Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine dayanan analizine göre kadın istihdamı çocuk bakımının ekonomik yükü nedeniyle sekteye uğruyor.
Türkiye'de kadınların çalışma hayatında kalma mücadelesi, annelik süreciyle birlikte büyük bir kırılma yaşıyor. Nüfus Politikaları Kurulu'nda gündeme gelen ve 2015-2025 yılları arasında doğum yapan yaklaşık 1,4 milyon kadını kapsayan dev analiz, eğitimli ve deneyimli kadın işgücünün hızla piyasadan çekildiğini kanıtladı.
DOĞUM SONRASI İLK YIL "KRİTİK EŞİK"
Araştırmaya göre, kadınların işten ayrılma oranları zaman geçtikçe korkutucu boyutlara ulaşıyor. Doğum yapan kadınların;
İlk 6 ayda %39,9’u (yaklaşık her 10 kadından 4’ü),
İlk 12 ayda %56,5’i,
24 ayda %68,1’i,
36 ayda ise %72,8’i iş hayatından kopuyor.
Yani doğumdan üç yıl sonra, iş hayatına devam edebilen kadınların oranı %30'un bile altına düşüyor.
DENEYİMLİ KADINLAR "BAKICI MALİYETİNE" YENİLİYOR
NTV'den Sibel Can'ın haberine göre işten ayrılmak zorunda kalan kadınların ortalama yaşının 30,73 olması, bu kitlenin eğitimini tamamlamış ve iş hayatında en verimli, deneyimli döneminde olduğunu gösteriyor. Ancak "düşük ücret" ve "yüksek bakım maliyeti" kıskacı, profesyonel kariyerin önüne geçiyor.
Analizin en çarpıcı tespiti ise şu: Kadınların kazandığı ücret, özel kreş veya bakıcı masraflarını karşılamaya yetmediği için kadınlar "evde çocuk bakmayı" ekonomik bir zorunluluk olarak tercih ediyor.
İKİNCİ ÇOCUK HAYAL OLUYOR
Bakanlığın analizi, bu durumun sadece ekonomik değil, toplumsal bir risk barındırdığını da vurguluyor. Kadın istihdamının kırılganlaşması, ailelerin "ikinci çocuk" kararını vermesini imkansız hale getiriyor.
Kariyeri ile annelik arasında seçim yapmaya zorlanan kadın, işgücü piyasasından çekilirken nüfus artış hızı da bu durumdan doğrudan etkileniyor.