinden tamamen uzaklaştığını gözler önüne serdi.
Ortak kurumsal temellere sahip bu beşli, artık sosyal ve ekonomik bir ayrışmanın eşiğinde.
NORVEÇ VE DANİMARKA: REFAHIN SON KALELERİ
Bölgede ekonomik açıdan en parlak tabloyu Norveç ve Danimarka çiziyor. Norveç, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 12,5’i oranındaki bütçe fazlasıyla adeta kendi liginde yarışıyor. Dev bir varlık fonuna sahip olan ülke, hidrokarbon zenginliğini yüksek şeffaflıkla yönetse de, halk artan yaşam maliyetleri ve enflasyon baskısıyla karşı karşıya kalmış durumda.
Danimarka ise ilaç ve yeşil enerji üretimiyle mali disiplinin kitabını yazıyor. Kamu borcunun GSYH’ye oranı yüzde 28,5 gibi oldukça düşük bir seviyede seyreden ülke, "flexicurity" (esnek güvenlik) adı verilen işgücü modeliyle hem ekonomiyi hem de toplumsal huzuru dengede tutmayı başarıyor.
İSVEÇ’TE İŞSİZLİK, FİNLANDİYA’DA BORÇ KRİZİ
Eğilmez'e göre madalyonun diğer yüzünde ise ciddi yapısal sorunlar baş gösteriyor:
İSVEÇ: Teknoloji ihracatına rağmen yüzde 8,2’lik işsizlik oranıyla alarm veriyor. Eğilmez, bu durumun göçmen entegrasyonu ve toplumsal gerilimlerle birleşerek geleneksel refah devletini tartışmaya açtığını belirtiyor.
FİNLANDİYA: Beşlinin en zayıf halkası konumunda. Kamu borcunun GSYH’ye oranla yüzde 82,4’e fırlaması ve kronik bütçe açıkları, ülkeyi mali bir çıkmaza sürüklüyor.
Yaşlanan nüfus, sosyal harcamalar üzerindeki baskıyı artırırken, Avrupa Para Birliği (Euro Bölgesi) üyesi olması nedeniyle kendi para politikasını belirleyememesi hareket alanını kısıtlıyor.
İZLANDA: TURİZM VE ENERJİYE BAĞIMLI BAŞARI
2008 krizinin ardından bankacılık sistemini radikal biçimde değiştiren İzlanda, düşük işsizlik ve yüksek kişi başı gelirle dikkat çekse de kırılgan bir yapı sergiliyor. Ekonomisi büyük ölçüde turizm, balıkçılık ve jeotermal enerjiye dayalı olan ülke, dış şoklara karşı oldukça savunmasız. Para politikasında bağımsız olması bir esneklik sağlasa da bu durum halkın cebine "döviz kuru oynaklığı" ve "istikrasız fiyatlar" olarak yansıyor.
SONUÇ: TEK TİP REFAH DÖNEMİ BİTTİ
Mahfi Eğilmez’in analizine göre, Nordik Modeli artık tek bir başarı hikayesi sunmuyor. Norveç kaynak zenginliğiyle, Danimarka ise stratejik sektörleriyle avantajını korurken; İsveç istihdam, Finlandiya ise borç dinamiklerini çözmek zorunda.
Eğilmez, modelin bir bütün olmaktan çıkıp ulusal stratejilerin belirlediği farklı yollara evrildiğini vurguladı.