ABD senatörü Çin otomobilleri için: Kanser gibiler kalıcı olarak yasaklanmalılar

Otomotiv dünyasında iplerin gerildiği, ticaret savaşlarının yerini "kanser" ve "istila" gibi çok sert ifadelere bıraktığı tarihi bir dönemden geçiyoruz. ABD cephesinden gelen son açıklamalar, artık meselenin sadece gümrük vergileri olmadığını, Çinli üreticilerin küresel pazardaki varlığının bir "ulusal güvenlik ve varoluş mücadelesi" olarak görüldüğünü kanıtlıyor.

İşte bu devasa krizi ve otomotiv sektörünün geleceğini sarsacak o sert çıkışın perde arkası:

Senatör Moreno, Avrupa, Kanada ve Latin Amerika ülkeleri de dahil olmak üzere diğer ülkeleri de aynı yaklaşımı izlemeye çağırdı.

ABD ve Çin arasındaki gerilimler otomotiv sektörüne de sıçradı. Amerikalı Senatör Bernie Moreno, yalnızca ithalat yasağıyla değil, yazılım, ortaklıklar ve her türlü iş birliği yoluyla da Çinli üreticilerin Amerikan pazarına girişini kalıcı olarak engelleyecek bir yasa tasarısını duyurdu.

Moreno, 2025 yılında Çin otomobillerinin "güvenlik tehditleri" nedeniyle ABD'ye girişinin fiilen yasaklanmasıyla yürürlüğe giren mevcut kısıtlamalardan bir adım daha ileri gitmeyi planlıyor . Yeni öneri, gizli yazılım bileşenleri de dahil olmak üzere araçlardaki her türlü Çin etkisini ortadan kaldırmayı amaçlıyor.

Bu girişime eşlik eden açıklamalar özellikle dikkat çekti. Bir otomotiv etkinliğinde konuşan senatör, Çin otomobillerini "piyasanın kanseri" olarak nitelendirerek, yayılmadan önce durdurulmaları gerektiği mesajını verdi. Ayrıca Avrupa, Kanada ve Latin Amerika ülkeleri de dahil olmak üzere diğer ülkeleri de aynı yaklaşımı izlemeye çağırdı.

Çinli üreticiler son yıllarda, özellikle Avrupa'da, yeni araç satışlarında önemli bir paya sahip oldukları bir dönemde, güçlü bir büyüme gösteriyorlar. Avantajları, özellikle elektrikli otomobillerde rekabetçi fiyatlar sunmalarında yatıyor; bu durum Batılı üreticileri giderek daha fazla endişelendiriyor.

Çinli üreticiler şu anda küresel elektrikli araç üretiminin yaklaşık yüzde 60'ını kontrol ediyor.

Amerikan sanayisi, ulusal güvenlik ve yurt içi iş gücünün korunmasını gerekçe göstererek öneriyi destekliyor. Ancak eleştirmenler, bunun rekabeti kısıtlayan klasik bir korumacılık politikası olduğu konusunda uyarıyor.

Çin, ABD'yi haksız ticaret uygulamalarıyla suçlayarak ve ilişkileri daha da gerginleştirerek zaten tepki gösterdi. Durum, Donald Trump'ın daha önce Çinli üreticilerin ABD'de fabrika kurmalarına, Amerikalı işçileri istihdam etmeleri şartıyla izin vermeye istekli olduğunu ifade etmesiyle daha da karmaşıklaşıyor.

Ekonomi Haberleri