Uzun yıllar boyunca İsa peygamberin nedenini sarmak için kullanıldığına ve kendisinin kefeni olduğuna inanılan Torino Kefeni hakkında çarpıcı bir detay açığa çıktı. Kefen üzerinde yapılan DNA analizinden elde edilen sonuçlar, kefen üzerinde çok sayıda insan, hayvan ve bitki DNA’sı olduğunu ortaya koydu.
SAYISIZ PAPA ZİYARET ETMİŞTİ!
Yapılan yeni bir çalışmada, Hz.İsa’nın bedenini sarmak için kullanıldığına inanılan fakat daha sonra yapılan radyokarbon tarihlendirme incelemelerinde Orta Çağ'a ait olduğu ortaya konulan Torino Kefeni üzerinde DNA analizi yapıldı.
Kefenin uzun yıllar boyunca birçok Hristiyan ve Papa tarafından gerçek olarak kabul ediliyordu. Kefen ilk sergilendiğinde 1389 yılında, Troyes piskoposu, eşyayı ustalıkla boyanmış ve gerçekliği boyayan sanatı tarafından kanıtlanmış bir nesne olarak değerlendirmişti.
PAPA FRANCİS DE ZİYARET ETMİŞTİ!
Independent Türkçe'nin haberine göre, yıllar boyunca birçok Papa kefene haç ziyareti gerçekleştirirken bu isimler arasında yakın zamanda hayatını kaybeden Papa Francis de (Franciscus) bulunuyordu. The Guardian’ın aktardığına göre, Papa Francis kefene ilişkin “Bu sevginin ikonu, şimdi bile bu kadar çok insanı buraya, Torino’ya çeken kefendir. Kefen, insanları İsa’nın azap çekmiş yüzüne ve bedenine çekerken, aynı zamanda her acı çeken ve haksız yere zulüm gören kişinin yüzüne yönlendiriyor.” ifadelerine yer vermişti.
Tarihsel kayıtlarda Torino Kefeni ilk kez ise MS 1353 ile 1357 yılları arasında Fransız şövalye Geoffroi De Charny'nin evinde ortaya çıkarken kefenin De Charny'nin evine nasıl gittiği ise belirsizliğini koruyor.
DNA ANALİZİ GERÇEĞİ ORTAYA KOYDU!
Torino Kefeni üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar, yapılan DNA analizi ile birlikte bambaşka bir boyut kazandı. Radyokarbon testleri kumaşın MS 1.260- 1.390 yılları arasında üretildiğini gösterirken genetik incelemeler nesnenin üzerindeki bitki, hayvan ve insan izlerini ayrıntılı hale getirdi. Araştırmacılar, kefen üzerindeki genetik izleri inceleyerek doku üzerinde yaban havucu, portakal ve muz gibi bitki türlerine ait DNA kalıntıları olduğunu ortaya çıkardı.
Söz konusu bitki çeşitlerinin Avrupa’ya ancak Orta Çağ’ın sonlarında girmiş olması ve bölgedeki tarım kültürüyle uyum göstermesidir. Kutsal emanet tezini zayıflatan asıl bulgu ise, kumaşın iddia edilen kökeni olan antik Orta Doğu florasına dair tipik izlerin yokluğudur.
7 HAYVAN DNA’SI ORTAYA ÇIKTI!
Kefen üzerinde ayrıca; domuz, koyun, keçi, tavuk, at, evcil kedi ve köpek gibi geniş bir yelpazede 7 hayvanın DNA'sı ortaya çıktı. Söz konusu durum, kumaşın Akdeniz kökenli olduğunu ya da bu bölgedeki yolculuğu sırasında yoğun bir kontaminasyona (bulaşmaya) maruz kaldığını düşündürdü.
Araştırmadaki en şaşırtıcı kısım ise insan DNA’sı analizlerinde ortaya çıktı. Yapılan değerlendirmeler, kefen üzerindeki insan DNA’sının yüzde 55,6’sından fazlasının Yakın Doğu soylarına karşılık geldiğini, Batı Avrupa soylarının ise yüzde 5,6’dan az olduğunu ortaya koydu. Toplam insan genomik verisinin yüzde 38,7’sinin Hint soylarından gelmesi ise beklenmedik bir bulgu olarak ifade edildi.
Uzmanlar, söz konusu durumu İndus Vadisi yakınındaki bölgelerden yapılan keten veya iplik ithalatıyla ilişkili tarihsel ticaret ağlarına bağlarken bu veriler, nesnenin kutsal emanet olma ihtimalini zayıflatıyor.