Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Vergi Denetim Kurulu (VDK), sahte fatura ile mücadelede strateji değişikliğine giderek yapay zeka destekli "KURGAN" (Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi) projesini başlattı.
Kelime anlamı "mezar" olan sistemle, sahte belge düzenleyenlerin "mezarlığının" oluşturulması hedefleniyor. Ancak operasyonun büyüklüğü, Türkiye ekonomisindeki kayıt dışılığın ne denli derinleştiğini kanıtlıyor.
9 BÜYÜKŞEHİRDE 100 MİLYARLIK TAKİP
Ekonomim yazarı vergi uzmanı Abdullah Tolu'nun aktardığı bilgilere göre, "KURGAN-2" adı verilen operasyonun toplam büyüklüğü Katma Değer Vergisi (KDV) hariç yaklaşık 100 milyar TL civarında. Başta İstanbul olmak üzere 9 büyükşehirde yoğunlaşan denetimler kapsamında toplam 2 bin 300 işletme mercek altına alındı. İlk etapta 10 milyar liralık hacmi temsil eden 300 firmanın kapısı çalınacak.
YENİ STRATEJİNİN 16 MADDELİK YOL HARİTASI
Vergi Denetim Kurulu'nun sahte belgeyle mücadele için belirlediği yeni yol haritasında şu teknik detaylar yer alıyor:
Vergi incelemeleri ile vergi suçu soruşturmaları birbirinden ayrıştırılacak.
Sahte belgeye olan talep baskı altına alınacak.
Yeni dönemde faturayı bilerek kullanmak esas, bilmeden kullanmak istisna kabul edilecek. 306 numaralı Vergi Usul Kanunu (VUK) Genel Tebliği ise yürürlükte kalmaya devam edecek.
Denetimler "arzdan talebe" değil, "talepten arza" doğru yapılacak. Yani önce faturayı kullananlardan başlanarak düzenleyicilere ulaşılacak.
Kast unsuru, mahkemelerin eleştirilerini önlemek amacıyla belirlenmiş 13 objektif kritere göre değerlendirilecek.
KURGAN gibi risk analiz sistemleriyle riskler hızla tespit edilecek.
Vergi istihbarat sistemiyle, sahtecilikle teması olanlar aktif takibe alınacak.
VDK Daire Başkanlıkları bu yeni yapıya göre dizayn edilecek.
"Çevik denetim ekipleri" sahte belge şüphesi olan iş yerlerinde anında fiili tespit yapacak.
Vergi alacağının tehlikede olduğu durumlarda işletmelerden teminat istenecek.
Rapor Otomasyon Projesi ile raporlar makineleşecek ve süreç kısalacak.
Sahte belgeyle mücadelede toplumsal algı yönetimi yapılacak.
Organize suçlar "para aklama" boyutuyla soruşturulacak.
Kapanmış şirketler yerine faal firmaların cari dönem belgeleri denetlenecek.
Para hareketleri ve envanter sayımlarıyla kanıtlanan durumlarda doğrudan işlem yapılacak.
Hem düzenleyenler hem de kullananlar yakın takipte olacak.
YASAL BOŞLUKLAR HALA TORBA YASA BEKLİYOR
Sistem her ne kadar teknolojik olarak güncellense de, Abdullah Tolu önemli bir çelişkiye dikkat çekiyor: Bu stratejinin tam anlamıyla uygulanabilmesi için hala yasal düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor.
Yıllardır mali sistemin kanayan yarası olan sahte fatura sorunu için gerekli değişikliklerin neden geciktiği bilinmezken, düzenlemelerin önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulacak yeni bir Torba Yasa Teklifi’ne eklenmesi bekleniyor.
8 YILA KADAR HAPİS RİSKİ
Operasyonun boyutu sadece firmaları değil, tüm ticari döngüyü etkiliyor. Sahte veya yanıltıcı belgeyi bilerek kullandığı tespit edilenleri ağır yaptırımlar bekliyor:
İndirilen KDV’ler reddedilecek ve 3 kat vergi ziyaı cezası kesilecek.
Gerçek bir mal veya hizmet alımı yoksa faturalar kayıtlardan silinecek; gelir, kurumlar ve geçici vergi üzerinden yine 3 kat ceza uygulanacak.
3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılacak.
İşletmelerin bankalar nezdindeki kredibilitesi sarsılacak ve KDV iadesi süreçleri zorlaşacak.
VDK, "Çevik denetim ekipleri" ile sahaya inerken, operasyonların kısa süre içinde tüm Türkiye geneline yayılması planlanıyor.
100 milyar liralık bu devasa operasyonun, bütçe açığını kapatmakta ne kadar etkili olacağı ise merak konusu.